Dün akşamki Porto-Beşiktaş maçını, Beşiktaşlı dostlar arasında keyifle izledim. Porto, yaklaşık 15 yıl önce Mourinho’nun yücelttiği ve bir Avrupa ekolü olduğu zamandan beri aynı Porto… Genç Latin topçuları alırlar; Porto futbolcusu kıvamına getirirler ve onlardan maksimum fayda sağladıkları gibi, bu isimleri birkaç yıl içinde daha büyük Avrupa kulüplerine satarak da her yıl on milyonlarca Euro kar ederler ve bu döngü devam eder. Dün akşam Porto’da özellikle Brahimi’yi çok beğendim; Oliver da yakın zamanda çok iyi bir maestro kıvamına gelecektir. Takımın diğer oyuncuları da gayet iyi… Sanki en büyük eksikleri iyi bir kaleci gibi görünüyor; bir Real Madrid efsanesi olan Casillas artık iyice çaptan düşmeye başlamış. Yedigi 2.gol maçı izlerken hepimize Volkan Demirel’i anımsattı.

Dediğim gibi Porto her zamanki Porto; ama dün sahada öyle güzel bir Beşiktaş vardı ki, bu takım şu anda Şampiyonlar Ligi’nde olmayı, Napoli, Porto gibi takımları yenmeyi gerçekten hakediyor. Her mevkide oynayan futbolcular gayet tecrübeli; çoğunun büyük takım patenti var zaten… Ama hepsi hala başarıya aç gibi öyle ateşli, hırslı maç yapıyorlar ki, ben bir Fenerbahçeli olarak bu oyuna gıpta ile baktığımı itiraf etmeliyim. Bu oyuncuları böyle motive etmek, böyle hırslı oynatmak büyük başarı… Geçen sezon Fenerbahçe’nin en iyi topçusu olarak görülen Hollandalı Lens, şu anda Beşiktaş’ta yedek; aramızdaki güncel kalite farkının en basit örneği sanıyorum.

Son yıllarda yapılan doğru, tutarlı, hesaplı transfer hamleleri; takımın Şenol Güneş gibi istikrarlı bir hocaya emanet edilmesi; yapılışı, açılışı sıkıntılı olsa da yeni stadyum ile kulüp içinde ve taraftarlar nezdinde yeni bir hava yaratılması ile Beşiktaş futbol takımının mevcut ortamda diğer takımların üzerinde olduğuna bence hiç kuşku yok. Belki daha çok erken ama, Beşiktaş’ın dün gece oynadığı korakor futbol, Avrupa’da bu seviyedeki her takımı ısırır; gruptaki diğer takımlara da yeter…Eger biraz daha üstüne koymayı da başarırlarsa ve Real Madrid, Bayern Münih, Barcelona, Paris St. Germain gibi dev takımlarla erkenden eşleşmezlerse,  bu yıl çıta daha yukarı taşınabilir; çok inanarak söylüyorum.

Bu sezon Türkiye’de Galatasaray da çok iştahlı, çok baskılı top oynuyor. Keza Başakşehir de öyle… Ama Beşiktaş gerçekten farklı; özellikle dün gece izlediğim takım aynı oyunu oynayabildiği sürece herkesi rahatça yener. Üstelik kadro derinliği bu yıl daha da fazla; dedim ya Lens bile yedek, onun yanında Medel yedek, Negredo yedek… Biri giriyor biri çıkıyor ama takımın makine düzeni aynen devam ediyor. Porto gibi iyi bir takıma, bu sezon resmi maçlarda daha gol bile yememiş bir takıma kendi sahasında 3 gol attılar; Tosiç’in kendi kalesine attığı gol dışında gol de yemediler. Gerçekten içtenlikle takdir ve tebrik ediyorum.

Başkan Fikret Orman’ı hiçbir zaman iyi bir başkan olarak görmedim. Şenol Güneş’in karakteristik bazı özelliklerini ve demeçlerini de sevmiyorum. Ama kendisinin hocalığını takdir ediyorum; Beşiktaş’ın Avrupalılar’la böyle başabaş, hatta daha baskılı, yırtıcı oyunundan bir sporsever olarak keyif alıyorum.  Sanki bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde Beşiktaş’ın önü daha açık… “Taş gibi Beşiktaş” bu yıl her kulvarda yenilmesi çok zor bir takım olacak gibi… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murad BAŞOĞLU 2017-09-15 11:15:24

Ağzına sağlık Emre KUŞCU.

Avatar
ELİF NARLI 2017-09-14 10:27:59

Aynen katılıyorum. Gene çok güzel yazmışsınız. Darısı diğer kulüplerimizin başına :)))))