Uzun zamandır Bodrum’da su kesintileri yaşanıyor. Buna elektrik kesintilerini de ekleyelim. Trafik sorununa ise şu an girmeyeceğiz.

Bodrum’un resmi nüfusu 170 bin olarak açıklandı. Ancak, pandemi ve yaz sezonu nedeni ile nüfus şu anda 700bine çıktı. Yaz aylarında ise 1 milyonun üstüne çıkacak.

İşte bu yoğunluğu Bodrum’un altyapısı kaldıramıyor. Su ve elektrik yetmiyor, trafik tıkanıyor.

Yağmur yağmadı. Barajlar boşaldı. Bodrum’u yaz aylarında susuz günler bekliyor. Bu nedenle sularımızı tasarruflu kullanmak, yarınları düşünmek durumundayız.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, kuraklık riski nedeniyle yaz döneminde su temininde sorunlar yaşanabileceğini belirterek, uyarıda bulundu.

Taşkınlar, içme suyu hattında meydana gelen patlamalar ve altyapı sorunları ile gündemden düşmeyen Muğla'nın Bodrum ilçesi, bu kez kuraklık riskiyle karşı karşıya kaldı. Koronavirüs salgını nedeniyle vatandaşların büyükşehirlerden kaçıp Bodrum'a yerleşmesi, su ve altyapı sıkıntılarını ortaya çıkardı. Normalde kış nüfusu 170 bin olan ilçe nüfusu 700 bine çıkınca su kullanımı 3 kat arttı.

Bodrum'un ana su şebekesini besleyen en önemli su kaynağı durumundaki Mumcular Barajı'ndaki su seviyesi, geçen yıl aralık ayı başında yüzde 47'den yüzde 26'ya, Geyik Barajı'ndaki su seviyesi ise yüzde 67'den yüzde 60'a kadar düştü.

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, geçen 16 Aralık'ta yaptığı açıklamada, son 3 günlük yağışlara kadar yağmurun çok azaldığını bu nedenle barajların doluluk oranının gerilediğini belirterek, vatandaşların içme ve kullanma suyunu daha dikkatli kullanmaları konusunda çağrıda bulunmuştu.

Büyükşehir Belediyesi şimdi de bir farkındalık oluşturmak, dikkatleri çekmek için susuzluğu konu alan bir resim yarışması da düzenledi.

Mumcular Barajı'nda incelemelerde bulunan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik ise eylül ayının başından beri yağışların yüzde 50 oranında azaldığını, önlem alınmazsa yaz mevsiminde susuzluk yaşanacağını söyledi.

Yaz aylarında kuraklık beklendiğini aktaran Doç. Dr. Özçelik, "Kış aylarında gelecek yağışlarla baraj seviyesinde artışlar meydana gelecektir. Ancak, bahar aylarında beklenen yağışların gelmemesiyle birlikte, meteorolojik kuraklığın yaz aylarında hidrolojik kuraklık ve sonrasında tarımsal kuraklığa dönüşme riski görülmektedir. Hidrolojik kuraklık, yüzeysel sularımızı ve sonrasında yer altı sularımızı etkileyecektir. Bu ise tarımsal faaliyetlerimizin yanı sıra günlük yaşamımızda da önemli sorunlara yol açma potansiyelini doğurmaktadır.

Eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında toplam yağışlarda belli bir miktar azalma meydana geldi. Yağışlar, mevsim normallerinin yüzde 50 altına düştü. Kuraklığın devam etmesi durumunda gerekli tedbirleri alamazsak yaz aylarında su sıkıntısı yaşarız. Mumcular Barajı'nda su seviyesi yüzde 12'ye kadar düştü. Daha sonra yeni gelen yağışlarla arttı. Kış aylarındaki yağışlarla daha da yükselecek. Ama kuraklığın sürekli olarak izlenmesi gerekiyor. Bahar aylarında beklenen yağışlar gelmezse, barajlardaki sular yaz aylarında ihtiyacı karşılamaz" dedi.

Mumcular ve Geyik barajlarından 5'er milyon metreküp içme suyu sağlandığını, bunun da 250 bin kişiye denk geldiğini anlatan Doç. Dr. Özçelik’in açıklamaları tam bir uyarı niteliğinde:

"Bodrum'da içme suyu boru hattında binlerle ifade edilen patlamalar meydana geliyor. Kayıp kaçak, kuraklık ve ihtiyacın yaz aylarında artması nedeniyle büyük miktarda su ihtiyacı doğuyor. Biz bunu yönetemezsek, yaz aylarında su sıkıntısıyla karşılaşabiliriz. Kış nüfusu bir miktar az olsa da yaz nüfusu 1.5 milyonlara çıkıyor. Su ihtiyacı doğal olarak artıyor. Su arzı az, talebi ise yüksek olacak. Yazın su sıkıntısının baş göstermesi muhtemel. Yüzeysel suların ve yer altı sularının azalmasıyla oluşan hidrolojik kuraklık oluşmadan önce, barajlarımızdaki suları efektif olarak kullanmalıyız. Hidroelektrik santralleri ve barajları içme suyuna öncelik verecek şekilde işletmemiz lazım. Şehirlerimizdeki kayıp kaçak oranını yüzde 50'lerden daha aşağı seviyelere çekmeliyiz. Vatandaşlarımız ve su kanalizasyon idarelerimiz bu konudaki bilinci oluşturmak adına gerekli çalışmaları yürüterek, umarım kuraklıkla mücadele edebiliriz"

Yaz-kış Bodrum’da yaşayanların ortak görüşü de özetle şöyle:

"Yağmur yağmasını bekliyoruz ama yağmazsa suyu tasarruflu kullanmakta fayda var. Bu şekilde kullanırsak dengelerin aynı ölçüde devam etmesini sağlayabiliriz. Bodrum'daki yazlıkçılar virüs sebebiyle geri dönmedi o yüzden şu an nüfus normale göre çok fazla. Yazın da 1 milyon gibi bir rakama çıkıyor. Herkes üzerine düşen görevi yaptıktan sonra, bir nebze katkımız olabilir. Geçen yıllara göre bu sene eylül ve ekimde yağmur yağmadı. Normalde o aylarda Bodrum'a güzel yağmur yağardı. Önceki yıllara göre az. Kışın koronavirüs nedeniyle büyükşehirlerden kaçıp Bodrum'a gelen kişiler nedeniyle de su kullanımının arttığını da söylemeliyiz. Hiç bu kadar kalabalık olmuyordu. Herkes kendince haklı fakat tabi buranın yaşamsal bir nüfus oranı vardı. Orantısız bir şekilde su kullanımı ve yağışın az olması nedeniyle barajlarımız boşalmış. Buna bir çözüm bulmak, ayak uydurmak gerekiyor. Geçen hafta çok yağmur yağdı ama denizin rengi kahverengi oldu. Bir nebze barajlar doldu ama yeterli değil. Benim depom var fakat bazı arkadaşlarımın üç gün suyunun olmadığı zamanlar oldu. Su boruları çok sık patlıyor, sıkıntı çekenler oldu. Yaz için susuz kalma düşüncesi beni korkutuyor. Zaman zaman su kesintileri oluyor. Susuzluk, insanlarımızın duyarlı olmasıyla alakalı bir şey. Ağaçlandırmayı artırmalıyız. Doğaya ne kadar çok şey verirsek o kadar şey alırız. Daha duyarlı olmamız lazım. Bu sene asıl beklenen yağışlar daha olmadı. Onun da küresel ısınmayla ilgili olduğunu düşünüyorum. Bizi zor günler bekliyor'

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.