Başkent Denizi: GÖLBAŞI
Gölün başında, Eymür’in taşında, 27 Aralık kışında, Ankara’nın yiğitleri derinden-yerinden seslenen Seymenleri; döne döne, yan yana, yana yana serin seherde, dolunayın şavkında, Güneşi içiyorlar… Hacı Bayram Veli Ahilik Dergahında, semada semah dönen erenler otağı, yüz yıl önceki heyecan ve gururla şimdi; dil bayrağımız Türkçenin dalgalandığı Ankara Kalesi, yeni konuklarını çağırıyor, yeniden… İnsanlık tarihi tanıktır: 23 Nisan 1920’de, Ulus Meydanında, Eski Meclis binası önünde konuşma yapan Anadolu Türk Ortadoks Patriği Papa (Baba) Eftim Erenerol’un “Emperyalist güçlere karşı, Atatürkiye saflarında, Milli Dayanışma ve Mücadele” çağrısı; bugün bile Başkent semasında yankılanıyor…
“Ankara’nın Bağları” türküsünü yazan ve seslendiren kemancı Seyit Çelik, Samanpazarı, Bentderesi, Gençlik Parkı ve Gölbaşı düğünlerinin ve eğlence yerlerinin aranır sanatçısı olarak, o şimdi eski Ankara’yı özlemle anıyor…
Bu duygu ve merakla, Türkiye’nin kalbi ve Seymenler otağı Başkent Ankara’nın şirin ve serin ilçesi, Güçlü Devlet kapıcı, Başkent Denizi süsü, Peygamber Çiçeği kokulu Gölbaşı gezimiz başlıyor… “Ankara’nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak…” diyerek; Modern Seyyah-Yoleri Gezgin Derviş rehberliğinde; sevgimizi, tıpkı emeğimiz gibi sebil eyleyerek, yollara düştük yine… Yolunuz ve bahtınız açık olsun. İyi seyirler efendim…
Tarihçe
Gölbaşı, Ankara ilinin metropol ilçelerinden biridir. Başkent Ankara’dan çıkışta, Haymana, Konya, Aksaray, Niğde, Ankara ve Mersin yolu üzerindedir. Gölbaşı ve çevresinin özellikle Tunç Devri’nde yerleşim alanı olmaya başladığı, Hititler, Frigler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Anadolu Selçuklu ve Osmanlılar döneminde de bu özelliğini devam ettirdiği Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce Gölbaşı çevresinin çeşitli bölgelerinde yapılan kazı çalışmaları, inceleme ve araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.
Gölbaşı’nın ilçe olması ise çok eskilere dayanmaz. Gölbaşı daha önce Örencik köyüne bağlı Gölhanı adı ile anılan bir mahalle iken 1923 yılında, buraya Oğulbey Köyündeki Bucak Müdürlüğü ile Jandarma Karakolunun taşınması ile Gölbaşı Nahiyesi adını aldı. 1936 yılında ise ilçe olan Çankaya’ya bağlandı. 1955 yılında E-5 Devlet Karayolunun bu bölgeden geçmesi ile Gölbaşı’nın nüfus artışı ve gelişmesi hızlandı. 1965 yılında da Gölbaşı Belediye teşkilatı kuruldu. 29.11.1983 gün ve 2963 sayılı Kanun ile de Çankaya’dan ayrılarak ilçe oldu. 22.10.1990 tarih ve 90/1117 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 2872 sayılı Çevre Kanununun 9 uncu maddesine dayanılarak “Gölbaşı İlçesi Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak ilan edildi. 1991 yılında da Gölbaşı Belediyesi Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alındı.
Bugün Gölbaşı ilçesi Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde, 122.288 nüfusu ve 1300 km² lik yüzölçümüyle devamlı gelişen ve büyüyen bir ilçe konumundadır.
Coğrafya
Gölbaşı, Ankara il merkezine 20 km uzaklıkta, 970 metre rakımlı ve iç Anadolu platosu üzerinde bulunan bir ilçedir. Doğusunda Balâ, batısında Yenimahalle, güneyinde Haymana ve kuzeyinde Çankaya ilçeleri bulunmaktadır.
İlçenin yüzölçümü 1.364 km²’dir.
Gölbaşı’nda Mogan ve Eymir gölleri bulunmaktadır. Mogan Gölü havzası genelde düzgün yer yer orta engebeli bir havzanın alt ucunda alüvyoner setlerin arkasında oluşmuş doğal baraj gölüdür. Yüzölçümü ortalama 6 km²dir. Gölün güneyinden itibaren 2 km’lik bir mesafede, sulak-bataklık alan nitelikli bir geçiş zonu ile yer altı ve yer üstünden kuzey doğusundaki 1,25 km²lik alana sahip Eymir Gölüne ortalama 5 metrelik kot farkıyla boşalım sağlamaktadır. Böylelikle Eymir Gölü’nün su girdisinin tamamına yakını Mogan Gölü tarafından sağlanmaktadır. Geniş bir havzadan drene olan yer altı ve yer üstü suları Mogan-Eymir göllerinden geçerek havzanın kuzeydoğu ucundan İmrahor Vadisi’ne boşalır. Mogan gölünün su girdisi düzensiz rejimli yazları genelde kuruyan dereler vasıtasıyla olmaktadır.
Devamı yarın…