Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 2004-2026 yılları arasında meydana gelen çığ felaketleri, çok sayıda can kaybına yol açtı. Artvin'de farklı yıllarda meydana gelen dört ayrı çığ olayında 12 kişi yaşamını yitirdi. Şavşat ilçesine bağlı Köprüyaka Köyü'nde 2004 yılında evlerin üzerine düşen çığda 1'i çocuk 6 kişi hayatını kaybetti. Yusufeli ilçesi Olgunlar Mahallesi mevkiisinde 2023 yılında tur kayağı yapan gruptan 2 kişi, Şavşat Karaköy'de 2024 yılında yol açma çalışması yapan İl Özel İdaresi personeli 1 operatör ile son olarak Ardanuç ilçesi Zekeriya köyü Aksu Yaylası'nda 31 Aralık 2025 günü hayvancılıkla uğraşan 3 çoban çığ altında kalarak yaşamını yitirdi. Çobanlardan ikisinin cansız bedenine ulaşılırken, 1 çoban ise hala karlar altında bulunuyor.
TOPLAM 30 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ
Trabzon'da meydana gelen üç çığ olayında ise 7 kişi hayatını kaybetti. Sürmene ilçesinde 2005 yılında Birlik Köyü Muhtarı Muzaffer Küçük, Araklı Pınarbaşı Mahallesi'nde arıza giderirken çığ altında kaldı. Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl'de 2009 yılında heliski faaliyeti sırasında Fransız uyruklu kayakçı Oliver Richard Romano yaşamını yitirdi. Çaykara Karaçam Mahallesi'ndeki Balkodu-2 HES inşaatında 2015 yılında meydana gelen çığda ise 5 işçi hayatını kaybetti. Gümüşhane'nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı'nda ise bölgenin en büyük çığ felaketi yaşandı. 2009 yılında meydana gelen çığda, doğa yürüyüşüne çıkan 17 kişilik gruptan 10 kişi yaşamını yitirdi. Olay, Türkiye'nin en büyük çığ faciaları arasında yer aldı. Giresun'un Güce ilçesinde 19 Ocak 2026 yılında küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Hacı Yiğit, arazide ilerlediği sırada meydana gelen çığda hayatını kaybetti. Karadeniz Bölgesi'nde 2004 ve 2026 yılları arasında yaşanan çığ felaketlerinde Artvin'de 12, Gümüşhane'de 10, Trabzon'da 7, Giresun'da 1 olmak üzere toplam 30 kişi yaşamını yitirdi.
‘ÇIĞ DOĞAL BİR SÜREÇTİR’
Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, özellikle 35-40 derece eğime sahip yamaçlarda çığ riskinin her zaman bulunduğunu belirtti. Doğu Karadeniz’in yüksek ve dik dağlık yapısı nedeniyle çığın en sık görüldüğü bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Erüz, üst üste yağan kar tabakalarının yeterince tutunamaması halinde kayma riskinin arttığını söyledi. Orman olmayan, düz ve tutunma özelliği zayıf yamaçlarda çığın daha sık oluştuğunu ifade eden Erüz, son yıllarda vadi içlerinde de çığların görüldüğünü aktardı. Kar kalınlığının artması, ani ısınma, rüzgar değişimleri ve insan ya da araç kaynaklı titreşimlerin çığı tetikleyebileceğine dikkat çeken Erüz, çığın doğal bir süreç olduğunu ancak can kayıplarını önlemek için mutlaka tedbir alınması gerektiğini kaydetti.