Uzun bir tatil haftasını geride bıraktık. Bir kez daha tüm okurlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyorum.

Bir önceki bayramda Dünya Kupası heyecanı vardı. Fransa’nın, Hırvatistan’ın, Belçika’nın maçlarını seyretmek, şampiyonluk maçını beklemek çok heyecanlıydı. Hazard’ın, Mbappe’nin keyif veren futbolları yaz tatilinin başlarına renk katmıştı. Şimdi ise Türkiye Ligi başladı ama neredeyse kimsenin umrunda değil… Şahsen ben bu haftasonu tek bir lig maçını seyretmiş değilim; sadece sonuçlarını görüyorum. Çünkü her ne kadar basınımız her transferi “dünya yıldızı” olarak duyurmaya çalışsa da, Finansal Fairplay ile daha da renksiz transferlere imza atan ligimiz, şu anda giderek değer kaybeder hale geliyor. Gelenlerden daha değerli olan gidenleri, etmeleri gereken değerlerden daha yüksek fiyatlara Arap kulüplerine satıyoruz. 

Fenerbahçeli Guilano 10,5 milyon Euro’ya, Josef De Souza ise 12 milyon Euro’ya satıldılar. Astronomik borçlar içindeki Fenerbahçe’ye çok iyi para girişi oldu diyebilirdik ama bunlara karşılık getirilen isimlere o kadar yüksek bedel ödeniyor ki yapılan bu iyi satışların bir kıymeti de kalmıyor. Vasati Avrupa kulüplerinin kadrolarında düşünmediği adamları Türkiye’ye getirebilmek için, resmen milyon Eurolar saçılıyor. Fenerbahçe son yaptığı arka arkaya transferlerle, eski dönemdeki “futbolcu öğütücüsü” kimliğine sanki geri kavuşuyor (ki bu transferlerin de her zamanki gibi çok geç kaldığı aşikar). Fenerbahçe’nin Cocu ve yenilerle zamana ihtiyacı var ama Şampiyonlar Ligi’nden elenildi; ligde 1 galibiyete karşılık 2 mağlubiyet alındı. Herşey tepetaklak başladı. Daha önceki yazılarımda değindiğim üzere, Fenerbahçe taraftarının sabrı nereye kadar müsaade eder, göreceğiz.

Galatasaray; Gomis gibi iyi bir golcüyü üsttekilerden çok daha ucuz bir fiyata, 6 milyon Euro’ya elden çıkarttı. Gomis’in yüksek yıllık ücreti ve yeni sezondaki büyük performans düşüklüğü bu transfere neden oldu. Bakalım bundan sonrasında nasıl bir oyun düzeni içinde olacaklar; böyle verimli bir golcü üretebilecekler mi, izleyeceğiz. 

Beşiktaş’a baktığımızda ise Talisca zaten kaybedilmişti; Negredo elden çıkarılamadı ve onunla devam ediliyor. Dünya Kupası’nda “büyük savunmacı” diye gelin güvey olunan Vida’ya doğru dürüst talip bile çıkmadı; o da takımda kaldı. Buna karşılık Beşiktaş’ın uzun yıllar kalesini koruyabilecek Fabri gibi iyi bir kaleciyi, Gomis’le aynı fiyata Premier Lig’e, Fulham’a sattılar; ellerinde birinci kaleci olarak, hep eleştirilen Tolga Zengin kaldı ve Tolga halen sorgulanan kötü performansına devam ediyor. Bir de sakatlanınca, dünkü Antalyaspor maçına genç kaleci Utku ile çıkmak zorunda kaldılar ve 45 maç sonra kendi sahalarında maç kaybettiler.

Türk taraftarın şanssızlığı, bu yanlış, plansız transfer politikaları ile yönetilen kulüpleri tutmaktır. İspanya’da, Almanya’da, İngiltere’de, Fransa’da, İtalya’da doğsaydık, her yıl kendi gücü nispetinde en iyi transferleri yapan, Avrupa Şampiyonluğu’na oynayan takımların taraftarları olabilirdik. Ama maalesef bizim coğrafyamızda işler hep böyle yanlış yunluş işliyor; saçma sapan, paraları har vurup harman savuran transfer politikaları uygulanıyor ve olan hep cefakar taraftara oluyor. Ve ne yazık ki her sene kötülerin en iyisi şampiyonluğa ulaşıyor, bir anda herşey toz pembe olarak lanse ediliyor ama şampiyonumuz ve diğer Avrupa temsilcilerimiz Avrupa arenasına çıktığında da boylarının ölçüsünü alıp dönüyorlar. 

Başka ne diyeyim? Bir kez daha, Türkiye’de bir gün bu işlerin düzeleceği ümidiyle, herkese iyi haftalar…

  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fırat Taşkaya 2018-08-27 09:14:12

Avrupa temsilcilerimiz Avrupa arenasına çıktığında da boylarının ölçüsünü alıp dönüyorlar.
Aynen katılıyorum, Hiç bir kulüp taraftarımız bunu hak etmiyor...

Avatar
Elif NARLI 2018-08-27 09:51:57

Aynen katılıyorum bizim gördüğümüzü bunları çözmesi gerekenler niye göremiyor hiç anlamıyorum

Avatar
Serhat Kuseyri 2018-08-27 10:05:51

Çok haklısınız, sorun coğrafyada. Spor yöneticiliğinde olayları farklı şekillerde yansıtıp algı yaratmak, vasat oyuncuları yıldız olarak tanıtmak yıllardır süregelen davranış biçimi. Ama üzgünüm ki spor basını da yöneticilere katkı veriyor bu konuda. Spor yazarlarının, yorumcularının elinde o kadar istatiksel veri varken bile gerçekleri gizlemekte, gelen oyuncuları olduğundan farklı bir yerlere koymakta,