Forma aşkından vazgeçmeyen Türk futbolcular

Abone Ol

Geçen hafta futbol kariyerlerini başladıkları kulüplerde bitiren, farklı takımlara transfer tekliflerini yüklü transfer ücretlerine rağmen kabul etmeyen dünyaca ünlü futbolcuları konu edinmiştik.

Bu hafta sırada formalarına, kulüplerine aşkla bağlı Türk futbolcular var.

İtalyanların Totti’si, Baresi’si, Maldini’si, İngilizlerin Carragher’i, Neville’si, İspanyolların Puyol’u, Brezilya’nın Ceni’si varsa Beşiktaş’ın Sanlı’sı Rıza’sı, Galatasaray’ın Bülent’i, Cüneyt’i, Fenerbahçe’nin Müjdat’ı, Bursa’nın Sedat’ı, Ankaragücü’nün Hakan’ı var.

Hepsinin ortak özelliği futbola başladıkları kulüpten ne olursa olsun vazgeçmemeleri, jübilelerini gencecikken girdikleri takımda yapmış olmaları.

Türk futbol tarihinin mihenk taşı olan futbolcuların kariyerlerine yakından bakalım…

Sanlı Sarıalioğlu

Genç kuşakların tanımadığı ya da sadece spor yorumcusu, yazarı olarak tanıdığı Beşiktaşlı Sanlı, futbola Beşiktaş Genç Takımı'nda başladı. Forvet mevkiinde görev yapan oyuncu, topa hakimiyeti ile tanınıyordu. Futbol yaşamı boyunca sadece Beşiktaş forması giydi. Başarılı futbolcu 12 yıl formasını giydiği Beşiktaş'ta tam 315 lig maçı oynadı ve 66 gol kaydetti.

Kara Kartal’a sadece futbolcu olarak değil aynı teknik direktör olarak da hizmet etti, antrenörlük ve menajerlik yapan Sarıalioğlu halen köşe yazarlığı/yorumculuk yapıyor.

Rıza Çalımbay

Bugünün Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay siyah beyazlı kulüple özdeşleşmiş isimlerden biri.

“Atom karınca“ Rıza da kariyeri boyunca sadece Beşiktaş’ta ter akıttı. 

Beşiktaş’ın değişmez kaptanı da olan futbolcu, takımın resmî maçlarda en çok formasını giyen futbolcusu unvanını da hala elinde tutuyor.

Futbola Beşiktaş'ın altyapısında başlayan Rıza, 1980/1981 sezonunda A takım kadrosuna yükseldi. Orta sahanın sağında görev almasına rağmen orta sahanın ortasında ve sağ bek mevkiinin de alternatif adamıydı. Beşiktaş A Takımı'nda 16 sezonda 494 lig maçı oynadı ve toplam 41 gol kaydetti. 16 sezonda 6 lig, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 1 Başbakanlık Kupası ve 6 Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası kazanan Rıza Çalımbay, 1996 Temmuz'unda jübile yaparak aktif futbola veda etti.

2004-05 sezonun ortasında Vicente Del Bosque'den boşalan Beşiktaş teknik direktörlüğü görevine geldi. Çok kötü bir sezon geçiren Beşiktaş onun yönetiminde sezonun ikinci yarısı başarılı bir dönem geçirdi ve onun takımın başında bulunduğu dönem göz önünde bulundurulunca devreyi lider olarak kapıyordu. Bir sonraki sezonun başında, 11 Eylül 2005'te Beşiktaş Malmö FF'i kendi sahasında ezip geçerek 4-1 yendi. Arkasından 2005/2006 sezonu başında Süper Lig’de bir türlü istenen sonuçların gelmediği ortaya atılınca ligin 9.haftasında Beşiktaş'taki görevinden istifa etti.

Teknik direktörlük kariyerinde Fenerbahçe’yi 4-3’lük skorla yendikleri karşılaşma hala hafızlardadır. Ama sadece Şükrü Saraçoğlu’nda alınan galibiyet değil hatırlanan. Bir grup Fenerbahçeli taraftarın Rıza’nın babasının kapıcı olmasına atfen açtıkları “Rıza Efendi 2 ekmek 1 süt” pankartı” da hala hatırlanır.

Büyük kaptan karşılaşma sonrasında yaptığı açıklamada “Ben fakirlik içinde büyüdüm. Bunu hiçbir zaman da gizlemedim. Benim babam bir kapıcıydı. Ben okuyamadım ama kendimi iyi şekilde yetiştirdim. Pankartın benim için hiçbir önemi yok. O Fenerbahçe'de birkaç kişinin ayıbı. Fenerbahçe'yi suçlama gibi bir şeyim yok. Hayatım boyunca kimseye yanlış yapmadım. Ben ne isem oyum" diye cevap vermişti.

Müjdat Yetkiner

Miço lakabıyla bilinen Müjdat hala Fenerbahçe tarihinde en çok forma giyen futbolcu unvanını elinde tutuyor.

Sarı Lacivertli çubuklu formayı en çok giyen futbolcu olan Müjdat Altınmızrak Spor Kulübü'nün altyapısında yetişti.

1980-1981-1994-1995 sezonları arasında Fenerbahçe formasını giydi. 1982-1983, 1984-1985 ve 1988-1989'da lig şampiyonu olan Fenerbahçe'nin ilk on birinde yer aldı. 763 maçta oynadı.

Birinci Lig'de de 429 kere forma giyerek bu alandaki rekora da sahip oldu.

Oynadığı 429 1. lig maçında 23 gol atıp, 44 sarı, 5 kırmızı kart gördü.

Kariyerindeki 15 sezonda 3 lig şampiyonluğu, 2 Türkiye Kupası 3 Cumhurbaşkanlığı Kupası kaldırdı.

Efsane kaptan olarak da bilinen Müjdat için Fenerbahçe’de kalmak için boş mukaveleye imza attığı yönünde söylemler de vardır.

Bülent Korkmaz

1985- 2005 yılları arasında tam 20 sene Sarı Kırmızılı formayı giydi.

Galatasaray'ın unutulmaz alt yapı hocası efsanesi Ahmet Keskinkılıç ve Galatasaray Altyapı Sorumlusu olan Salih Bulgurlu tarafından Galatasaray alt yapısına kazandırıldı. 15 yaşında 14-16 yaş takımında Ahmet Keskinkılıç onu liberoda görevlendirdi. Aynı yıllarda, genç takımı çalıştıran Bülent Ünder onu genç takıma çağırdı.

Bülent Korkmaz, 1984 yılında Galatasaray genç takımı ile Türkiye Şampiyonası öncesi, Rangers, Crvena zvezda gibi güçlü takımların da katıldığı Almanya'da turnuvası kadrosunda yer aldı. Galatasaray A2 takımı Bayer 04 Leverkusen ile finalde karşılaştı ve penaltılarla turnuva ikincisi oldu. Bülent Korkmaz performansı ile dikkat çektiği bu dönemde Leverkusen’den transfer teklifi aldı ama gitmedi.

Galatasaray'daki ilk sezonunda Mustafa Denizli, Bülent Korkmaz'ı lig maçlarından çok Avrupa kupalarında oynattığı için adı "Avrupalı Bülent"e çıktı.

1992-93 sezonunda Karl-Heinz Feldkamp Galatasaray Teknik Direktörü olduğunda, Feldkamp'ın oynattığı çift stoperli ve liberolu sistemde Bülent Korkmaz, Reinhard Stumpf ve Falko Götz ile birlikte savunmada görev aldı ve üçlü savunmanın solunda stoper olarak görev yaptı.

14 yıl boyunca Yusuf Altıntaş, Semih Yuvakuran, Erhan Önal, Reinhard Stumpf, Falko Götz, Mert Korkmaz, Gheorghe Popescu, Emre Aşık, Ahmet Yıldırım, Frank de Boer, Rigobert Song, Stjepan Tomas gibi birçok yıldızla defansta beraber oynadı.

17 Mayıs 2000'de, Kopenhag Parken Stadı’nda Galatasaray'ın UEFA Kupası’nı kazandığı final maçında omzundan sakatlanmasına rağmen sargılı koluyla formayı giymeye devam etti ve kupanın simgesi oldu.

2004-05 sezonu sonunda futbolu bıraktı. Galatasaray, gerek kariyeri, gerekse oyun tarzı itibarıyla Paolo Maldini'ye benzetilen Bülent Korkmaz'ın 14 sezon giydiği 3 numaralı formasını müzeye kaldırmayı teklif etti ancak kendisi istemedi.

Galatasaray'da yıllarca kaptanlık yaptığı için '"Büyük Kaptan"', mücadeleden yılmayan, kavga eder hatta savaşır gibi oynaması ve acıya dayanıklı yapısı nedeniyle de "Cengaver" lakabıyla anılmaktadır.

2008-2009 yılında gönül vermiş olduğu kulübe teknik direktörlük de  yapan büyük kaptan halen Çaykur Rizespor’un teknik direktörlüğünü yapmaktadır.

Cüneyt Tanman

Cüneyt de sarı kırmızılı camianın simge isimlerinden biridir.

1974 yılında Galatasaray'da futbol oynamaya başlayan Cüneyt 1975-76'da Giresunspor'a kiralandığı sezon dışında, futbolu bıraktığı 1991 yılına kadar hep Galatasaray'da oynadı. Galatasaray’da futbol takımı tarihi içerisinde en fazla mevkide oynayan oyuncudur. Libero, sol bek, orta saha ve santrfor mevkilerinde görev yaptı. Efendiliği ve ağırbaşlılığıyla Türkiye liglerinin örnek futbolcularındandır.

401 lig maçında Galatasaray forması giydi ve 41 gol kaydetti. 1985-1991 yılları arasında da takım kaptanlığı yaptı. Galatasaray'ı 13 yıl sonra 1987 yılında şampiyon yapan kadronun kilit oyuncularındandır. 1988 yılında ikinci şampiyonluk sevincini yaşadı.

Tanman, 2004-2006 yıllarında Özhan Canaydın yönetiminde futbol şubesinden sorumlu yönetici olarak görev yaptı. Daha sonra, Galatasaray'ın 16. şampiyonluğunu kazandığı 2005-06 sezonunda da görev aldı.

23 Mayıs 2015'te Galatasaray Başkanı seçilen Dursun Özbek'in listesinde de yer alan Cüneyt Tanman, yeniden Galatasaray'ın futbol şubesinden sorumlu oldu.  Aynı zamanda kulübün şirketi olan Galatasaray Sportif A.Ş.'nin de Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı. Ancak Tanman 24 Haziran 2015 tarihinde Galatasaray takımının futbol branşındaki görevinden istifa ettiğini açıkladı.

Cüneyt kaptan şu anda televizyon yorumculuğu yapıyor.

Hakan Kutlu

Sırada Ankaragücü’nden vazgeçmeyen Hakan Kutlu var.

1992’de kulübün kapısından giren Kutlu 2008 yılına kadar Sarı Lacivert formayı giydi.

1992-93 sezonunda MKE Ankaragücü'nde profesyonel futbolcu oldu ve tüm kariyerine bu kulüpte geçirdi. 2006-2007 sezonunda MKE Ankaragücü futbol takımında futbolu bıraktı. Ankaragücü'nde futbol oynadığı süre boyunca 6 başkan gördü.

Kulübe teknik direktör olarak da uzun yıllar hizmet etti.

2007-2008 sezonunda Başkan Cemal Aydın tarafından futbol takımının başına geçirildi. Ankaragücü ile Süper Lig'de 34 maça çıktı ve takımı 11 galibiyet, 10 beraberlik ve 13 mağlubiyet aldı. 36 gol atarak ve 44 gol yiyerek MKE Ankaragücü'ndeki ilk sezonunda takımı ligi 8. sırada tamamladı.

Aralık 2011'de ligde son sırada bulunan Ankaragücü'nde teknik direktör Ziya Doğan'ın istifasının ardından boşalan teknik direktörlük görevine yeniden getirildi ve tekrar eski takımının başına geçti. Takımının mali krize girmesinden ötürü tüm as oyuncularını kaybetmesine rağmen sezon sonuna kadar takımı çalıştırdı ancak lig sonuncusu olarak küme düşmeyi engelleyemedi ve kulüp yöneticilerinin isteğiyle 16 Temmuz 2012'de görevi bıraktı.

Son olarak Tuzlaspor’un teknik direktörlüğünü yaptı.

Sedat Özden

Yeşil beyazlı Bursaspor formasını giydikten sonra üzerinden hiç çıkarmayan bir futbolcu Sedat Özen.

1971-72 yıllarında Bursaspor’da Teknik Direktör olarak görev yapan Toma Kaleporovic’in yardımcı antrenörü olan Metin Oktay, Merinos stadında Bursa Gençlerbirliği forması ile oynayan Sedat’ı izleyince Bursaspor’a alınmasını sağladı. 1972-73 sezonunda 12,5 Lirayı kabul ederek Bursaspor’a imzasını attı.

Takımdaki iki adaşından ayrılması için Sedat 3 (Sedat I-Sedat Çelen, Sedat II-Sedat Özbağ, Sedat III-Sedat Özden) lakabıyla anılmaya başladı.

Bursaspor forması ile ilk resmi maçını Eskişehirspor’a karşı oynadı.

İstanbul takımlarından defalarca transfer teklifi almasına rağmen yeşil beyazlı formayı üstünden hiç çıkarmadı.  Kulüp başkanının isteği ile Beşiktaş’a transfer olup aynı gece otel odasını terk ederek Bursaspor’a geri geldi. 1985-86 sezonunda Bursaspor ile Türkiye Kupası Şampiyonluğu yaşadı. Bursaspor’la özdeşleşen efsane kaptan 1986 yazında futbolu bıraktı.

Sedat tüm futbolculuk kariyerini doğduğu ve yetiştiği kentin takımında geçiren ender oyunculardan biri olarak Türk futbol tarihine adını yazdırdı.

Coşkun Özarı tarafından 1976-77 sezonunda ilk kez A Milli Takıma davet edildi. A-Milli Takım formasıyla ilk maçını Romanya’ya karşı oynadı. 1984-85 sezonunda Wembley’de A-Milli Takım kaptanı olarak sahaya çıktı. Time dergisi o sene Kaptan Sedat III ‘ün Wembley’de sahaya çıkarken çekilmiş olan bir fotoğrafını kapak yaptı.

Sedat Özden halen Bursaspor altyapısında geleceğin yıldızlarını Türk futboluna kazandırmak için çalışıyor