Futbol futbol dedikleri…

Abone Ol

Futbol için dünyanın yarısından fazlasının takip ettiği bir spor dersek abartmış olmayız. Zira Fransa ile Arjantin arasındaki Dünya Kupası finalini tam 4 milyar kişi izledi. Şanslı olanlar Katar’da stattaydı, kalanlar evlerinde televizyon başında. Hatta belki siz bile izlediniz o heyecanlı maçı…

Peki futbol kitleleri nasıl bu kadar etkileyen bir spor oldu? Nasıl Portekiz’de “3 F” oluştu ve bunlardan biri de futbol oldu (Portekiz diktatörü Salazar halkı yönetmek için 3 F’den yararlandığını söylemiştir. (Fado-futbol- Fiesta) Fado müziği, fiesta öğlen uykusunu futbol da bildiğimiz futbolu anlatır bu sözde)

Futboldan anlamayanlar için “22 adam bir topun peşinde koşuyor işte“ olarak tanımlanan futbolun tarihçesine kısaca bir bakalım bu yazıda.

Gary Winston Lineker’in ünlü sözüyle "Futbol basit bir oyundur; 22 kişinin 90 dakika topu kovaladığı sonunda her zaman Almanların kazandığı bir oyundur."

300 yıl yasaklandı

Orta Çağ Avrupa'sında topla oynanan bir oyuna dair ilk ifadelere, 9. yüzyıla ait Nennius'un Historia Brittonum adlı eserinde rastlanıyor. Galler'in kuzey kısımlarında yazılan eserde, bir grup çocuğun top oynadığından bahsediliyor.

İngiltere'de komşu kasaba veya köyler arasında oynanan ve ‘güruh’ futbolu adı verilen oyunda amaç, topu rakip takımın kasaba veya köyünde belirlenen bölgeye göndermekti. Hemen hemen hiçbir kuralın olmadığı bu oyunda oyuncu sınırlaması yoktu ve yüzlerce kişi mücadele edebilmekteydi. Bu etkinlikler sırasında meydana gelen karmaşayı ve yaşanan olayları gerekçe gösteren Kral II. Edward tarafından 13 Nisan 1314'te ülkede futbol oynanmasını yasaklanmış, bu yasak sonrasındaki hükümdarlar tarafından da sürdürülmüş ve ülkede futbol oynanması 300 yıl kadar yasaklı kalmıştı.

Modern futbolun doğuşu

Modern futbolun kuralları 19. yüzyıl ortalarında, İngiltere'deki özel okullarda farklı kurallarla oynanan futbol biçimlerine dayanmaktadır. Eton, Harrow, Rugby, Winchester ve Shrewsbury adlı eğitim kurumları temsilcilerinin katılımıyla 1848 yılında Cambridge Üniversitesi'nde oluşturulan ve ilk yazılı futbol kuralları olma niteliği taşıyan Cambridge kuralları, futbol ve benzeri sporların gelişiminde etkili oldu.

İlk futbol kulübü Sheffield

1850'lerde, İngilizce konuşan ülkelerdeki çeşitli kulüpler, bağlı oldukları okul veya üniversitelerden ayrılarak bağımsız bir kuruluş olarak faaliyet göstermeye başladı. Bunların bazıları kendi kurallarını oluşturarak, bu kurallara göre futbol oynamaya başlamıştı. 1857 yılında eski öğrenciler tarafından kurulan Sheffield Football Club,1867 yılında Sheffield Futbol Birliğinin kurulmasına önayak oldu.

26 Ekim 1863 günü gerçekleştirilen bir toplantı sonrasında kurulan Futbol Birliği (İngilizcesi "The Football Association", kısaca "FA") tarafından aynı yılın Ekim ve Kasım ayları arasında düzenlenen beş toplantı sonucunda futbol için ilk kapsamlı kurallar hazırlandı. Gerçekleştirilen son toplantıda, bir önceki toplantıdan çıkan topun ele alınarak koşulması ve koşuların rakibin bacağına vurularak engellenmesini öngören taslak hâlindeki iki kuralın kaldırılması kararının kabul görmemesi üzerine Blackheath'i temsil eden kurumun ilk hazinedarı, kulübünün birlikten ayrıldığını belirtti. Kalan on bir kulüp, Ebenezer Cobb Morley başkanlığında futbolun ilk on dört kuralını oluşturdu.

Güney Amerika’da ilk Britanyalı işçiler oynadı

Futbol Birliğinin kurulması sonrasında futbol, Britanyalılar tarafından tüm dünyaya yayılmaya başladı. Güney Amerika'da bilinen ilk futbol maçı 1867 yılında, Arjantin'deki Britanyalı işçiler tarafından oynandı. Aynı yıl Buenos Aires'te, Güney Amerika'daki ilk futbol kulübü olan Buenos Aires Football Club kuruldu.

1884 yılında oluşturulan American Football Association tarafından aynı yıl gerçekleştirilen lig, Amerika Birleşik Devletleri'nde Futbol Birliği kurallarıyla gerçekleştirilen ilk futbol yarışması oldu. Japonya'da futbol oynandığına dair ilk bilinen veriler 1870'lere ait olup, Britanyalı denizcilerin Yokohama'da futbol oynadığından bahseder.

Futbolun yayılmaya başlamasının ardından, futbol kurallarını belirleyen kuruluş olan Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (kısaca IFAB); Futbol Birliği, İskoçya Futbol Birliği, Galler Futbol Birliği ve İrlanda Futbol Birliğinin 1886 yılında Manchester'da gerçekleştirdiği bir toplantı sonrasında kuruldu.

Futbolun uluslararası alandaki en üst yönetim kuruluşu olan Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ise, 1904 yılında Paris'te kuruldu

Futbolda profesyonelleşme süreci, dünyanın çeşitli yerlerinde 1920'ler ve 1930'larda hız kazandı.

21. yüzyıl itibarıyla 200'ün üzerinde ülkede 250 milyonu aşkın oyuncu tarafından oynanan futbol, dünyadaki en popüler spor konumundadır.

FIFA tarafından Mayıs 2007'de yayınlanan bir rapora göre dünya çapında 270 milyondan fazla kişi futbol oynamaktadır. Yine bu rapora göre dünyada 301 binin üzerinde futbol kulübü, 1,752 milyonun üzerinde futbol takımı, 840 binin üzerinde futbol hakemi ve 113 binin üzerinde profesyonel futbolcu bulunmaktadır.

Teknolojinin etkisi

Futbolun asıl patlama yaraması ise teknolojinin gelişimi ile birlikte oldu. Futbol maçlarının canlı olarak ülkelerarası hatta kıtalararası yayınlanmasıyla heyecana oturdukları yerden eşlik edenlerin sayısı arttı ve günümüzde televizyonlarda hala en çok yayını yapılan spor futbol.

Zira televizyon sayesinde futbol, çok yüksek paranın dolaşımda olduğu bir endüstri haline dönüştü. Özellikle yayın gelirleri kulüplerin kasasını dolduruyor ve günümüzün milyon euroluk transferleri ortaya çıkıyor.

Avrupa’nın 5 büyük ligi olarak tanımlanan İngiltere Premier League, İspanya La Liga, Almanya Bundesliga, İtalya Serie A ve Fransa Ligue 1; yıllık yaklaşık 3 milyar Euro’luk toplam yayın geliri elde ettiği dile getiriliyor.

Yani yüzyıl önce zenginlerin zevk için oynadığı, işçiler ve yoksulların ise motivasyon ve meydan okuma olarak gördüğü futbol, artık tam bir ticaret olarak devam ediyor.

Parası olan milyon euroluk transferler yaparak hep güçlü kalıyor, liglerin ilk 5 takımı daha sezon başlamadan tahmin edilebiliyor.

Şampiyon da belli ikinci de…