Başarı, başarıyı kazananları birleştirir. Tüm olumsuzluklar unutulur. Beyaz bir sayfa açılır.
Başarısızlıkta da tersi olur. Tüm eski defterler açılır. Hesap sorulmaya başlanır.
Her yerde görülen bu durum özellikle futbolda kendini daha net bir şekilde gösterir.
XXX
Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi 3-0 yendiği maçta sonucun tam tersi olduğunu düşünün.
Aradaki puan farkı 1'e inecekti. Arayı kapatan Fenerbahçe olacağı için o moral ve motivasyonla şampiyon olması işten bile değildi.
Fenerbahçe maçı sonrası moralman çökecek Galatasaray, bir de şampiyonluğu kaybetseydi, görün kulüpteki cümbüşü.
Başarısızlığa tahammülü daha az olan Galatasaray, Fenerbahçe'nin şimdi yaşadıklarından çok daha sertini yaşardı.
Galatasaray şampiyonluğu kaybetseydi; ne Okan Buruk kalırdı, ne de her an topun ağzında olan bazı futbolcular. Okan'ın ve söz konusu futbolcuların tüm yanlış ve eksikleri gözler önüne serilirdi.
Hatta son 4 maçta şampiyonluk gittiği için yönetim bile gidebilirdi, bundan önce yaptıkları tüm olumlu işlere rağmen.
Ancak gelen şampiyonluk yakın geçmişte yaşanan tüm olumsuzlukları unutturdu.
Olayı Fenerbahçe'ye uyarlarsak, şampiyon olmaları halinde başkan istifa eder miydi? Olağanüstü Seçimli Genel Kurul kararı almış olsa bile yeniden aday olmaz mıydı? Teknik Direktör Tedesco gönderilir miydi, yoksa 12 yıl sonra gelmiş bir şampiyonluk sonrası ilahlaştırılır mıydı?
Yani başarı ne kadar tutkal görevi görüyorsa, başarısızlıkta o kadar çözücü görevi görüyor.
XXX
Kronikleşmiş bu problem belki de futbolumuzun istenilen seviyeye gelmesini engelleyen en önemli unsur.
Her şeyin başarıya endeksli olması, sabır denilen olguyu sözlükten çıkartmış durumda.
Bir takımın istenilen seviyeye gelmesi, sistemin oturması zaman alabilir. Sabır gösterilse, gelecek başarı daha kalıcı olabilir.
Sabır konusunun çözeceği bir başka konu daha var: Genç yeteneklerin fırsat bulması.
Taraftarın bir an önce başarı istediğini bilen takım yöneticileri ve teknik heyet, pişmiş ve üst düzey futbolcularla mücadele etmek istiyor. Bu da genç yeteneklerin önünü kapatıyor.
Ondan sonra gelsin günlük başarılar.
Öyle veya böyle; başarı, camiaları adeta bir tutkal görevi görürcesine kenetliyor.