Çocukluk merakını profesyonel bir tutkuya dönüştüren Ali Öztürk, 1,5 yılda 2 bin parçalık dev bir koleksiyona imza attı. Özellikle 1940'lı yıllardan günümüze ulaşan nadir çakmaklar ve asırlık Avrupa porselenlerinin yer aldığı bu dev koleksiyon, geçmişin izlerini bugüne taşıyor.
Abone Ol
Antika merakının çocukluk yıllarına dayandığını ancak o dönem imkanların kısıtlı olduğunu söyledi. Son yıllarda bu ilgisine daha fazla vakit ayırdığını belirten Öztürk, "Antika merakı çocukluktan gelen bir heves, tutku. Çocukluğumuzda da ufak ufak toplardık ama son zamanlarda işler biraz rölantiye girince, biraz daha inzivaya çekilince toplama fırsatı bulduk.
Çocukluktan gelen bir özlem ve heves vardı. Gençken maddi imkanlar sınırlı oluyor, yaş ilerledikçe biraz daha rahatlıyor. Şimdi yavaş yavaş hevesimizi gidermek için almaya başladık. Alıyoruz, hevesimizi giderince satıyoruz, yerine başka heves ettiğimizi koyuyoruz. Bu şekilde bir döngü oluştu" dedi.
Dükkanında 2 bini aşkın ürün bulunduğunu ifade eden Ali Öztürk, "Sadece çakmak olarak koleksiyonumuzda 300'ün üzerinde ürün mevcut. Dupont, Cartier, Dunhill gibi koleksiyonluk çakmaklar var. En eski çakmaklarımız 1940'lı yıllara ait. Günümüze kadar gelen, hatta 2024 üretimi olan çakmaklar da mevcut" diye konuştu.
Koleksiyondaki parçaların büyük bir kısmının yurt dışı kaynaklı olduğunu anlatan Öztürk, özellikle İngiltere'deki antika pazarlarından tedarik sağladığını kaydetti. Öztürk, koleksiyonun çeşitliliğine değinerek, şunları aktardı:
"Fransa, İtalya, Belçika ve Almanya'dan gelen ürünler var.
Sanat tarihi açısından bakıldığında 150-200 yıllık biblolarımız da var, 20-30 yıllık olanlar da. Net bir tarih vermek zor, oldukça karışık ve çeşitli. Mesela 200 yıllık biblo da mevcut.
Uygun fiyatlı, koleksiyonluk saat bulduğumuzda onları da koleksiyonumuza katıyoruz. Şu an toplamda 10-15 civarında saat var. Şu an ilgi alanım daha çok çakmak olduğu için çakmağa yöneldik ama bu işlerde heves değişebiliyor. Saate ilgi artarsa, o da çoğalabilir.
Çakmaklarda genelde Fransa ve İngiltere başrolde. Dupont, Cartier gibi markalar ağırlıklı. Ronson gibi İngiliz markalar da var."
Ali Öztürk, "Porselenlerimiz eski tarihli, güncel üretim porselen yok. Genelde Fransız, İtalyan, Belçika, Alman ve İngiliz porselenleri mevcut. İngiltere'de bir arkadaşımız var. Pazar günleri antika pazarlarını gezip beğendiği ürünleri bana atar, ben de şunu al, bunu al derim. O şekilde alıp gönderir. İngiltere'de porselen oldukça yaygın" şeklinde konuştu.
Ömrü yettikçe ürün toplamaya devam edeceğini aktaran Öztürk, küçük oğlunun da izinden geldiğini, onun da yabancı dilde kitap, çizgi roman ve figür koleksiyonu yaparak mezatları takip ettiğini sözlerine ekledi.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te İstanbul Gazetesi sitemize
abone olun.