Kültür ve sanatın, insan ve millet hayatının varlığında ve yaşamasındaki önemi bilinse de, ne yazık ki ülkemizde bu konulara çok da fazla hassasiyet gösterildiği söylenemez. Çok köklü ve çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan milli kültür, sanat ve musıkimizin geçmişi ve bugünü adına yapılan bilimsel çalışmalar da, yeterli değildir. Ancak, bıkmadan usanmadan Türk Musıkisi sahasında, farklı bakış açıları sergileyerek saz, söz, akademik ve saha çalışmaları yapan ve bu çalışmaları toplum ile paylaşan, ender sanat ve müzik adamlarımızdan Coşkun Karademir bu haftaki konuğumuz. Albümleri, konferansları, konserleri ile tanıdığımız sanatçı, Azerbaycan / Üzeyir Hacıbeyov Bakü Sanat Konservatuarı Etnomüzikoloji Bölümü'nde doktora çalışmalarını sürdürüyor. Alevi Türkmen Müziği üzerine de çalışmalar yapan Karademir'e göre, Türk Müziği köklü bir geçmişe sahip ve bu müziği geleneğini koruyarak, geleceğe taşımalıyız diyor.
Siz yıllardır, sazınız ve sesiniz ile müzik aleminin içindesiniz. Sizin bakış açınıza göre, müzik nedir?
Müziğin her insanda hissiyatı, varlık mertebesi, toplumsal konumu ve tarifi başkadır. En genel tanımı, şöyle ifade ediyordu sanırım; "sesin biçim ve anlamlı titreşimler kazanmış hâli..." Başka bir deyiş ile de "müzik, sesin ve sessizliğin, belirli bir zaman aralığında ifade edildiği sanatsal bir formdur..."
Benim anladığım kısmına gelince ki, gerçekten ne olduğunu ben de bilmiyorum, ama diyebileceğim bir şey var, o da şudur; müzik, bu âlemin nefesidir...
MÜZİK ÖNEMLİ BİR AKTARIM ZİNCİRİDİR
İnsanın ve toplumun sağlıklı, sosyal, milli, manevi gelişimi ve şahsiyet kazanması anlamında, müzik ne ifade ediyor?
Bir çok önemli insan tarafından sanatın ve kültürün bir toplumun, her katmanı ve bireyselliği için, ne kadar önemli olduğuna dair sözleri ve nasihatleri emanet almışız. Bunların tamamının doğruluğuyla beraber, müzik, diğer bütün kültürel ve geleneksel dokuları da içinde ve bir arada barındırıp, önemli bir aktarım zinciri oluşturduğu, benim nazarımca üzerinde en çok durulması gereken husustur.
BİZİM TOPLUMUMUZ, HAYATIN HER ALANINDA MÜZİĞE YER VERMİŞTİR
Türk toplumu için, müzik ne ifade ediyor? Ya da geçmişte, ne ifade ediyordu? Bu gün ne ifade ediyor?
Bizim toplumumuz, hayatının her anında müziğe yer vermiştir. Özetleyecek olsak; "doğum - düğün - ölüm" unsurlarının bile anlatım biçimi müzik iledir. Hayatın diğer alanlarında da, müziği bir aktarım unsuru ve ifade biçimi olarak kullanmışız. Bu, tarih boyunca, hep böyle süregelmiştir. Gurbetimizi, ağıtlarımızı, hasretliğimizi, sevgilerimizi vb. tüm duygularımız, müzikle bir vücuda erişmiş. Bu durum, müziğin toplumumuzdaki yerini zaten, kendiliğinden tayin ediyor diyebiliriz. Tarih boyunca bu durum pek değişime uğramamış. Günümüze göre konuşacak olursak, elbette popüler kültür, gelenekselin yaşam alanını ve etkisini kısıtlamaktadır ama tamamen, bir yok oluş olacağına kesinlikle inanmıyorum.
MÜZİĞİMİZ, KOCA BİR DERYA
Dünya üzerinde coğrafi olarak, dil olarak, saz ve foklorik olarak baktığımız zaman, Türk müziğini nasıl ele almamız gerekir?
KÖKLERİMİZİ OLUŞTURAN COĞRAFYA İLE BAĞLARIMIZ SÜRÜYOR AMA...
Anadolu, Balkanlar, Ortaasya, Doğu Türkistan coğrafyası ve Ortadoğu'da yaşamakta olan Türkleri ve müziklerini düşünürsek, müzikal olarak ortak noktalar var mıdır?
Koca bir coğrafyadan bahsediyoruz... Tabi ki köklerimizin olduğu, o topraklarla bağlarımız, yeterli derecede olmasa da, devam ediyor. Ama Anadolu, başka bir mayaya sahip. Burada var olan ve yaşayan her şey, bir çağlaya misali kaynayıp coşmuş. Bizim topraklarımızda, musiki bambaşka bir varlığa ve zenginliğe dönüşmüş, bunu söylemek lazım. Gerek icra ustaları, gerek söz ustaları, gerek teorik işleyişimiz... Müzik burada irfan ile buluşmuş, insan içine ilik ilik işlenmiş, nesilden nesil' e bir yol olmuş...
ERENLERİMİZİN, VELİLERİMİZİN, KIYMETLİ KELAMLARINA, BİR ELBİSE OLMUŞTUR MÜZİK
Türk Müzik kültürü içinde, tasavvufi müzik olarak algıladığımız, bölümü kısaca özetleyebilir misiniz?
Bu toplum geleneksel dokusundan ve bunun miraslarından asla vazgeçmemiş ve üstüne de, elde ettiği güzellikleri giydirmiştir. İnanç bunlardan bir tanesidir... Sahip oldukları geleneksel dokunun içerisinde, önemli bir yer teşkil eden müzik, insanların manevi duygularını da anlatmaya ve aktarmaya bir araç olup, kutsiyet kazanmış, bu çok önemlidir... Tasavvuf müziğinin, varlık kaynağı budur diyebiliriz. Erenlerimizin, Velilerimizin o kıymetli kelamlarına, bir elbise olmuştur müzik ve kalplerden kalplere, naklolmuştur. İşte, içeriğini bu kaynaklardan alan müziklere, biz Tasavvuf müziği diyoruz. Burada kıymet sözdedir, mana sözdedir, müzik ise bir araçtır. Ama kendi gücü nesiler boyunca sürecek, bir aktarım zincirinin halkalarını oluşturmaktadır. Bu da müziğin gücünü ve bizim toplumumuzdaki etkisini, bir kez daha göstermektedir.
ALEVİ TOPLUMU İÇİN, MÜZİK BAŞLI BAŞINA VARLIK UNSURUDUR
Bu tasavvufi müzik anlayışı ve kültürü içinde, sözlü ve sazlı Anadolu Alevi Türkmen müziğinin önemi ve yeri nedir?
ASLINDA BİR OLAN AMA İKİ OLARAK İFADE EDİLEN BU TOPLUM
Kerbela hadisesi ve 10 Muharrem, sadece Alevi toplumu için mi, hüzün ifade ediyor? Anadolu'daki Sünni olarak adlandırılan toplumda, bu konuya müzikal ve tasavvufi kültür hayatımızdaki, bakış açısı nedir?
Ehl-i İrfan olan her fakir, Hz. Hüseyin'e göz yaşı döker ve dua eder. Ben buna inanıyorum. Müzikal ifadeye gelecek olursak; Alevi toplumu, bu konu üzerine eşsiz bir miras bırakmıştır, şüphesiz. Bunun yanı sıra, bir çok dergahta da, Muharrem ayında oruçların tutulduğunu ve mersiyelerin okunduğunu biliyoruz. Aslında bir olan ama İki olarak tarif edilen bu toplum için söyleyecek olursak, birbirleri adına bir çok bilgi, eksik nakledilmiş bu zamana kadar. Ama bugün her şeyi öğrenme ve doğru bir zeminde algılama olanağımız var. Ve böyle de yapmalıyız... Bence bu konu, insanlıkla ilgili bir duruştur, Alevi-Sünni, vb. ayrımlarından, çok çok üstünde bir hâldir. Hakiki bir mü'min için, bu konu tartışma konusu bile olamaz, olmamalıdır, Biz Hüseynilerdeniz... Sünni diye tabir edilen kesim içinde de, bu durum böyledir. Ben ayrım yapmıyorum. Kendini Hüseyni gören herkes, Hüseynidir... Yolunu ve ışığını, Hz. Muhammed ve Onun Ehl- i Beyti'nden alan herkes doğru yoldadır.
Sizin saz, söz, araştırmacı ve akademik kimliğiniz var: Yaptığınız albümler ve katıldığınız projelerde, genel manada müzik özel anlamda da Ehl i Beyt ve Kerbela konusunu işlerken, neleri dikkate alıyorsunuz? Ve bu işler ile meşgul olan kişiler nelere dikkat etmeliler?
Bu konuların her biri bizim için, mahrem ve kutsal mevzulardır. Bütün varlığımızı ayakta tutan, dayanacağım kapıdır bunlar. Bu nazarla eğilmek gerekiyor, yapacağımız hizmetlere. Nacizane benim de, yaptığım ve yapmaya çalıştığım budur. Bu zamana kadar bu konularda hizmet vermeye çalıştım toplumumuza, inşallah eksiğimizle noksanızla, Cenab-ı Allah kabul eyler...
COŞKUN KARADEMİR KİMDİR?
Sanatçı, Anadolu'daki farklı etnik grupların müziklerine odaklanan derleme çalışmalarının bir parçası olarak, beş yıla yakın bir süre Malatya ve Sivas' da derlemeler ve araştırmalar yapmıştır. Bu derleme çalışmalarını ilk önce master tezi olarak, daha sonra da kitap haline dönüştürerek, gelecek nesillere aktarımını sağlamayı da ihmâletmeyip, bu bağlamda kültür dağarcığımıza da ciddi emekleri olmuştur. Pek çok sanatçının albümüne müzik yönetmenliği, düzenleme ve bağlama ailesi icraları ile katkıda bulundu. Ayrıca Kalan Müzik çatısı altında çok sayı da albüm ile televizyon dizilerine ve film müziklerine bağlamasıyla eşlik etmiştir. Sanatçı, farklı sentez çalışmalarını sürdürmüş ve İran asıllı ünlü perküsyon sanatçısı Abbas Bakhtiari ile de konserlervermiştir. Sanatçı bir dönem, Haliç Üniversitesi Türk Müziği Konservatuarında Öğr. Gör. olarak da görevyapmıştır. Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Halk Müziği Topluluğu'nda uzunca bir süre ( 7sezon ) Bağlama Sanatçısı olarak görev yaptı. Tasavvufi Türk Halk Müziği ve bağlama icra teknikleri üzerine çalışmalarına yoğun şekilde devametmekte ve konserler yapmaktadır. Azerbaycan / Üzeyir Hacıbeyov Bakü Sanat Konservatuarı Etnomüzikoloji Bölümü'nde doktora çalışmalarını sürdüren sanatçı, İranlı sanatçı Mahsa Vahdat ile beraber, The Secret Enseble isimli sufi müzik topluluğunu kurmuştur ve cd-konser çalışmalarına yine bu topluluk ile devam etmektedir. Sanatçı, Tanbur üstadı Özer Özel ile ikili olarak Türk Müziği serüvenine de devam etmektedir...
Albüm çalışmalarından bazıları:
Mekteb-i İrfan ( Proje/MüzikYönetmenliği, Düzenlemeler ) 2009. DönüşYolu ( Sanatçı, Proje/MüzikYönetmenliği, Düzenlemeler ) 2011. Zakir ( Sanatçı, Proje / MüzikYönetmenliği, Düzenlemeler ) 2013. Sırdaşk ( Sanatçı, Proje / Müzik Yönetmenliği, Düzenlemeler ) 2013. Kerbela ( Sanatçı, Proje / Müzik Yönetmenliği, Düzenlemeler ) 2014. - The Secret Ensemble ( Sanatçı, Proje / Müzik Yönetmenliği, Düzenlemeler / 2016.
YAPIMINDA BULUNDUĞU FİLM & BELGESEL MÜZİKLERİNDEN BAZILARI
- Dedeminİnsanlar ( Film Müzikleri )
- Türkiye'nin 68'i ( Belgesel Müzikleri )
- Kut'ül Amare ( Belgesel Müzikleri )
- Bu ToprağınCanları ( Belgesel Müzikleri )
- KurtlarVadisi ( Dizi Müzikleri )