Dikkat eksikliği mi?

Abone Ol

Sevgili yolcu;

Bugünkü yolculuğumuzda odaklanma konusunda sohbet edelim seninle. Şimdi bir düşünmeni istiyorum. Eski günlerine kıyasla bugün, kitap okumakta, başladığın kitabı ya da işi tamamlamakta, ders çalışmakta ya da emek vermeni gerektiren birtakım eylemlerde zorlandığını ve odaklanmakta güçlük yaşadığını düşünüyor musun?

Son zamanlarda öğrencilerimde, danışanlarımda ve yakın çevremde bu şikayetleri sık duyar oldum. Bu kişilerden bir de şunu ekstra duyuyorum ki onu da seninle özellikle paylaşmak istiyorum. Nedir bu? ‘’Kitabı elime alıyorum ne okuduğumu anlamıyorum. Birkaç sayfa ilerlediğimde ise hiçbir şey okumamış gibi oluyorum ve beş dakika sonra kitabı elimden bırakıyorum. Sonra telefonumu elime alıyorum. Sosyal medyaya bir giriş yapıyorum. Oradan oraya, o kişi bu kişi, o ürün bu ürün derken; bir bakıyorum hesabını incelediğim profilin o kadar geçmiş paylaşımlarına dalmışım ki dört beş yıl öncesi paylaşımlarına kadar inmişim.’’ diyor kişi. Bir başkası da ‘’Sosyal medyada paylaşılan bir yazının altındaki yüzlerce yorumu okuyorum ve dikkatim dağılmıyor.’’ diyor.

Bilgisayar oyunu oynarken bir bakıyorsun ki saatler bilgisayar başında geçmiş. Düşünsene hiç kalkmadan sandalyeden saatlerce o oyunu oynayabiliyorsun. Aynı şekilde televizyonda bir dizi izlemeye başlıyorsun ve bir bakmışsın ki bir sezon dizi bitirmişsin ve saatlerce oturduğun kanepeden kalkmak aklına dahi gelmemiş.

Ne zaman senin için rutin olması gereken işlerin başına geçiyorsun o zaman aynı odaklanmayı yaşamadığını söylüyorsun. İşte bu durumda aslında asıl problemin odaklanma veya dikkat dağınıklığı değil de dopamin hormonu eksikliği olabilir. Dopaminin motivasyonda büyük bir etkisi vardır. Dopamin beynimizin salgıladığı birtakım hormonlardan birisi. Yani dopamin beynimizin motivasyonla ilgili kısmında büyük bir öneme sahip. Ulaşmak istediğim bir şeye ulaştığımda beynimiz dopamin salgılıyor. Sosyal medya konusuna gelirsek, sosyal medyada algoritmaları tamamen bizim dopamin döngümüzü bozacak şekilde ve burada organik olmayan aşırı dopamin salgılatılacak bir düzen içinde kuruluyor. Sosyal medyada sürekli ne oluyor yeni içeriğe maruz kalıyorsun ve beynin bu uyaranlarla dopamin salgısı artıyor. Birilerinin seni eklemesi, beğenmesi, seninle etkileşimde bulunması, keşfette ilgini çeken paylaşımlar, bunların her daim senin dikkatine sunuluyor olması ve yenileniyor olması zirve şekilde beyninde dopamin salgılanması ortaya çıkıyor. Böyle olunca insanın gerçek hayatındaki dengesi bozulabiliyor.

Gerçek yaşamında sana faydalı olduğunu düşündüğün şeyler, hemen sonuca ulaşabileceğin, karşılığında anında ödül alabileceğin şeyler değil. Önce çaba gösterirsin emek verirsin, ödülünü sonra alırsın. Zihnimiz dopamin yoğunluğuna maruz kaldığında ne yapıyorsun sadece kısa odaklı ödüllere odaklanış oluyorsun ve sonrasında kendimizi gerçekleştirmek, hayallerimize hedeflerimize ulaşmak konusunda bizi çok geride bırakıyor.

Beynimiz, vücudumuz hep denge üzerine inşa edilmiştir. Beynimiz fazlaca dopamin uyarıcılara maruz kaldığında iki türlü reaksiyon geliştiriyor ya dopamin üretimini azaltıyor ya da o dopamin hedefine ulaşamıyor. Anlık haz üreten şeylere maruz kaldığında bir süre sonra senin için rutin olan şeylere karşı tolerans geliştirmiş oluyorsun. Yani beyin orada her zaman daha fazlasını ve daha farklısına ihtiyaç duyuyor. Oyun konusunda da böyle sosyal medya konusunda da böyle yemek konusunda da böyle. Hayatının seni geliştiren kısmına yatırım yapmazken, sadece bir bağımlı olduğun noktasında ciddi bir döngü içine girersin. Bundan rahatsız olduğunda da bir süre sonra kendinde odaklanma konusunda sıkıntı olduğunu ve dikkat eksikliği yaşadığını düşünmeye başlayacaksın. Aslında bu yaşadığın bir dikkat eksikliği değil de dopamin üretimi bağımlısı olmuş olabilirsin.

Bu yorucu ve üretkenliği düşüren durum için nasıl bir yolculuk izleyeceğimiz konusunda bir sonraki yolculuğumuzda sana çok güzel önerilerden bahsediyor olacağım. Bu aslında hepimizi az çok ilgilendiren bir durum. Kendime de bu konuda bir eylem planı oluşturuyorum. Bunu detaylı olarak haftaya anlatacağım.

Senin de bu konuda düşüncelerin, önerilerin ve tecrübelerin vardır belki de; bunları yorumlar kısmında paylaşabilirsin. Haftaya bu önerilere de yer vermek isterim. Beni dinlediğin için teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kal.