Nazım ile Piraye’nin tarihe geçmiş aşkının ve aşka aşık bir adamı hudutsuzca sevmenin romanı “Piraye’de Nazım Olmak”, yayınladığı ilk günden beri ilgiyle ve büyük bir beğeniyle okurlarıyla buluşuyor. Nazan Arısoy’un kaleme aldığı kitap, Dokuz Yayınları’ndan çıkan 121. basımıyla kitapçılarda.

Piraye’nin aşkının ederi, bedeli, limiti yoktu. Nazım’ın tüm aşk bedenlerine rağmen hayatındaki en saygın yürekli kadındı Piraye. Piraye, diğer kadınlar gibi sevgisini cömertçe göstermez, gerçek anlamıyla yaşatır, hissettirirdi.
Birliktelikleri boyunca bir kez bile “Seni seviyorum Nazım” cümlesini kurmamış ama Nazım’ın “Beni sevdiğini biliyorum” cümlesiyle sevgisini
ispatlamış saygın bir hanımefendiydi… Daima eşsiz üstat Nazım Hikmet’in ve onun kıymetli hayatına dokunan aşk kadınlarının konuşulduğu edebiyat ve sanat dünyasında aslında kimse bir kadın yüreğinden bakınca Nazım nasıl görünüyor konuşmadı. Hep anlatıldı, yorumlandı, bazen yargılandı, bazen imrenildi ve bazen kıskanıldı Piraye’nin Nazım’a olan aşkı… Peki o yüreğinde neler yaşadı? Piraye’ce Nazım kokan cümleler nelerdi?

“Piraye’de Nazım Olmak” kitabıyla okurlara bu büyük aşka Piraye’nin gözünden bakma fırsatı sunan ve kitabının 121. baskısının heyecanını yaşayan Nazan Arısoy, “Eşsiz, koşulsuz ve beklentisiz aşkın şahitliğini, anlatıcılığını yapmak benim için büyük şeref ve onurdur” diyor.

Nazan Arısoy kimdir?

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976’da İstanbul’da doğdu. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olması sebebiyle Anadolu’nun birçok ilinde eğitim aldı. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü ve Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklam ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirdi. Eğitmen, üst düzey yönetici asistanı, müşteri ilişkileri uzmanı, halkla ilişkiler müdürü pozisyonlarında görev aldı. Üç çocuk annesi olan Nazan Arısoy, eğitmen, yazar, senarist, sanat yönetmeni
ve yaşam koçu olarak hayata eşlik ediyor.

WİLBUR SMİTH'İN BEKLENEN ROMANI ŞİMDİ TÜRKÇE

Stephen King’in 'en iyi tarihi roman yazarı' olarak nitelendirdiği Wilbur Smith’in Courtney serisine ait romanı Golden Lion, Türkçeye çevrildi ve Altın Aslan ismiyle raflardaki yerini aldı. Altın Aslan’da yazar okurlarını, Kaptan Courtney önderliğinde ve Afrika kıyılarında sürükleyici bir maceraya davet ediyor. Yıl 1670... Golden Bough, cesur kaptanı ve korkusuz mürettebatıyla Hint Okyanusu sularında yol almaya devam eder. Gördüğü onca savaştan sonra, Hal Courtney babasının kendisine miras bıraktığı hazineyi de alıp sevdiği kadın Judith’le beraber artık evine, İngiltere’ye dönmek niyetindedir. Fakat hazineyi isteyen tek kişi ne yazık ki o değildir, can düşmanı Buzzard bir gölge gibi hâlâ onun peşindedir…
Yazar hakkında: 1933 yılında Zambiya’da doğan Wilbur Smith, bugüne dek otuz beşten fazla kitap kaleme almıştır. Kitapları birçok dile çevrilmiş, milyonlar satmıştır. Bilhassa Courtney serisiyle dünya çapında ün edinen Smith, karısı Mokhiniso ile Londra’da yaşamaktadır.

AİLE BAĞLARI VE ARKADAŞLIK ÜZERİNE SICACIK NİR ÖYKÜ

Buket Çetin’in çocuklar için kaleme aldığı yeni öykü kitabı Babam Kurbağa Oldu, Altın Kitaplar’dan çıktı. Petek ve Çiğdem bir gün okuldan dönerken apartmanlarının bahçesinde bir kurbağayla karşılaşırlar. Kurbağa ile karşılaşmaları onlar için hayalle gerçeğin iç içe geçtiği heyecan dolu oyunların başlangıcı olur. Petek heyecanlarını, mutsuzluklarını, hatta yalnızlıklarını bile oyun içinde oyun kurarak yok eder. Ama yine de ortada bir bilinmez vardır: Sahiden de Petek'in babası kurbağa mı olmuştur yoksa bu da Petek'in oyunlarından biri midir? Eğer Petek'in babası kurbağa olmadıysa acaba nerededir? Babam Kurbağa Oldu; aile bağları, arkadaşlık, özlem ve düşsel yolculuklar üzerine sıcacık bir öykü.

5 YAZARDAN 5 DİSTOPİK ROMAN

Yüksek Doz Çürüyüş’te 5 ayrı distopik evrene konuk olacaksınız. 5 yazar, insan ruhunun en karanlık, tehlikeli ve tekinsiz diyarlarına yolculuk yaptı. Sadece hayal gücünün kaçabileceği kalın duvarlı zindanlar inşa etti sizin için. Kaos merdiveninde kırık basamaklar Yüksek Doz Çürüyüş yüklemesi başlıyor! Kusursuz totaliter rejimde şeytani akla sahip bir yazar, tepetaklak olmuş dünyada kendi bedenini arayan bir adam, bozulmuş sistemin çarkları arasında yaşamaya çalışan talihsiz bir solak, uzay boşluğundan daha karanlık ve tekinsiz asteroid kolonisinde cinayetleri araştıran bir müfettiş veya insanlığın şafağını başlatmanın ağır sorumluluğunu yüklenen bir uzay yolcusu olmaya hazır mısınız?
Direnmek güzeldir… Çürümenin ve çöküşün çağına hoş geldiniz.

GERÇEKLİĞİN ŞİİRSEL DÜNYASINA YOLCULUK

Hakan Yel’in merakla beklenen romanı Bir Daha, Altın Ki̇taplar logosuyla raflarda. Yaşadığı zamansız acılara rağmen kurmaya çalıştığı hayatın talihsiz bir kaza sonucu altüst olması, Ali Rıza'yı hayal bile edemediği bir diyara sürükler. Artık ne dünyaya aittir ne de ölümlüler yurduna... Yavrusu ise bıraktığı yerde yapayalnızdır. Ancak arafta beklerken her ölümlü gibi yazgısını kabul etmek yerine ona başkaldırır. Ve elbette her başkaldırının bir bedeli vardır. Bir Daha; yaşam, ölüm, araf, kader ve yeni bir hayat üzerine büyülü gerçekçiliğin şiirsel dünyasında yolculuk ediyor.

İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN ALTIN FARKIYLA 

Sabahattin Ali’nin Türk edebiyatının başyapıtları arasında yer alan eserlerinden İçimizdeki Şeytan, Altın Kitaplar tarafından özenle yayıma hazırlandı. Sabahattin Ali’nin eserleri, Altın Kitaplar farkıyla yayımlanmaya devam ediyor. İlk olarak Ocak ayında Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf raflardaki yerini almıştı. Sabahattin Ali’nin, topluma ve insana bakışını en berrak biçimde ortaya koyduğu yapıtlardan İçimizdeki Şeytan da okuyucuyla buluşmaya hazır. Romanda iradesiz ve zayıf bir kişilik görünümü çizen Ömer ile yapmacıksız, yürekli ve güçlü bir genç kadın olan Macide’nin aşk serüveni etrafında, dönemin bir kısım aydınının ya da yarı aydınının eleştirisini yapar Sabahattin Ali. Kendini toplumsal adalet talebinin dışında var eden, güç arzusuyla şekillenmiş, korkak, bireyci ve çıkarcı sözde aydınlarla hesaplaşır. Yayıma hazırlık sürecinde tüm yapıtların özgünlüğü korundu fakat noktalama işaretleri ve diğer yazım kuralları ile sözcüklerin söyleyiş biçiminde günümüz Türkçesine uygunluk gözetildi.

Okurların metni daha rahat takip edebilmeleri için, bazı sözcüklerin günümüzde daha çok bilinen karşılıkları dipnotlarda açıklandı. Sabahattin Ali‘nin yapıtlarını yayına hazırlama sürecinde yazar Suat Batur katkıda bulundu. Etkili bir toplum ve insan eleştirisi olmasıyla romanımızda apayrı bir yeri olan İçimizdeki Şeytan, yapıtın 1940 yılında Remzi Kitabevi'nce yapılan birinci baskısı temel alınarak yayıma hazırlandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.