Abdullah Eraslan
Abdullah Eraslan
Yazarın Makaleleri
Hüzün ki en çok yakışandır bize
Bazen kendimi çok ama çok eskilerde yaşıyormuş gibi hissediyorum.  Sonbahar geldi. Tatlı, üşütmeyen  rüzgarla doldu bahçeler.  Sabahları ısıran soğuğu saymazsak tabi. Uzun ve zorlu geçecek bir kışa bütün hazırlığını...
İnsanlar, köpekler ve yalnızlık
Söylenmiş tüm distopyaların gerçekleştiği bir çağda yaşamak bizim şanssızlığımızmış. Büyük bir yalnızlığımız varmış bizim. Kimselerin görmediği; görse de aldırmadı yalnızlığımızın içinde kaybolup gitmişiz. Büyük birader...
Keller ve fodullar
Hem kel hem fodul deyimi hiçbir yeteneği olmayan ama üstünlük taslayanlar için kullanılıyor. Çevremde sıkça gördüğüm bu durum üstüne birkaç cümle kurmak istedim; bu yazının bir benzerini de ‘' Bay Hödük'' başlığıyla...
Fotoğraf ve ayrılık
Sözcüklerin sözlüklerde açıklanan anlamlarından daha da fazlasını barındırdığını düşünüyorum. Örneğin benim için fotoğraf sözcüğü bunlardan biri. Kaç gündür aklımda yeni tanımları dolaşıyor. Diyorum ki kendi kendime; ‘'açıp...
Yedi yaşında öleceğini bilmek
Hayat içinde binlerce öyküye can vererek akıp gidiyor. Bilmediğimiz, duyunca içimizi yakan öyküler ya da hayatlardan birinden söz edeceğim size. Kas erimesi; DMD (Duchene Muscular Distrofi) berbat kalıtsal bir hastalıktır ve tedavisi yoktur....
Yalan makinesine bağlanan bitkiler
Yalan makinesi elektrotlarla bağlandığı insanın çeşitli verilerini izler. Nabzını, elektriksel hareketlenmeleri ve tenindeki en düşük değişiklikleri bile izleyerek kalp elektrosuna benzeyen bir grafik oluşturur. Amaç sorulan sorular karşısında...
Cehennem başkalarıdır
Anne ne olur ölme! Bu cümleden daha acısını duydunuz mu ömrünüzde? On yaşındaki kız çocuğu eski kocası tarafından bıçaklanan, kan içinde kalmış annesine böyle yalvarıyordu. İzleyen her insanın içinde silinmez izler bıraktı o çığlık....
Talan
Benim kuşağımın şanssızlığıymış bu talan ikliminde yaşamak. Ömrümüzün her noktasından bazen sessizce, bazen haykırarak içimize sızıyor bu duygu. Dağlarımız talan ediliyor. Ormanlarımız, derelerimiz, topraklarımız kısacası hayatımız...
Kaz Dağları
Köleleşmek düşünme yeteneğinin yitirilmesiyle başlar. Bireyler; yorucu gelen düşünme/gerçekleri görme eyleminden uzaklaşarak biat ettikleri zümrenin, ideolojinin veya liderin söylediklerini tek gerçek kabul edip bu bağlamda sorumluluk almadan...
Hektor, Fatih Sultan Mehmet, Mustafa Kemal Atatürk
Bu topraklar hiç böyle zulüm gördü mü? Ordularıyla üzerinde yaşadığımız toprakları yağmalamaya gelenlerle; siyanürle altın çıkaracağım diyerek ormanlarımızı yok edip, sularımızı zehirleyecek olanlar aynı yağmacılar değil mi?...
Korku
Önce üç çocuğun hamile bir kediyi köpeklerine parçalattıklarını okuduk. Gözlerimize, aklımıza, hayatımıza sokulan bu vahşet karşısında çaresiz kaldık.   Çok üzüldük. Sonra o çocuklar bulundu.  On üç yaşındalar....
Siyanür: Miras iksiri
Çoğunuz buraları görmedi. Bilmiyorsunuz. Yarım yamalak bir şeyler duysanız da buralar için umurunuzda olmuyor.  Kuzey Ege diyen de var buralara; Batı Anadolu da. Tarih boyunca ele geçirilmek için en çok savaş yapılmış bir bölgedeyim....
İyileşmiyor işte dosta gösterilmeyen yara
Yaralanmamış insan var mıdır? Yarası kapanmış, tamamen kaybolmuş insan var mıdır? Sahip olduğumuzu sandığımız akıp giden zamanın; içinde yer aldığım bu evresinde bu iki soruyu düşünüyorum. Hatta yaralanmamış canlı var mıdır diyerek...
Bereketli topraklar
Bildiğim bir gerçekle yeniden karşılaştım; bereket ve Türkiye sözcükleri beraber kullanılmalı, birbirinden hiç ayrılmamalı. Önce hiç görmediğim Adıyaman'a gittim. Arkasından İstanbul - Bandırma üzerinden Çanakkale'ye döndüm....
Korkmuş bir köpek
Sabah saat on gibi bahçeye giderken yol üstünde yavru bir köpeğe rastladım. Açlıktan kurumuş; bir deri bir kemik kalmış acınacak bir durumdaydı. Birkaç saniyede aklımdan bunlar geçerken ağzında yaklaşık bir metrelik bir yılan olduğunu...
''Hayat: Baka baka eskittiğim fotoğraf''
Bu yazının başlığı beş sözcükten oluşan bir şiirdir ve beni çok etkileyen şiirlerden biridir. Yaşadığım yıllar boyunca an ve an gerçekleştiğine şahit olduğum bir durumdur.  Fotoğraf; ışıkla yazmak demekmiş. Temeli iki aşamalıdır...
Fındık
Elbet bilimsel olarak açıklanabilir yaşamımızda karşılaştığımız ne varsa ama ben açıklanamayan duygusallıkları daha çok seviyorum. Nedenini bilmek değil de gönlümüze bıraktığı his daha önemli sanki. Yaşam dediğimiz o büyülü...
Geç kalmış bayram yazısı
Hiç aklımda bu konuda yazmak yoktu. Bu bayram fark ettim ki annesiz ve babasız ilk bayramım bu. Babamı Kurban bayramının ikinci günü kaybettik; dokuz ay sonra; 9 Haziran 2018 tarihinde yani Ramazan bayramına yedi gün kala annemi kaybettik.  Onca...
Su
Bunca karmaşanın, sıkıntının, gelecek kaygısı yaratan sorunların arasından geçip giderken içimizi ısıtacak görüntüler, eylemlerle de karşılaşıyoruz. Cami şadırvanında abdest alırken iki kolu arasına girmiş sokak kedisine  avuçlarından...
Bilezik
Uzunca bir süre boyunca bu yazıyı yazmamak için oyalanılacak bir sürü iş; vakit geçirecek bir sürü uğraş buldum kendime. Yazmaya başlasam da içim bu konuda çok rahat değil.  Ama anlatmayı da çok istiyorum. Anne ve babamı peş peşe...
Kuzu
Yaşadıkça görmeye, öğrenmeye ve şaşırmaya devam ediyoruz. Hayat karşımıza çıkardıklarıyla anlamamızı ve içimizin sızlamasını her seferinde başarıyor. Yalnızlık sözcüğü bambaşka bir anlamla karşıma çıktı. Köyün içinden...
Aptallık ve cehalet yaşama ihanettir
Arıları öldürüp bereketin kalmadığından bahseden insanlar yüzünden yazıyorum bu yazıyı. Aptal olanlar mı daha tehlikeli; karanlık bir cehalete teslim olmuş değişmeyen ve değişime engel olan kitleler mi bilmiyorum? Aptallığın bir parça...
Herkes kendini bilir
Arif Damar anlatmıştı; hapishane anılarında. Aynı koğuşta kalan ama hiç kimseyle tek kelime konuşmayan yaşlıca mahkum durup dururken ayağa fırlar ‘'herkes kendini bilir'' diye bağırırmış. Hiç konuşmayan bir insanın sadece...
'Benim ülkemde din, dil ırk ayrımı yoktur'
Bizim kahramanlarımız, bizim güzel ve onurlu insanlarımız hiçbir zaman anlatılmayacak. Ne dünyadan birileri ne de bizler tam olarak öğrenebileceğiz. Bir gazetenin bilmem kaçıncı sayfasında 60 yıl öncesinden bir hikaye gibi duracak hayatlar....