Uzmanlardan uyarı; teknoloji bağımlısı olmayın

EGE Üniversitesi Bağımlılık Araştırma Merkezi (EGEBAM) Müdürü Prof. Dr. Zeki Yüncü, salgın nedeniyle evde geçirilen zamanda teknoloji ve internet kullanımının arttığını söyledi. Teknolojinin bu süreçte hem olumlu hem olumsuz etkileri olduğunu belirten Prof. Dr. Yüncü, "Biz teknolojik aletleri kullanırsak, bunda bir sorun yok. Ancak teknoloji aletleri bizi kullanmaya başlıyorsa bunda bir sorun var" dedi.

Uzmanlardan uyarı; teknoloji bağımlısı olmayın

EGE Üniversitesi Bağımlılık Araştırma Merkezi (EGEBAM) Müdürü Prof. Dr. Zeki Yüncü, salgın nedeniyle evde geçirilen zamanda teknoloji ve internet kullanımının arttığını söyledi. Teknolojinin bu süreçte hem olumlu hem olumsuz etkileri olduğunu belirten Prof. Dr. Yüncü, "Biz teknolojik aletleri kullanırsak, bunda bir sorun yok. Ancak teknoloji aletleri bizi kullanmaya başlıyorsa bunda bir sorun var" dedi.

22 Mayıs 2020 Cuma 09:25
Uzmanlardan uyarı; teknoloji bağımlısı olmayın

Koronavirüs salgınına yönelik alınan tedbirler kapsamında uzmanların 'Evde kal' çağrılarına uyan vatandaşlar teknoloji ve internet kullanımına yöneldi. Online alışveriş, sosyal medya kullanımı ve dijital platformlarda oynanan oyunlarda artış yaşanırken, bu durum teknolojinin yararlı ve zararlı etkilerini tekrar gündeme getirdi. Teknolojinin bu süreçte hem olumlu hem olumsuz etkileri olabileceğini söyleyen Ege Üniversitesi Bağımlılık Araştırma Merkezi (EGEBAM) Müdürü Prof. Dr. Zeki Yüncü, "Çok fazla sayıda bilgisayar teknolojilerini kullanmaya başladık. Eskiden yapmadığımız kadar fazla miktarda alışveriş yapıyoruz. Eskiden yapmadığımız kadar görüntülü görüşmeler yapıyoruz. Yaşlılarımızın hepsi evde ve biz sadece görüntülü konuşarak onları görebiliyoruz. Dolayısıyla şu anda teknolojik alet kullanmaktan başka yolumuz yok. Online eğitim sayesinde çocuklar eğitime devam edebiliyor. Bunlar bu dönemde teknolojinin yararlarını bize hatırlattı. Yine de bunun tam tersi olarak, hayatın merkezi teknoloji değil. Diğer aktivitelerin unutulması teknolojinin kötü kullanıldığı anlamına geliyor. Biz teknolojik aletleri kullanırsak, bunda bir sorun yok. Ancak teknoloji aletleri bizi kullanmaya başlıyorsa bunda bir sorun var" dedi.

'Zamanı verimli kullanmalıyız'

Birçok kişinin vaktini evde geçirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yüncü, "Bakanlığın aldığı önlemler, sağlık çalışanlarının katkısı ve halkın özverisiyle diğer ülkelerde görülmediği oranda hızlı bir iyileşme sürecine girmiş bulunuyoruz. Bu noktada hepimizin evde kaldığı şu günlerde internet ve teknoloji kullanımına hiç olmadığından daha fazla düşkün olduk. Çocukların çok büyük bir bölümü de Milli Eğitim Bakanlığı'nın aldığı hızlı önlem sayesinde uzun süredir evlerdeler. Çocuklarımız teknolojiye yatkın ve teknolojiyi iyi kullanıyorlar. Çok hızlı bir şekilde Milli Eğitim Bakanlığı'nın online ve offline eğitim sistemlerine adapte oldular ve eğitimden geri kalmadılar. Teknolojinin bu kadar canlı olduğu bir dönemde teknolojinin olumsuz kullanımlarını da görüyoruz, ancak olumlu kullanımını göz ardı edemeyiz. 'Evde kal' çağrısının ne kadar süreyle devam edeceği henüz belli değil. Bu noktada biz hem erişkinler için hem de çocuklarımız için gündelik program yapmak durumundayız. Eğer bu programı iyi bir şekilde oturtabilirsek kişiler evde kaldığı zamanı daha verimli geçirecektir" diye konuştu.

'Teknolojinin müşterisi olmalı, kullanılananı olmamalıyız'

Ne kadar süreyle teknolojik aletlerin kullanılması gerektiği konusunda da açıklama yapan Prof. Dr. Yüncü, "Bu noktada belli bir saat vermek mümkün değil ancak çocukların arkadaş bağını güçlendirmek adına görüntülü konuşma programların aileler tarafından desteklenmesini öneriyorum. Çocukların sosyalleşmesi adına önemli bir nokta. Aksi takdirde çocuklar içe dönük olarak yetişeceklerdir. Günümüzü iyi planlamamız gerekiyor. Gün planlaması içinde önceliklerin belirlenmesi gerekiyor. Hayatın merkezi teknoloji değil. Hayatın merkezi kendileri, işleri ver sosyal ilişkileridir ancak bu merkezde teknolojilerin de yerinin olması gerektiği düşüncesindeyim. Bizim aklımızı ve duygularımızı kullanarak teknolojik sistemin müşterisi olmamız, kullanılanı olmamamız gerekiyor. Burada kişinin günlük planını iyi yapması gerektiği devreye giriyor. Küçük hobileri olmalı veya edinmeliler. Dijital programların varlığı yetişkinleri yoğun miktarda televizyon seyretmeye itti. Bundan kendimizi korumamız gerekiyor" dedi.

'Zamanımın çoğu bilgisayar başında geçiyor'

Uzmanların çağrılarına uyum sağlayarak evde kaldığını söyleyen Can Erten, "Bugün son bir aydır ilk defa dışarı çıktım. Normalde de danışmanlık sektöründe olduğum için evden çalışan birisiyim. Zamanımın çoğu bilgisayar başında geçiyor. Bu ara telefonda da çok geçiyor. Telefon konuşmaları yapıyorum arkadaşlarımla ve ailemle internet üzerinden sohbet ediyorum. Sosyal medyayı çok kullanmıyorum ama onun haricinde pek çok platformu kullanıyorum. İnternet üzerinden alışveriş yapıyorum. Teknolojiyi kötüye kullanmamak için biraz dikkat etmeye çalışıyorum. Uyandığım ilk 1 veya 1,5 saat telefona bakmamaya çalışıyorum. Çok uzun süreler kaldığımı düşünürsem kapatıp en azından yarım saat yerine koyuyorum" diye konuştu.

'Bütün gün telefonlayım'

Son dönemde interneti çok fazla kullandığını söyleyen Hasret Başak ise, "Şu anda çok daha fazla interneti kullanıyoruz. İnternette geziyoruz, bol bol alışveriş yapıyoruz. Ucuz ürünleri gördük mü alıyoruz ve kargo eve geliyor. Sosyal medya kullanımım arttı. Bütün günümü telefonla geçiriyorum. Gün içinde sadece yemek yapıyorum onun haricinde bütün gün telefonlayım. Evde kaldığımızda canımız sıkılıyor" dedi.

İnternette çok fazla vakit geçirdiğini söyleyen Ali Sevim de, "İnternetten genelde film izliyoruz, oyun oynuyoruz, alışveriş yapıyoruz. Dışarı çıkamadığımız için internette vakit geçiriyoruz. Evde olduğum günlerde 12 saatimi internete ayırdığımı söyleyebilirim. Film izlemeyi çok sevdiğim için oldukça fazla film izliyorum. Kızımla birlikte internet üzerinden oyunlar oynuyoruz" diye konuştu.

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.