Okullarda Covid-19 riski en yüksek nokta; tuvaletler

ANKARA'da mekanik sistemler uzmanı makine mühendisi Filiz Pehlivan, Avrupa Isıtma Havalandırma Dernekleri Federasyonu'nun okul binaları için hazırladığı Covid-19 rehberindeki kuralları Türkçe'ye çevirdi.

Okullarda Covid-19 riski en yüksek nokta; tuvaletler

ANKARA'da mekanik sistemler uzmanı makine mühendisi Filiz Pehlivan, Avrupa Isıtma Havalandırma Dernekleri Federasyonu'nun okul binaları için hazırladığı Covid-19 rehberindeki kuralları Türkçe'ye çevirdi.

18 Ekim 2020 Pazar 10:17
Okullarda Covid-19 riski en yüksek nokta; tuvaletler

Pehlivan, "Çocuklarımız tuvalette maskelerini çıkarmayacaklar ve kesinlikle armatürlere eğer fotoselli değilse dokunmayacaklar, muslukları peçeteyle kapatacaklar, oradaki her türlü dokunma noktası risk taşıyor. Tuvaletler koronavirüsün yayılması açısından en sıcak nokta" dedi.

Avrupa Isıtma Havalandırma Dernekleri Federasyonu'nun okul binaları için hazırladığı Covid-19 rehberindeki kuralları Türkçe'ye çeviren, mekanik sistemler uzmanı makine mühendisi Filiz Pehlivan, okullarda öğrencileri bekleyen risklere dikkat çekti. Koronavirüs yayılma yollarının özetlendiği rehberde konunun okuldaki sıhhi tesisat ve havalandırma sistemleri açısından değerlendirildiğini belirten Pehlivan, "Rehberde ne diyor? 'Lütfen her bir tuvalette çocuklar için klozetlerin üzerine klozet kapağını kapatıp daha sonra sifona basın' talimatı yazın. 'Muslukları fotoselli yapın'. Yani çocuklar musluğa dokunmasınlar, ellerini altına koydukları anda su aksın. Biliyorsunuz bu aslında bizim rehberlerimizde de var. Alışveriş merkezleri için ya da ofisler için gerçekten gerekli olan ve rehberde de şart koşulan konudur bu ama maalesef okullar için böyle bir şartı göremiyoruz. Buna dikkat çekmek lazım" dedi.

'Tuvalette maske çıkarılmamalı, musluğa dokunulmamalı'

Hastanelerin tuvaletleri ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda, tuvaletlerdeki Covid-19 virüsü oranının normal odalara göre çok daha üst düzeyde bulunduğunu kaydeden Pehlivan, "Yani tuvaletler gerçekten bizim 'sıcak nokta' dediğimiz yerler ki bunlar da özellikle altını çizmiş. Tuvaletlerde varsa mekanik havalandırma yani fanlı sistemlerinizi 7 gün 24 saat çalıştırın. Fan çalışırken de tuvalet pencerelerini kapatın ters akım yaratmamak için. Eğer mekanik havalandırma da yoksa muhakkak tuvalet pencerelerini devamlı açık tutacaksınız ama önerilen mekanik havalandırma yapmak tuvaletlere. İnanın bunlar da çok basit, çok cüzi rakamlara yapılabilecek şeyler. Yani bir pencerenin üzerine koyulacak fan pek çok riski bertaraf edebilir. Tuvalette de çocuklarımız maskelerini çıkarmayacaklar ve kesinlikle armatürlere eğer fotoselli değilse dokunmayacaklar, muslukları peçeteyle kapatacaklar mesela. Yani oradaki her türlü dokunma noktası risk taşıyor. Tuvaletler koronavirüsün yayılması açısından en sıcak nokta" diye konuştu.

'Sınıflardaki karbondioksit oranı ölçülmeli'

Makine mühendisi Pehlivan, rehberin, sınıflardaki karbondioksit seviyesinin kontrol edilmesinin önemine de işaret ettiğini belirterek, "Sınıfların karbondioksit seviyesini ölçmek gerekiyor. Karbondioksit seviyesiyle siz o sınıftaki havanın kirlenip kirlenmediğini, mikroorganizma üreyip üremediğini kontrol edebilirsiniz. Şimdi bakın normal şartlarda bile karbondioksit miktarları 1000 ppm dediğimiz değerin üzerine çıktığı zaman sınıflarda öğrenciler derse konsantre olamıyor, derse katkısı azalıyor, bunlar bilimsel çalışmalarla belirlenmiş. Ve şu da ölçümlenmiş ki normal havalandırması olmayan sınıflarda karbondioksit değerleri 1500 ile 3 bin ppm arasında değişiyor ve böyle kirli bir ortamda her türlü enfeksiyona açık olunabiliyor, mikroorganizmalar üreyebiliyor" dedi. 

'Kış aylarında mekanik havalandırma şart'

Sınıfları havalandırmanın virüsün yayılmasını engellemedeki kritik öneminin altını çizen Filiz Pehlivan, özellikle kış aylarında havalandırmanın çok daha önemli hale geleceğini dile getirdi. Pehlivan, şunları kaydetti:

"Şimdi biz diyoruz ki 'Pencereler devamlı açık kalsın' hatta mekanik havalandırma olduğunda bile pencereler açık kalsın. Bu durumda kış şartlarında hem çocuklarımızı üşütmemek hem de sınıfı havalandırmak zorundayız. Bu noktada tıkanıyoruz. O nedenle mekanik havalandırma yapılması gerektiğinin altını çiziyoruz. Yani bu yapılabilir, yapılası bir şeydir. Bunu yapamadığımız zaman sınıftaki bir çocuğun bütün sınıfa bulaştırma riski var. Yani bundan daha büyük bir risk olabilir mi? Çünkü pencereleri devamlı açık tutmak mümkün olmayacak, çoğu ilimizde dış ortam şartları müsait olmadığı için bu nedenle ya pencereler en azından yarım şekilde devamlı açık olacak ya da bu sınıflara mekanik havalandırma desteği sağlayacağız."

'Isı geri kazanım cihazı ile havalandırma yapılabilir'

Filiz Pehlivan, salgının yayılmasını engellemek için ortam sıcaklığının 22 derecenin üzerinde ve bağıl nem oranının yüzde 40 ile 60 arasında olması gerektiğini belirterek, sınıflara taze hava girişinin sağlanabilmesi için şu öneride bulundu:

"Virüsün etkisini azaltmak için ortam şartını bir kere sıcaklık ve nem ile kontrol etmeniz gerekiyor ve ortamdaki taze hava miktarını da sağlamanız gerekiyor. Ben ne yaptım buraya, bir ısı geri kazanım cihazı yerleştirdim. Ortam havasını, pis havasını emerken dışarı atıyorum. Dışarıdan aldığım taze havayı da ortama basıyorum. Burada belirlediğim kapasiteler de o sınıfın alanına ve ortamda kaç öğrenci bulunabileceğine göre belirlenmiş bir hava debisi. Nasıl bir rakam verebilirim? Mesela 5 bin lira ile 10 bin lira arasında bir sınıfın maliyeti değişebilir, diye düşünüyorum. Tabi ki buna devletin yol göstermesi, bir seferberlik başlatılmasıyla çok daha uygun rakamlara da yapılabilir."

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.