Birlik ve ahlaklı olmanın erdemi: Aşık Veysel

Abone Ol

Cumhuriyetin temeline konulacak en tehlikeli dinamitin ayrılıkçılık olduğunu biliyor ve dikkat çekiyordu. Geleneklerimizin, göreneklerimizin, yerli mallarımızın, yurdumuzun çeşitli yerlerinin güzelliklerini anlatmıştı.

Veysel’in şiirleri, birlik, beraberlik, sevgi, hoşgörü kaynağıydı. Bütün iyi niyetli, babacan insanlarımız gibi, o da Yalanın, hilenin zararlarını gösterirdi. Ahlâklı olmanın erdemini yansıtırdı. Çalışmayı öğütlerdi. Çalışma güzelliğini anlatırdı.

“Kulak ver sözüme dinle vatandaş

Uyma laklak edip gülüşenlere

Meşgul eder seni işinden eyler

Karışırsın tembel perişanlara

 ….

Maziye karışmış yıllar da ay da

Geçmişi konuşmak getirmez fayda

Gören göze ibret vardır her şeyde

Seyret gökyüzünde yarışanlara….”

Veysel: “İkilikten gelir belâ / Dava, insanlık davası..” diyor.

Bir şiirin sonunda “Bana düşman etmiş vatandaşımı / Sebebi ne ise soralım kardaş,” diyen Aşık Veysel, ırkımız, neslimiz bir olduğu halde, yurdun yaralarını sarmak dururken, kardeşin kardeşe düşman olmaması gerektiğini söylüyor bizlere: “Aldanma cahilin kuru lâfına / Kültürsüz insanın külü yalandır” derken cehaletin zararlarını örnekleriyle anlatıyor.

OKULUN ANLAMI

Âşık Veysel kimi zaman yaşadığı olumsuzlukların nedenlerini araştırmış ya da sorgulamıştı. Ama çoğunlukla, okul gibi, fabrika gibi, hastane gibi hayatta somut işlerliği olan atılımların, pozitif unsurların şiirini de yazdı. Ondaki feleğe yaslanmak, kadercilik bilimin gerisinde kaldı. Bir başka anlatımla onun kaderciliği körü körüne bir saplantı değildi.

“Dünya tebdil oldu durum değişti, / Kimi aya gider kimi cennete,” derken, bilimsel gelişmelere kulak kabarttı. Her zaman, ilerlemeden, aydınlıktan yana oldu. Cumhuriyet aydınlanmasına vurgundu. Aydınlanmanın o yıllarda tek aracı okuldu. Dünyanın en zengin aklının okul olduğunu vurguladı:

Dünyanın en zengin aklını gördüm

Sermayesin sordum dedi ki okul

İnsanlara hizmet yaptığın yardım

Merhametim, duygum dedi ki okul

..................

Kanat takar gökyüzünde uçarsın

Denizleri müdanasız geçersin

Soğuğu yağmuru nasıl seçersin

Rasathane kurmuş dedi ki okul

….

İnsanlar kafası bunları bulan

İlimdir dünyada hakikat olan

Bütün bu işlerin temelin kuran

İnan bana Veysel dedi ki okul

 

Çocuklarımıza birçok şiirinde, “Oku benim cici yavrum /Okul cennet meyvesidir/ Okuldadır türlü san’at / Medeniyet menbasıdır” diyerek okulun güzelliklerini, yararlarını anlatmıştı.

BABACAN VEYSEL

Veysel’in en olgun şiirleri, insanı ve insanla ilgili öğeleri konu alan şiirlerdi. Bu deyişlerde Veysel, insanın kaynağından başlayarak bir gövdede canlanmasını, bu süre içerisinde nasıl çalışması, nasıl davranması gerektiğini işlemekteydi. Bağlı olduğu inancın ıssız bir Anadolu köyünde kendisine aşıladığı bu duygular, Veysel’de gönül gözü ile geliştirilmişti. Veysel Aleviliğin büyük sırrını gönlünde çözmüştü.

Çağdaşlığa karşı olanlara, batıl inançlara, oldukça duyarlıydı:

“Devri Cumhuriyet asırı yirmi

Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

Dünya ayaklanmış aya gidiyor

Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

 

Bırak sar’öküzü varsın yayılsın

Set çekme gözlere herkes ayılsın

Her köşeye bir fabrika kurulsun

Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

……”

 

Görüldüğü üzere, o toplumdaki değer yargılarını hayatın somut gerçekleriyle örneklendirerek eleştirmişti. Veysel burada bilimden yana, aydınlıktan yana, gelişmeden, somut gerçeklerden yana taraf olmuştu.

Bırak sar’öküzün varsın yayılsın” derken, “Dünyanın sarı öküzün boynuzları üzerinde durduğu” inancıyla alay ediyordu.