Hasbelkader zengin olmuş Almanya, Türkiye’yi kıskanıyor; Türkiye gibi olmak istiyor. Yerli uçağımız göklerde, yerli otomobilimiz, hatta yerli elektrikli otomobilimiz yollarda; kendi savaş uçağımızı yapıyoruz; kendi uzay üssümüzü kuruyoruz. Milli gelirimiz 2.5-3 katına çıktı; parayı koyacak yer bulamıyoruz. O nedenle öyle saraylar yapıyoruz ki bu sefer de Amerika bizi kıskanıyor. Koca bir ülke, “Her zaman her yerde en büyük Türkiye” masallarıyla uyuyup uyanıyor.  

Sonra bizim %4’ümüz kadar büyüklükte İzlanda diye bir ülke geliyor; bizimle kedi-fare gibi oynuyor;  bizi evire çevire 3-0 yenip, bize “bir 4 yıl daha Dünya Kupası yok size, kusura bakmayın” diyor; bir uykudan daha uyandırıyor. İçlerinde ne “çakma Barcelonalı” var; ne Çin’den gelip yıllık 5 milyon Euro para isteyen… Hepsi sadece ülkeleri için oynayan, iyi futbolcu ve iyi insanlar; başka bir şey değil… Sürekli çalışarak, sporu hakkıyla yapınca küçücük bir ülke bile olsanız, Avrupa’nın en iyi takımlarından biri olabiliyorsunuz.  Yeter ki “üç kuruşa beş köfte”ye alışmış, hiçbir şey yapmadan herşeyi isteyen, insanlara söven, insanları döven, başarısızlıkta yüzünüzün bile kızarmadığı, gevrek gevrek gülebilen insanlar olmayın. 

Aslen tüm bu işlerin başı, daha küçücükken okulunuzda, ailenizde aldığınız temel eğitim ve ahlaktır. Sizin hayattaki doğrularınızı çoğaltan, yanlışlarınızı azaltan, vicdanınızı güçlendiren budur. Amerika’da, Avrupa’da bu bir yaşam tarzıdır; bu bir kültürdür. Bizde ise yapabildiğince çok çocuk yap, ver köşebaşındaki okula, evde de hiç ilgilenme, “ne olursa olsun” deyince işte ancak böyle oluyor. Ben çocuklarına bu “insanlık temeli”ni vermeye çalışan, verebilen tüm anne babaları çok takdir ediyorum; başta bugün doğumgünü olan kendi annem olmak üzere, hepsinin ellerinden öpüyorum. 

Not: Bu arada dün itibariyle Türkiye Basketbol Ligi başladı; önümüzdeki hafta içi oynanacak maçlarla Euroleague sezonunu da açacağız. Her iki kulvarın son şampiyonu Fenerbahçe Doğuş, bu hafta Banvit’i yenerek sezonu Cumhurbaşkanlıgı Kupası ile açtığı gibi, ligde de yine Banvit’i farklı yenerek işe bıraktığı yerden devam ediyor. Fenerbahçe, bu yıl da tüm takımların daha bir heves ve hırsla yenmek isteyeceği takım olacak. Avrupa’da CSKA Moskova ve Real Madrid, Türkiye’de de baştan aşağı yenilenen Anadolu Efes ve Galatasaray; bunların yanında Ufuk Sarıca faktörüyle Beşiktaş, Zeljko Obradoviç’in takımını bu kez alt edebilmeye çalışacaklar. Hepimize zevkli bir basketbol sezonu diliyorum; 2018 Mayıs’ta, Belgrad’da Final Four’da yine beraber olacağız inşallah...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.