2010 yılının 15 Şubat günü TRT Türkü ve TRT Radyo 4’de ortak yayınlanan “Türkü Sevdalıları” programında Ahmet Gazi Ayhan’ı konu almıştım. O programda sevgili eşi Yıldız Ayhan’la telefon bağlantısı kurdurmuş ve sunucuyu şu soruyu sordurmuştum:

 “Siz anneniz Muazzez hanımın etkisiyle müziğin coşku dolu yoluna çıktınız. Önceleri Türk sanat müziği alanında dönemin ünlü hocalarından dersler aldınız. Çiçeği burnunda bir sanatçıyken Ahmet Gazi Ayhan’la tanıştınız. 1954 yılında evlendiniz ve hayat yolculuğuna çıktınız. Bize Ahmet Gazi Ayhan’ı anlatır mısınız?”

Yıldız Ayhan telefonun ucunda aynen şunları söylüyordu:

 “Ahmet Gazi Ayhan hakkında ben ne söyleyeyim. Çocuklarımın babası, evimin erkeği, otuz yedi senedir beraber olduğum bir kişi. Zaten iyi bir insandı, zaten iyi bir babaydı, zaten evine düşkün bir eşti. Ama ondan ötesi Ahmet Gazi Ayhan Allah’ına kadar büyük bir üstattı Yarabbi’m... Bütün kabiliyeti, halk müziği, sanat müziği üzerine bütün kabiliyetleri üzerine toplamış bir üstattı. Böyle bir üstadı ölümünden 23 sene sonra (9 şubattı ölümü) sizin gibi gençleri anıyorlarsa, onun ne büyük bir insan olduğunu görmek lazım. İnşallah bundan sonraki kuşaklar da bu gibi üstatları unutmazlar. Biliyor musunuz bu otuz yedi yıl içinde Ahmet Gazi Ayhan’ın nesini özledim? Ellerini, saz çalan ellerini özledim. O kadar güzel sazına hâkim bir tezene vuruşu vardı ki, O kadar güzel bir yorumu vardı ki, tabi ki bütün sanatçılara sonsuz saygım var. Ama o kendisine ait parçaları ne kadar güzel yorumlardı. Bu da tamamen hançeresinin güzelliği tavrını bu kadar güzel icra etmesi, geniş donanımlı bir sanatçı olmasından kaynaklanıyordu.  Onun şiirlerini özlüyorum...

..... Ahmet Gazi Ayhan Kayseri hayranıydı, Erciyes hayranıydı. Mehmet Şahin sayesinde heykeli orada efendi efendi Erciyes’i seyrediyor,  rüzgârını bağrına çekiyor. Onun için gönlüm rahat. Ama bu sırada yeni yetişen kızlarımızdan Nimet Bülbül kızımızdan Allah razı olsun. Kendisi Ahmet Gazi Ayhan üzerine tezini verdi. Lisansını bitirdi. Gençler çok çalışıyorlar, çok uğraşıyorlar, bu da bana yaşama sevinci veriyor. Yaptığınız program da öyle.  Sevgi dolu, hasret dolu. O program bu mesleğin derinliklerine inmiş insanların olgunluğuyla dolu...”

Program, bu telefon bağlantısının arkasından Yıldız Ayhan’ın sesinden bir Ahmet Gazi Ayhan türküsüyle sürmüştü:

                         “Kahbe felek değirmenin döndü mü,?

                        Bağın bahçen sular ile doldu mu?”

Ahmet Gazi Ayhan’a sazın virtüözü dememiz mümkün. Sazını tek eliyle mızrapsız çalabiliyordu. Sazı çalarken parmak hareketleriyle aynı türde bir başka türküye geçebiliyordu. Sazı iki eliyle döndürerek yukarıya fırlattığı,  dönerek eline gelen sazı ara vermeden çalmayı sürdürdüğü anlatılır. İnce sesleri zenginleştirmek için sazların göğsüne doğru perde koymuştu. Türkü söylerken gırtlak çıkışı dinleyenleri büyülerdi. Ahmet Gazi Ayhan’ın kendine özgü tavrıyla okuduğu türküleri özlüyoruz.

Kayseri’de pek çok saz üstadı olmasına karşın, halk türküleri derleme gezileri yapan Halil Bedii Yönetken ve Muzaffer Sarısözen, tavır ve yorumu nedeniyle Kayseri türkülerinin Ahmet Gazi Ayhan’dan derlemişlerdi.

Türkü kaynak kişiliği, türkü derlemeleri, türkü formatında bestelerinin yanı sıra, Ahmet Gazi Ayhan’ın Türk Sanat Musikisi alanında da besteleri bulunmaktaydı. Muhayyer Kürdi Makamında “Sevdaya koşanlar Çabuk Yorulur” ve “Neyleyim neyleyim ben böyle yâri” adlı şarkıları dönemin en ünlü sanatçıları tarafından plağa okunmuştu. Ahmet Gazi Ayhan aynı zamanda şairdi. Halk ozanlarıyla atışırdı. Onun yaşamında, türkülerinde gurbetin özel bir anlamı vardı. “Sabahın Seherinde Ben Düştüm Yollara”  “Yarim İstanbul’u Mesken mi Tuttun” gibi türküleri gurbetçilerin dilinden gönlünden düşmedi.

Ahmet Gazi Ayhan “Türk Halk Müziği” alanında birçok eser bıraktı.  Ankara Halkevlerinde dersler verdi. Yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Korolar kurdu. Kırk plak ve beş kaset doldurmuştu.  Yurt dışında da festivallere katıldı. Konserler verdi. Türkiye’yi onurla temsil etti. 1987 yılının 9 Şubat’ında hayata gözlerini yumdu. Zincirlikuyu mezarlığına toprağa verildi. Ruhu Şad olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.