Asıl iş ile yardımcı işi ayırmanın zorluğu, tanımların kısa ve yoruma açık olmasından gelir. Asıl iş; “üretimin esasını oluşturan iş…” Yardımcı iş; “üretime ilişkin ama zorunlu olmayan, asıl işe bağımlı iş...” Okurken kolay ancak sahada zor. Çünkü “üretime esas” kavramı kimi zaman bir alanı değil, bir akışı anlatır. Üretim; başlangıcı ve bitişi çizgisel olmayan, birbiriyle bütünleşmiş bir istasyonlar silsilesidir. Bu yüzden aynı eylem, farklı konumlandırmalarla, farklı hükümlerin doğmasına neden olabilir.
Ayrımı yaparken şu üç soruyu sorun:
(1) Fonksiyon: Bu iş olmadan ürün/hizmet nihai halini almış sayılır mı?
(2) Organizasyon: Bu iş, doğrudan üretim organizasyonunun içinde mi konumlandırılmış yoksa çevresinde mi?
(3) Bağımlılık: Bu iş, asıl iş var oldukça devam eden ama ondan bağımsız bir mantıkla da yürüyebilen bir hizmet mi?
Örneğin: Bir tencereye kap formunun verilmesi için pres makinesine girmesi gerekir ve bu iş asıl iş sınıfındadır. Kabın pres makinesinden kaplama bölümüne aktarılması ise aynı akışın parçasıdır ve aynı çatı altında gerçekleştirilir ancak tanımsal olarak “lojistik” işidir. İlki (presleme) çoğunlukla asıl iş, ikincisi (lojistik) ise üretime ilişkin olarak yardımcı iş sayılır. Paketleme bazen nihai kalite güvence adımıdır ve asıl işe yaklaşır, bazen ise satış lojistiğinin bir parçasıdır ve yardımcı işe yaklaşır. Makine iç temizliği, sıradan hijyen prosedürü ise yardımcı iş, kimyasal süreç kontrolü ve üreticinin lisanslı operatörlerini gerektiriyorsa “asıl iş içinde teknolojik uzmanlık” istisnasına girer.
Sözleşme ve saha kurgusu bu 3 soru ile uyumlu değilse, denetimde çelişkili bir fotoğraf doğar. Aynı hattı iki işverenin işçileri birlikte yürütüyorsa, alt işveren çalışanlarının görev tanımlarında “montaj” yazıyor veya asıl işveren logolu kıyafetler kullanılıyorsa, “iş alan alt işveren” değil “işçi veren aracı” görüntüsü doğar ve alt işverenlik şartları tartışılır hale gelir. Tersi durumda, yani alan ayrımı, kimlik/kıyafet ayrımı, ayrı vardiya planı ve kayıt düzeni net şekilde ayrılmışsa, “yardımcı iş” zemini güçlenir.
Yanılgıların çoğu “sözleşmede paketleme yazarsak yardımcı iş olarak kabul görür” gibi basit bir yaklaşımdan kaynaklanır. Doğru yöntem, işi akışın hangi noktasına koyduğunuzu ve o noktadaki fonksiyonunu kanıtlayabilmektir. Şirket içi süreç haritalarını güncellemek, iş tanımlarını sade ve ölçülebilir yazmak, şüpheli alanlarda bağımsız uzman görüşü almak gibi uygulamalar, ayrımı daha nesnel kılar. Bir başka pratik ipucu: Ürünün müşteriye dönük algısı da bazen belirleyici rol oynar. Örneğin; son kullanıcı montajı yaygın bir pazar pratiğiyse, belirli montaj adımlarını yardımcı iş kapsamında değerlendirmek daha kolaydır. Tersi durumda, yani montajın hukuki ve teknik sorumluluğu işletmede kalıyorsa, aynı adım “asıl iş” tanımına yaklaşır. Bu gri alanlarda tek seferlik kararlar değil, standartlaştırılmış prosedürler ve düzenli iç denetim döngüleri geliştirilmesi gerekir.
Özetle: Kavramları sözlükten değil, sahadan okuyun. Aynı eylem, farklı mimarilerde farklı hükümler doğurur. Önemli olan, hangi mimaride yaşadığınızdır.