Abdullah Eraslan
Abdullah Eraslan
Yazarın Makaleleri
Dostluk, arkadaşlık, kardeşlik
1789 Fransız devriminin sloganı ''özgürlük, eşitlik, kardeşlik'' gibi oldu bu yazının başlığı.  Bence yakıştı da. Çünkü bu çağda dostluk ve arkadaşlık kurmak devrim yapmak kadar zor artık. İki tarih arasındaki...
Acı kalıtsaldır
Zaman akıp gidiyor. Sahip olduğunuz her şey anıya dönüşüyor. İlk aşkınız, aylarca para biriktirerek aldığınız fotoğraf makinesi ve onunla çektiğiniz ilk fotoğraf anı oluyor. Anneniz, babanız anı oluyor. Yaşadığınız ne varsa bir...
Arılar, dağ görgüsü, Hüseyin ve doğu
49 yıllık yaşamım boyunca gördüğüm tek mucizeden, arılardan söz etmek istiyorum sizlere. Bu günden birkaç yıl önce arıları bildiğimi zannediyordum. Bir sürü kaynak okumuştum arılar hakkında. Belgeseller seyretmiştim. Bir sene öncesine...
Sarı ikili
Sanırım bundan beş ya da altı yıl kadar önceydi. Saat gece yarısını çoktan geçmiş. Birkaç saat sonra güneş doğacak. Mecidiyeköy'den Şişli'ye doğru yürüyorum. Gündüzün o farkında olmaz kalabalığı kalmamış. Trafik ışıkları...
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
İkinci dünya savaşından sonra yaratılan refah ortamı bitmek üzere. Dünya; yeni bir paylaşım savaşına başladı. Belki de bu dönemin savaşı enerji, su ve gıda üzerinden yürüyecek. Yaratılan refah dönemi nedeniyle dünya nüfusu patlama...
Uber, sarı taksi  ve komünizm
    Evet itiraf ediyorum başlıktaki ''kominizm'' terimi sizin dikkatinizi çekmek için benim seçtiğim sözcük ama emin olun konuyla asla ilgisiz değil. Hatta konunun özü gibi. Sizlere sarı taksilerden vazgeçme...
Savaş, bahar ve uçurtmalar
Bir bahara daha kovuştuk. Sıkıcı ve gri kış günlerinden sonra çiçeklere ve renkli yağmurlara çıktı yolumuz. İçimiz ışıkla, oksijenle, çiçek kokularıyla doluyor. Daha bu gün baktım arılarıma. Çıkmışlar dışarı yavruları için...
Hepimiz bir çocuğun rüyasıyız
Uzun zamandır tanımadığım, ilk defa geldiğim bir kentin sokaklarında dolaşır gibiyim hangi sokağa girsem. İçimde anlatması zor ve durmadan büyüyen sıkıntı. Nereye gitsem bu iç sıkıntısı benimle geliyor. Her an kötü bir olay yaşayıp...
Zeytin ağacı insanı  utandırmak için var
Size bu yazıyı yeşil sularına yağmur damlaları düşen bir gölün kenarından yazıyorum. Ne zamandır aklımdaydı zeytin ağaçları hakkında yazmak. Bugün yağmur yağarken, kimselerin olmadığı uzak bir tepenin üzerinde zeytin ağaçları...
Bu bahar kaç cemre düşecek?
Kor durumunda ateşmiş cemre. Öyle tanımlanıyor sözlüklerde. İlkbahar başlangıcında yedişer gün arayla havada, suda, toprakta meydana gelecek sıcaklık artışıymış. Türk-Altay kültüründe ve mitolojisinde ''imre'' diyorlar....
Yangın
Yanı başımızdan akıp giden, farkında olmadığımız milyonlarca hayat var. Etrafımızı saran hava gibi ama bizler farkında değiliz.  O hayatlardan elimize, yüzümüze bulaşan; ruhumuza sinen acılar, hüzünler, çaresizlikler kalıyor bizlere....
Bay hödük
Biliyorum bunca hödük arasında yaşayarak böyle bir yazıyı yazmak zül gelir insana.  Şöyle tanımlanıyor hödük sıfatı;  ''anlayışı kıt, aptal, görgüsüz, kaba saba (kimse)'' Bu ülkenin sorunu ne geri kalmışlık,...
Yolculuk
Yolculuk hep heyecanlandırır beni. Defalarca aynı yolu gitmiş olsam da her seferinde aynı kıpırtıyı duyarım içimde. Gözüme uyku girmez. Ve hep  güneş doğmadan çıkarım yola. Güneşin doğumunu yolun üstünde karşılamak için. Belki...
Sevdiğim insanlara  kızabilirdim...
''Sevdiğim insanlara kızabilirdim, Eğer sevmek bana mahzun durmayı öğretmeseydi.''     Kaç gün oldu boş boş baktım önümdeki bilgisayarın ekranına. Aklımda onlarca konu olmasına, söylemek istediğim onlarca...
Huzur apartmanı
Huzur sözcüğünü Türk Dil Kurumu '' Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç'' olarak tanımlıyor. Ancak huzursuz olduğunuzda önemi kat kat artan; anlamı derinleşen bir sözcük. Gündelik yaşamın içinde...
İnsan kalma çalışmaları
Yeni bir yıla gireli yedi gün oldu. Bitirilen her yılın ardından galiba hepimiz bir hesaplaşma yaşıyoruz. İyisiyle, kötüsüyle, yapmak istediklerimiz ve yapamadıklarımız arasında. Belki de hepimiz istediklerimizden yapabildiklerimizi çıkarınca...