İstanbul’da bu hafta sonu kış güneşinin tadını çıkarmak isteyenler için sahil şeridinden şehrin kalbine uzanan eşsiz bir rota... Ortaköy’ün ikonik manzarasından başlayıp Galata’nın tarihi dar sokaklarında son bulan bu rehber, hem yerli hem yabancı turistlere unutulmaz bir hafta sonu vadediyor.
ORTAKÖY VE BEŞİKTAŞ: BOĞAZ HAVASI VE KÜLTÜR TURU
Güne Ortaköy’ün büyüleyici manzarası eşliğinde başlamak harika bir seçenek. Büyük Mecidiye Camii (Ortaköy Camii) etrafında kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra sahildeki banklarda mola verebilirsiniz. Ortaköy sahilinin vazgeçilmezi olan kumpir ve waffle gibi atıştırmalıklar için meşhur noktalardan seçiminizi yapıp Boğaz Köprüsü’ne karşı keyifli bir mola verebilirsiniz.
Sahil şeridini takip ederek Beşiktaş’a geçtiğinizde, hareketli Beşiktaş çarşısını gezebilir veya Cumhuriyet tarihimizin en önemli mekanlarından biri olan Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret edebilirsiniz. Özellikle Atatürk’ün hatıralarını barındırması sebebiyle kış aylarında da büyük ilgi gören saray, sizi tarihte derin bir yolculuğa çıkaracak.
ŞEHRİN KALBİNE YOLCULUK: TAKSİM’E ÇIKIŞ
Beşiktaş’taki kültür turunun ardından rotayı yukarıya, İstanbul’un merkezi Taksim’e çeviriyoruz. Beşiktaş’tan Taksim Meydanı’na çıkmak için sahil yolundan kalkan otobüsleri veya dolmuşları tercih edebilirsiniz. Taksim’e ulaştığınızda, Cumhuriyet Anıtı sizi karşılayacak ve hemen ardından İstiklal Caddesi’nin o hiç bitmeyen enerjisine dahil olacaksınız.
BEYOĞLU’NUN RUHU: TAKSİM VE İSTİKLAL CADDESİ
İstiklal Caddesi’nin dinamik atmosferinde yürürken zamanın nasıl akıp gittiğini fark etmeyeceksiniz. Nostaljik tramvayın eşlik ettiği bu caddede, bir anda önünüzden geçen o meşhur kırmızı araçla 1920’lere ışınlanabilir, bir köşede Fransızca kitaplar satan yaşlı bir sahafla göz göze gelebilirsiniz. Burada akan sadece kalabalık değil, zamanın kendisidir. Bir kafede oturup sadece geçen insanları izlemek bile saatlerinizi alabilir.
Yürüyüşünüz boyunca şu duraklara uğramayı unutmayın:
-
ST. ANTUAN KİLİSESİ: Mimarisiyle büyüleyen bu yapı, caddenin en büyük ve en görkemli Katolik kilisesidir. Sessizliği ve estetiğiyle ziyaretçilerini adeta başka bir dünyaya taşır.
-
BALIK PAZARI VE ÇİÇEK PASAJI: Tarihi dokuyu kokoreç veya midye tava gibi İstanbul’un ikonik lezzetleriyle birleştirmek isteyenler için vazgeçilmez duraklardır.
-
İLLÜZYONLAR MÜZESİ: Özellikle çocuklu aileler için eğlenceli ve eğitici bir deneyim sunarak gezinize modern bir dokunuş katar.
-
SOKAK KÜLTÜRÜ VE YAŞAM: Galatasaray Lisesi önünde toplanan gençler, yetenekli sokak sanatçılarının ezgileri ve ara sokaklardaki barların cazibesi Beyoğlu’nu tamamlayan en önemli unsurlardır.
PANORAMİK FİNAL VE GALATA’NIN BÜYÜLEYİCİ ÇEVRESİ
İstiklal Caddesi boyunca Tünel’e kadar yürüdükten sonra rota, son dönemin en popüler noktası olan Galata Kulesi ve çevresinde son buluyor. Dünyanın en eski kulelerinden biri olan bu anıtsal yapıya çıkarak; Haliç’i, tarihi yarımadayı ve İstanbul Boğazı’nı 360 derecelik panoramik bir açıyla seyredebilirsiniz. Ancak Galata, sadece kuleden ibaret değil; çevresindeki dar sokaklar, keşfedilmeyi bekleyen birer hazine sandığı gibidir.
Kulenin eteklerinde sizi bekleyen diğer deneyimler:
-
DAR VE TARİHİ SOKAKLAR: Kulenin çevresindeki Serdar-ı Ekrem ve Galip Dede Caddesi, İstanbul’un en fotojenik noktalarıdır. Burada butik tasarım mağazaları ve enstrüman dükkanları arasında kaybolabilirsiniz.
-
SANAT VE TASARIM DURAKLARI: Bölge, yerel sanatçıların atölyelerine ve özgün tasarım dükkanlarına ev sahipliği yapar. Galata’nın o kendine has bohem havasını solumak için bu küçük dükkanlara mutlaka göz atmalısınız.
-
KAFE KÜLTÜRÜ: Galata Meydanı’nda, kulenin gölgesinde kahvenizi yudumlayabilir; fırınlardan yükselen taze "Galata simidi" kokusunu içinize çekebilirsiniz.
-
NOSTALJİK DOKU: Cenevizlilerden Osmanlıya uzanan çok kültürlü mirasın izini her köşe başında; tarihi bir sinagogda veya asırlık bir apartmanda sürebilirsiniz.