Abdullah Eraslan
Abdullah Eraslan
Yazarın Makaleleri
Sibel, köfte ekmek, cop
Cebinde bir lira kırk kuruşu kaldığını ve aç olduğunu söyleyen üniversite öğrencisi Sibel Ünli intihar etti. Ailesinden gelen para belediye otobüsüne binip okula gitmeye yetmediği için kredi ve yurtlar kurumunun yurdundan sadece sınav zamanı...
3.Dünya Savaşı
Hani gelenektir her yeni yılda umut dolu bir ilk hafta geçirilir. Bu sene ona da fırsat vermediler. Daha üçüncü günde her şey allak bullak oldu. Televizyonlar, sosyal medya; ‘'SAVAŞ! SAVAŞ!'' diye bağırmaya çoktan başladı....
Anı
İnsanın bazı anlarında hücreleri dağılıp yok oluyor sadece anılardan oluşmuş bir canlıya dönüşüyor. Yıllar öncesinden görüntüler doluyor aklına. Akşamüstlerine, kuşluk vakitlerine, saat kaç sorularına dönüşüyor insan. Dağılan...
Yağmur beklemek
‘'Beklemek gövde kazanması zamanın'' demişti Cemal Süreya; sanırım  hepimiz bir şeyler bekliyoruz bugünlerde. Ben bir yağmur bekliyorum. İçimizde, aklımızda demirden bir gülle gibi duran ne varsa eritip yok edecek, yıkayıp...
Hepimiz bir gün katil olacağız
Bu yazıyı ellili yaşlarda bir adamın market veya bakkal gibi bir yerde dört yaşlarında bir kız çocuğunu taciz ederken çekilmiş görüntülerini izledikten sonra büyük bir öfkeyle yazıyorum. Daha doğrusu yazmaya çalışıyorum. Kafamın içinde...
Ağaçların uykusu
Kış gelmiyor. Bu gün 29 Kasım 2019 Aralık ayına bir gün kaldı ama hala kış gelmedi. Bu durumun ne denli büyük bir sorun olduğunun farkında mısınız? Ağaçlar uyumadı, hatta bazıları yeniden çiçek açtı. Küresel ısınmadan dolayı...
Karanlık
Her yerden sızıyor ruhumuza. Kapı altlarından, en ince aralıklardan sızıyor karanlık.  Azıcık nefes almak için çıktığımız pencereler koyu, çok koyu bir karanlıkla karşılıyor bizi. Sanki karanlık güçlü elleriyle hepimizin birden...
Yeniden tarım ile kalkınma
İnanıyorum ki doğru bir tarım politikasıyla yirmi yıl içinde Türkiye bambaşka bir yere gelebilir. Kendini ‘'gelişmiş'' diye adlandıran bence gelişmemiş sadece zengin diyebileceğimiz ülkeler onca teknolojiye, fabrikalara, limanlara,...
Erozyon
Biz hayatı yeni yeni görmeye ve algılamaya başladığımızda çevremizdeki bir çok insanın yüzü ve ahlakı, içinde yaşadığımız toplumun kültürü tıpkı verimli topraklarımız gibi çoktan erozyona uğrayıp bir bilinmezliğe akıp gitmişti....
Kırma Zeytin
Bu günler kırma zeytin yapmanın tam zamanı. Bir ay kadar oldu salça zamanı geçeli. Koca koca kazanlar kurdu insanlar sokaklara. Odun ateşinde salça kaynattılar. İnsanların çocukluklarını anımsayarak yedikleri salçalı ekmekleri anlattıklarını...
Hüzün ki en çok yakışandır bize
Bazen kendimi çok ama çok eskilerde yaşıyormuş gibi hissediyorum.  Sonbahar geldi. Tatlı, üşütmeyen  rüzgarla doldu bahçeler.  Sabahları ısıran soğuğu saymazsak tabi. Uzun ve zorlu geçecek bir kışa bütün hazırlığını...
İnsanlar, köpekler ve yalnızlık
Söylenmiş tüm distopyaların gerçekleştiği bir çağda yaşamak bizim şanssızlığımızmış. Büyük bir yalnızlığımız varmış bizim. Kimselerin görmediği; görse de aldırmadı yalnızlığımızın içinde kaybolup gitmişiz. Büyük birader...
Keller ve fodullar
Hem kel hem fodul deyimi hiçbir yeteneği olmayan ama üstünlük taslayanlar için kullanılıyor. Çevremde sıkça gördüğüm bu durum üstüne birkaç cümle kurmak istedim; bu yazının bir benzerini de ‘' Bay Hödük'' başlığıyla...
Fotoğraf ve ayrılık
Sözcüklerin sözlüklerde açıklanan anlamlarından daha da fazlasını barındırdığını düşünüyorum. Örneğin benim için fotoğraf sözcüğü bunlardan biri. Kaç gündür aklımda yeni tanımları dolaşıyor. Diyorum ki kendi kendime; ‘'açıp...
Yedi yaşında öleceğini bilmek
Hayat içinde binlerce öyküye can vererek akıp gidiyor. Bilmediğimiz, duyunca içimizi yakan öyküler ya da hayatlardan birinden söz edeceğim size. Kas erimesi; DMD (Duchene Muscular Distrofi) berbat kalıtsal bir hastalıktır ve tedavisi yoktur....
Yalan makinesine bağlanan bitkiler
Yalan makinesi elektrotlarla bağlandığı insanın çeşitli verilerini izler. Nabzını, elektriksel hareketlenmeleri ve tenindeki en düşük değişiklikleri bile izleyerek kalp elektrosuna benzeyen bir grafik oluşturur. Amaç sorulan sorular karşısında...
Cehennem başkalarıdır
Anne ne olur ölme! Bu cümleden daha acısını duydunuz mu ömrünüzde? On yaşındaki kız çocuğu eski kocası tarafından bıçaklanan, kan içinde kalmış annesine böyle yalvarıyordu. İzleyen her insanın içinde silinmez izler bıraktı o çığlık....
Talan
Benim kuşağımın şanssızlığıymış bu talan ikliminde yaşamak. Ömrümüzün her noktasından bazen sessizce, bazen haykırarak içimize sızıyor bu duygu. Dağlarımız talan ediliyor. Ormanlarımız, derelerimiz, topraklarımız kısacası hayatımız...
Kaz Dağları
Köleleşmek düşünme yeteneğinin yitirilmesiyle başlar. Bireyler; yorucu gelen düşünme/gerçekleri görme eyleminden uzaklaşarak biat ettikleri zümrenin, ideolojinin veya liderin söylediklerini tek gerçek kabul edip bu bağlamda sorumluluk almadan...
Hektor, Fatih Sultan Mehmet, Mustafa Kemal Atatürk
Bu topraklar hiç böyle zulüm gördü mü? Ordularıyla üzerinde yaşadığımız toprakları yağmalamaya gelenlerle; siyanürle altın çıkaracağım diyerek ormanlarımızı yok edip, sularımızı zehirleyecek olanlar aynı yağmacılar değil mi?...
Korku
Önce üç çocuğun hamile bir kediyi köpeklerine parçalattıklarını okuduk. Gözlerimize, aklımıza, hayatımıza sokulan bu vahşet karşısında çaresiz kaldık.   Çok üzüldük. Sonra o çocuklar bulundu.  On üç yaşındalar....
Siyanür: Miras iksiri
Çoğunuz buraları görmedi. Bilmiyorsunuz. Yarım yamalak bir şeyler duysanız da buralar için umurunuzda olmuyor.  Kuzey Ege diyen de var buralara; Batı Anadolu da. Tarih boyunca ele geçirilmek için en çok savaş yapılmış bir bölgedeyim....
İyileşmiyor işte dosta gösterilmeyen yara
Yaralanmamış insan var mıdır? Yarası kapanmış, tamamen kaybolmuş insan var mıdır? Sahip olduğumuzu sandığımız akıp giden zamanın; içinde yer aldığım bu evresinde bu iki soruyu düşünüyorum. Hatta yaralanmamış canlı var mıdır diyerek...
Bereketli topraklar
Bildiğim bir gerçekle yeniden karşılaştım; bereket ve Türkiye sözcükleri beraber kullanılmalı, birbirinden hiç ayrılmamalı. Önce hiç görmediğim Adıyaman'a gittim. Arkasından İstanbul - Bandırma üzerinden Çanakkale'ye döndüm....