Popüler diyetler doğru diyet değil

Bir yandan Nişantaşı'nda açtığı ofisinde mesleğini sürdüren, diğer yandan bir üniversitede ders veren Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak, kilo sorunu olanlara önemli tavsiyelerde bulunuyor. Ak, "Pazartesi diyete başlıyorum deyip Salı günü bozmayın. Moda diyetleri bir kenara bırakın. Diyet kişiye göre olmalı" diyor.

Kadın Kadına köşemin bu haftaki konuğu Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak. 2007 Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü mezunu olan Ak, yüksek lisans ve doktora programlarını da tamamlayarak, akademik kariyerini taçlandırmış. Şimdilerde Nişantaşı'nda açtığı Moso Diyet ve Beslenme Danışmanlığı ofisinde mesleğini sürdüren Ak, aynı zamanda özel bir üniversitede de akademisyen olarak ders veriyor. Hem akademik hayatta, hem de ofis ve kurumsal hayatta deneyim sahibi olan Ak, bugüne dek pek çok kişinin hayatına dokunmayı başarmış. Şirketi ile aynı ismi taşıyan Moso bitkisinin 5 yıl toprak altında kalarak bir anda büyümesi ile kendisini özdeşleştiren Ak, yeni ve sağlıklı bir hayatın en büyük mottosu olduğunu söylüyor. Bugüne dek çok çalışarak istediklerini başaran ve her zaman hayallerinin peşinden giden Ak, tutkulu bir şekilde mesleğini anlatırken gözlerinin içi gülüyor.

- Moso ismi nereden geliyor?

"Uzakdoğu'da yetişen Moso ağacı tam 5 yıl boyunca hiçbir şekilde büyümüyor ve bir anda 27 metrelik boya ulaşıyor. Sabırla beklediği 5 yıl boyunca toprağa köklerini güçlü bir şekilde salan Moso ağacı da benim hikayeme çok benzediği için şirketimde de bu ismi kullanmak istedim. Ben de 5 yıl boyunca çeşitli yerlerde çalışıp en sonunda kendi işimi kurdum ve özdeşleştiğim bu bitkiye de bu ismi vermeyi uygun buldum."

- Eğitmen, araştırmacı, çevirmen, yazar ve beslenme danışmanı olarak çalışıyorsunuz, öncelikle bu işlere nasıl yetiştiğinizi merak ediyorum, enerjinizi nereden buluyorsunuz?

DENGELİ BESLENME ŞART

"Kesinlikle iyi beslenmeden kaynaklanıyor. İş hayatında çoğumuz dengeli beslenmeyi bir kenara atıyoruz. Çalıştığım çok farklı meslek gruplarının tek ortak özellikleri kötü beslenmeleri olarak göze çarpıyor. Her zaman yetiştirmemiz gereken işler olduğu için, bilgisayar başında yemek yiyoruz ve öğün atlıyoruz. Beslenmenin duygular üzerindeki etkisi kanıtlandığı için, ben elimden geldiğince dengeli besleniyorum ve enerjimi de buna borçluyum."

- Kimlere ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

"Kilo alma, verme, koruma, sağlıklı beslenmeyi öğrenme, sporcu beslenmesi, çocuklukta, ergenlikte, gebelikte, menopozda beslenmenin yanı sıra gruplara özel eğitim ve seminerler, medya ürün ve menü danışmanlığı gibi hizmetler veriyoruz. Dergi ve gazetelerde yazılarım yayınlanıyor, seminerlere konuşmacı olarak katılıyorum, ders veriyorum. Tüm bunlar beni besliyor, geliştiriyor." 

KENDİNİZİ KANDIRMAYIN

- Her Pazartesi diyete başlayıp Salı günü bırakanlara neler tavsiye edersiniz?

"Günümüzün en popüler arkadaşlık muhabbetlerinden birisidir. İki üç arkadaş bir araya geldiğinde konu döner dolaşır, fazla kilolara gelir ve ilk Pazartesi günü diyet yapmak üzere anlaşılır ancak Salı günü diyet mutlaka bozulur. Bunu kesinlikle önermiyorum çünkü her işte olduğu gibi diyette de süreklilik çok önemli."

- Hayallerinizi yaşadığınızı her röportajınızda söylüyorsunuz, bu nasıl bir duygu?

"Çok şükür hayal ettiğim yerdeyim ve bu bana oldukça keyif veriyor. Her zaman kendimi nasıl geliştireceğimin peşine düştüm. Farklı alanlarda çalışmak beni oldukça besliyor, günün sonunda hayallerimi gerçekleştirmiş olmanın rahatlığı ile başımı yastığa koyuyorum."

- Geçtiğimiz aylarda ilk kitabınız Fit Smoothie yayınlandı, bu kitabınız ne anlatıyor? Önümüzdeki günlerde yeni kitap projeniz var mı?

"Kitapta vücudunuz için fayda sağlayacak, besleyici, işlevsel ve lezzetli smoothieler tariflerini yazdım ve süper besin olarak bunları okuyucuya sundum. Sağlıklı ve hafif beslenmek isteyenler, yeterli ve dengeli ve sindirimi destekleyerek formda kalmanıza yardımcı olacak, pratik 60 adet özgün tarif yazdım. Bedenini doğru besinlerle, ruhunu sevgiyle besleyen herkese şifa olsun. Yeni kitap projemde yemek ve diyet üstüne olacak, onun da hazırlıkları sürüyor."

KAHVALTI ATLANMAMALI

- Sağlıklı bir diyetin olmazsa olmaz noktaları neler?

"Öncelikle günümüz koşullarında, güne çok erken saatlerde başladığımız için kahvaltıyı atlıyoruz. Çoğumuz kahvaltıyı yolda poğaça, simit yiyerek geçiştiriyoruz. Güne bu kadar yağlı ve karbonhidratlı başlayınca öğle saatlerine doğru enerjimiz düşüyor.  Klasik Türk kahvaltısının diğer milletlere göre, oldukça dengeli olduğunu düşünüyorum. Onun dışında günde 2-3 litre su içilmesi gerekiyor.  Kahve ya da çay asla suyun yerini tutmaz, sindirim ve solunum sistemlerinin çalışması ve cildin güzelleşmesi için suyun tüketimi mutlaka arttırılmalıdır."

- Türkiye, Avrupa'da obezitede 1. oldu, bu durumda neler yapılmalı? Ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? 

"Türkiye, obezitede yüksek rakamlara ulaştı ve bu sorun çocukluk çağlarından başlıyor. Çocuklara erken yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme öğretilmeli. Ebeveynler, çocuklarının gelişim çağında olduklarını düşünerek, onlara sürekli hamur işleri, çikolatalar yediriyor. Çocuklarda dengeli beslenme çok önemli ve çocuklar sadece enerjilerini hamur işinden almıyor. Aileler, çocukların beslenmelerine dikkat ederse, obezite sorununun aşılacağını düşünüyorum."

POPÜLER DİYETLER DOĞRU DİYETLER DEĞİL

- Ünlüler tarafından modaya uygun olarak tanıtılan diyetlere yönelik neler söylemek istersiniz?

"Biz toplum olarak, ne popüler ise onu yapma eğilimindeyiz. Evet, ünlülerin verdiği diyet tarifleri ile kısa sürede sonuç alsak da uzun dönemde bu size ve bedeninize zarar verebilir. Modaya uygun diyet yapılmasını kesinlikle önermiyoruz, diyet kişiye özel olmalıdır. Kişi çok yağlı beslenmez ve şekerden uzak durup bunu da sporla desteklerse mutlaka kilo verir. Ayda 10-15 kilo verilmesi de riskli bir durum, vücudun dengesini bozmadan kilo verebilmek doğru bir adım olacaktır."

ÇALIŞAN KADININ ÖZGÜVENİ YÜKSEK OLUYOR

- Ülkemizin kanayan yarası kadına yönelik şiddete dair, neler söylemek istersiniz?

"Bu tarz olaylar, ülkemiz adına çok üzücü. Bu şiddet eğiliminin çocukluk çağlarından itibaren verilecek olan eğitimle düzeleceğine inanıyorum. Kadınların eğitimli ve özgüvenli olması şiddet olaylarını azaltacaktır. Bu olaylardaki cezai yaptırımların de yüksek olması gerekiyor."

- Kadınların çalışma hayatında daha aktif bir şekilde yer alabilmesi için neler yapılması gerekiyor?

"İşverenlerin kadın istihdamında çok güzel işlere imza attıklarını gördüğüm zaman, bu sayının artmasını temenni ediyorum. Kadınların bağımlılıklarının iş hayatında aktif oldukça azalması da bunun en güzel örneği. Çalışan kadının kendine güveni artar. Kadın çalışanlara yönelik çok güzel hibeler var ve bu tarz işler kadınların da yolunu açıyor. Kadınlar birbirlerini yüreklendirip cesaretlendirmeli ve hepimizin aynı tarafta olduğunu unutmamalıyız."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.