Bunun belirtilerini Trump, ikinci kez başkan olarak seçildikten sonra göreve başladığı ilk günlerde göstermişti. Grönland'a çökme, Panama Kanalı'na el koyma ve Kanada'yı ABD topraklarına katma gibi ifadelerin yer aldığı konuşmaların aslında hiç de boş olmadığını Venezuela müdahalesi ile göstermiş oldu.
Ortadoğu'nun iflah olmaz kabadayısı nasıl ki İsrail ise dünyanın iflah olmaz kabadayısı da ABD'dir. "ABD zaten böyleydi" diyenler için şunu ifade edeyim, "Bu kadar fütursuz değildi".
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'ye kameralar önünde attığı fırça zaten diğer tüm devlet başkanlarının şapkalarını önlerine koyup, düşünmelerini sağlamıştı. Şimdi de ABD'nin istekleri konusunda tavizkar yaklaşmayan Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu, ülkesine yaptığı "basit" bir müdahalenin ardından koltuğundan ederek neler yapabileceğini tüm dünyaya gösterdi. Bunun belirtileri vardı. Maduro esir alınmadan yaklaşık bir ay önce "CIA ve Uyuşturucu" başlıklı yazımda Venezuela'da neler olacağını yazmıştım. Yazdığım gibi de gerçekleşti.
Bundan böyle dünyadaki tüm liderler Trump'ın her istediğini vermek zorunda olduklarını düşünecekler. Aksi takdirde başlarına neler geleceğini kendileri bile tahmin edemeyeceklerdir. Bu nedenle en iyisi Trump'ın övgüsüne mazhar olacak davranışlarda bulunalım diyeceklerdir. Çünkü bu takdirde en azından koltuklarını muhafaza edeceklerini düşünecekler.
Trump'ın Venezuela müdahalesinin ardından duracağını sanmıyorum. Grönland konusunu mutlaka bir biçimde istediği şekilde sonuçlandıracaktır. Bunu engellemeye ne Grönland'ın yerel yönetimi ve şu anda bu adanın sahibi görünen Danimarka'nın ne de üyesi olan bir ülkenin topraklarını "korumaya kalkacak" Avrupa Birliği'nin gücü yeter.
Panama Kanalı konusunda Trump'ın istediğini yapmasına, Panama devletinin çok etkin bir karşı duruş sergileyebileceğini düşünmüyorum.
Trump'ın sonraki hedefleri arasında; Küba ve Kolombiya olacaktır. Bu ülkeleri "dize getirerek", buralarda kendi isteği doğrultusunda çalışacak yönetimlerin iktidara gelmelerini sağlamaya çalışacaktır. Böylelikle Karayip Denizi, ABD kontrolüne girmiş olacaktır.
Kanada ile birleşme ve Meksika'nın bazı topraklarına el koyma düşüncesi de Trump'ın yayılmacı fikirleri arasında. Bunları bu başkanlık dönemine sıkıştıramayabilir.
Trump'ın bir daha başkan seçilme ihtimali şu anki ABD yasasına göre mümkün değil. Başkanlığa devam etmesini isteyenler, ilgili yasada bir değişiklik yapabilir ya da Trump'ın iki başkanlığı dönemi arasında Biden'ın başkanlık yapmasını kullanıp, ikinci başkanlık dönemini sanki sıfırdan ilk kez başkan olmuş şeklinde bir yorumlama yapabilirler.
Sonuçta yeni ve cesur bir kabadayı çıkana kadar dünyanın şu anki kabadayısı Trump liderliğindeki ABD'dir.