Deli deli tepesiz deli

Her yerde ve her zaman dünya gailesinden ırak, hiçbir şeyi kendine dert etmeden yaşayanlar var. Sorumluluk taşımaz, kaygı duymaz, gam kasavet bilmez, kötümserliğin, umutsuzluğun, depresif hallerin semtine uğramadığı kişiler vardır ki, onlar için “deliye göre her gün bayram” demişler.

Abone Ol

Aman ne güzel. Böylesi deliliğe özenmek gençken güzeldi. Ama seksene merdiven dayayanlara zor geliyor.

Her gün bayram edenler için Orhan Veli az ama öz söylemiş:

“Ne atom bombası,

Ne Londra Konferansı;

Bir elinde cımbız,

Bir Elinde Ayna;

Umurunda mı dünya!”

Tozpembe yıllarımızı anımsarsınız; yok, yoksulluk ve yoksunluklar içinde bile her gün bayram gibi neşeli, eğlenceli ve özgür sanabilirdik kendimizi. Aklımıza estiği gibi yaşamak ister, üzüntüye, derde, geleceğe takılmazdık.

Karaoğlan mitinglerinin slogan şarkısı bizim duygularımızı anlatıyordu:

“Şu dünyadaki en mutlu kişi

Mutluluk verendir

Şu dünyadaki sevilen kişi

Sevmeyi bilendir

Şu dünyadaki en bilge kişi

Kendini bilendir

Şu dünyadaki en soylu kişi

İnsafa gelendir

Bütün dünya buna inansa

Bir inansa hayat bayram olsa

İnsanlar el ele tutuşsa

Birlik olsa

Uzansak sonsuza

…”

Kanımız deli deli akardı ki, her anın tadını çıkarmak isterdik. Stresten azadeydik. Bize göre her gün bayramdı.

Gel gelelim, biraz önce yazdığım gibi seksene merdiven dayamışken, "Gençlikte her gün bayram edenleri hoşgörü ile karşılayan gönlümüze, pişmanlık çöküyor. Sorumluluktan kaçan, mantıksızca gezip eğlenen, "deli gibi" yaşayan kişileri eleştiriliyoruz. Halkın bunca sıkıntısı, derdi varken bir elinde cımbız, bir elinde ayna zaman öldürenlere "deli" diyoruz.

Türk kültüründe Mehmed Said, Yenişehirli Avnî Bey gibi düşünürlerimiz, onlarca delinin özelliklerini belirten Delinâmeler yazmışlar. Birkaçını yazayım da sizin değil ama, benim hangi gruba girdiğimi söyleyiniz:

Ağzı açık deli; konuşacağına bakar. Yanaz deli; kendi kendini sever. Bılkın deli; nedensiz korkar. Zır deli; bir şey söyleyince eşek gibi ağlar. Zirzop deli; suçlarını saklamaz. Esirik deli; elbiselerini yırtar akar. Taklagöz deli; kötü ve iyinin nereden geleceğini algılayamaz. Ebleh deli; akıllı olduğunu sanır. Kuş akıllı deli; kavga etmeyi sever. Tembel deli; kahvelerde uyur. Kızıl deli; ufak olaylar yüzünde kavga çıkarır. Maskara deli; soytarılık yapar. Cinni deli; insanlara ve hayvanlara vurur. Cin kıl deli; dediği olmazsa tepinir. Çılgın deli; iyi konuşurken birden konuşması fenalaşır. Çarpık deli; ellerini ayaklarını oynatır. Sürtük deli; vaktini kahvelerde geçirir. Zınkıl deli; yetişkin olup çocuklarla oynar. Zır zır deli; çok konuşur. SüfIi deli; önüne ne konursa yer. Pervane deli; bir şeyi yüz kere söyler ve yapmaz. Uflaz deli; soytarılık yapar. Fırfır deli; saman alevi gibi birden parlar çabuk söner. Kayık deli; her şeye inanır, hamama gider kurnaya, düğüne gider zurnaya inanır. Kurudem deli; her zaman şarkı söyleyip gülen deli. Bu kadar örnek verdiğim yeter, diyerek bir başka çağdaş delilikten söz edeceğim:

Ticari amaçla uydurma günler var ki, takvimde ki her günün bir adı var. Bir boşluk bulabilirsem onu da Ahmet Özdemir günü olarak tescil ettireceğim. Toplumca kabul gören bir amacı olan haftalara günlere sözüm olamaz. Ama bu ay içindeki bazı günlerden benim de haberim yoktu. Birkaç örnek verip kutlayalım bari:

4 Nisan: Bir Yalan Söyle Günü.

5 Nisan: Eski Tip Haritaya Bakma Günü, İlk Temas Günü.

6 Nisan: İşe Yürüme Günü.

12 Nisan: Kızarmış Peynir Günü, Yuri’nin Gecesi / Dünya Uzay Partisi.

13 Nisan: Scrabble Günü.

14 Nisan: Bir Dakika Boyunca Gülme Günü, En Yükseğe Zıplama Günü, Gökyüzünü İzleme Günü

16 Nisan : Dünya Muz Günü, İşe Pijamayla Gitme Günü.

18 Nisan: Köşe Yazarları Günü.

20 Nisan: Birine Benzeme Günü.

21 Nisan: Astronomi Günü.

22 Nisan: Dünya Günü.

23 Nisan: Şansını Dene Günü, Aşıklar Günü

25 Nisan: Dünya Penguen Günü.

26 Nisan: Cepte Şiir Taşıma Günü, Çocukları Yürüyüşe Çıkarma Günü.

29 Nisan: Fermuar Günü …