Ben 1973 yılında doğdum. Benimle akran olan kişiler hatırlayacaktır; ilkokula yeni başladığımız zaman televizyonda “Beyaz Gölge” vardı. Koç Reeves, Coolidge, Salami, Gomez gibi karakterle beraber basketbolu ayrı bir benimsememizi sağlamıştı. Koç Reeves’in sadece bir antrenör değil, tüm takımın babası gibi olduğu, herkesin sorunlarıyla ilgilendiği, takımdaki her oyuncunun farklı hayat tarzını, farklı karakterini kendimizle özdeşleştirmeye çalıştığımız, kendi kahramanımızı seçtiğimiz çok güzel bir diziydi. Üç yıl boyunca biz çocuklar “Beyaz Gölge” ile yattık kalktık. Sporla ilk tanışmamızda, basketbolu sevmemizde çok önemli bir yeri vardı.

Farkında mısınız bilmiyorum ama şimdi bu etkiyi Fenerbahçe’de Obradoviç yapıyor. Belki Koç Reeves kadar takımdaki oyuncuların her an ne yaptığı, nereye gittiği, ailesinde ne sorunlar olduğu kadar değil (çünkü Obra o kadar sıcak bir karakter değil) ama tüm takımın büyük saygı duyduğu bir figür olması, özellikle sayılı Türk oyuncunun ve takıma yeni katılan gençlerin gelişimine büyük önem veren, onları takıma adapte ederek faydalanmaya çalışan bir tarzı olmasıyla benzerlik taşıyor. Ayrıca işine, takımına, kulübüne ve rakiplerine duyduğu saygıyı her fırsatta gösteriyor; herkesin saygı göstermesi gerektiğini anlatıyor.

Obradoviç kulüpte ortaya çıkacak bir huzursuzluğun kendi takımını, işini de etkileyeceğini gayet iyi biliyor. Pazar günü Fenerbahçe’de başkanın ve yönetimin değişmesi her ne kadar tüm Türkiye’de bir erken bayram havası estirse de bunun basketbol takımı üzerinde negatif bir etki yaratabilecek olmasının da onu düşündürdüğü kesin… Yeni Başkan Ali Koç “Obradoviç  kendisi istediği kadar Fenerbahçe’de kalacak” dedi demesine ama bu işin teknik ekip boyutu var; oyuncu boyutu var. Takımdaki tüm oyuncular eski başkan zamanında kadroya dahil oldular; sözleşmesi bitenler var ve yeni bir yönetim geldi. Basketbol Şubesi’nden sorumlu yeni bir yönetici olacak.

Bunları çok iyi bilen Obradoviç, Salı günü oynanan Fenerbahçe Doğuş-Tofaş final birinci maçı sonrasında şu çağrıyı yaptı: “Hayatta herkesin hayalleri vardır. Benim şimdiki hayalim de ikinci maçı eski başkanımız Aziz Yıldırım ve yeni başkanımız Ali Koç’un yanyana izlemesi” dedi. Camiada seçim sürecinde oluşan gerginliği, hem insani, hem işi icabı  çözebilmek için güzel bir adım attı. Ben Çarşamba ve Perşembe günleri aynı hayale ortak olmaya çalıştım ama maalesef mantığım buna müsaade etmedi. 20 yıl boyunca bir kulübü yönetmeyi halen yeterli göremeyen, kendi yönetiminde kulübe hizmet eden, tüm camianın etrafında kenetlenmeye hazır olduğu, genç, Atatürkçü ve Fenerbahçe aşığı bir adayı itibarsızlaştırıp yeni bir zafer elde etmeye çalışan, yenildiği andan itibaren de Fenerbahçe’nin takdirine saygısını gösteremeyen Aziz Yıldırım’a bu otoriter çağrının bile fayda etmeyeceğini biliyordum. Nitekim de öyle oldu. Dün akşam Ali Koç Ataşehir’de locasındaydı ama Aziz Yldırım yoktu. Büyüyerek ayrılmak yerine, bir kez daha küçülmeyi tercih etti.    

Dünyada artık sporun sadece spor olmadığını biliyoruz. Hemen her branşta havada uçuşan astronomik paralar, bahis oyunları, kuralarda yaşanan ve yıllar sonra itirafları gelen rüşvet ve hilelerle masum ve adaletli bir rekabet içinde olunmadığını görüyoruz. Bunlar biraz daha global ve büyük işler; ama en azından kendi içimizdeki şu suni sıkıntıyı yaşamayabilirdik; çok daha güzel ve örnek bir devir teslimi yaşatabilirdik. Ne yapalım, kibir ve ego galip gelince olmuyor.

Not: Çarşamba günü eski teknik direktörlerden Ümit Kayıhan’ın ölüm haberini aldım; çok üzüldüm. Müthiş bir teknik direktördü diyemem; hep orta sıra takımlarında vasat bir performansı vardı ama spor camiası için çok iyi ve kaliteli bir insandı. Kendisini herkes severdi. Allah rahmet eylesin.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.