31 Mart yerel seçimlerinde AKP'nin itirazları nedeniyle mazbatası elinden alınan Ekrem İmamoğlu'nun başkanlığının "devrilmesine" en çok Eminönü meydanındaki simitçi üzüldü. İki gün üst üste göremeyince yerine bakan kişiye, nedense adını bilmediğim simitçiyi sordum. "Abla mazbata alındı ya iki gündür depresyona girdi işe gelmiyor" dedi. Birkaç gün sonra asık suratlı bir şekilde kendisini görünce sordum. İşe gelmemesinin nedenini "mazbata"ya bağladı ve "Çok mutsuzum, depresyona girdim resmen. Yıllardır bu anı bekliyordum" dedi. "Üzülme" düzelir demekten başka elimden birşey gelmedi ve takip eden günlerde hele de seçimin tekrarlanacağını öğrendiği zaman daha da çökmüştü. Sadece simit almak ve gülümsemekle yetindim günlerce.

'25 yıldır bu anı bekliyorum'

23 Haziran'da tekrarlanan seçimin ardından 806 binden fazla çıktığını duyunca ilk işim ertesi gün simitçiye uğramak oldu. Adamın yüzünde resmen güller açmıştı, utanmasa simitleri bedava dağıtacak. Benden epeyce büyük olmasına rağmen "Abla her şey şimdi çok güzel olacak" dedi. Aslında uyandığımız aynı sabahtı ve hiçbir şey henüz güzelleşmemişti! Ve "her şeyin çok zor güzelleşeceğini, AKP'li meclis üyelerinin İBB'yi çalıştırmamak için elinden geleni yapacağını" söylediğimde bile adamın yüzündeki ifade aynıydı. "Olsun" dedi, sonra her zaman araçlarıyla meydanda "nöbet" tutan zabıtaların bir kısmını göstererek, "Abla bak bunlar AKP'li. İmamoğlu seçildi diye kuduruyorlar.  Sabahtan beri buradaki esnafa kan kusturuyorlar. Ama önemli değil. Seçildi ya o bile yeter 25 yıldır bu anı bekliyorum Çalıştırmazlarsa çalıştırmasınlar, en azından artık belediyenin neden çalışamadığını bileceğiz" dedi. Bir bakıma haklıydı. Şeffaf belediyecilik konusunda söz veren CHP'li büyükşehir belediye başkanları çalışmalarına çoktan başladı ancak "çalışmamaları" için gereken her koşul önceden ayarlanmıştı. Örneğin belediye iştiraklerine yönetici atayamama, şirketlerin bilanço veya çalışma prensiplerine ait raporları saklama, kaçırma, israf ve yağmanın yeterince önüne geçilememeye çalışılması henüz çiçeği burnunda belediye başkanları için şimdiden "Lanet olsun" dedirtecek cinsten.

Bankamatik personelini işten çıkar

Ancak simitçinin de dediği gibi 25 yılın bir bedeli var ve başkanlar aday olmadan önce bunları göze almıştı. Eğer bu ülkede halal hukuk işliyorsa bunların da hesabı mahkemelerde sorulacaktır. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin durumu ortada son bir haftadır aynı İstanbul'da yaşanacakların örneğini görüyoruz. Antalya'dan şimdilik ses çıkmıyor. Ancak İstanbul'da her şey gerçekten zor olacak. Hem 25 yılın talanının temizlenmesi. İki seçim arası verilen ihaleler, peşkeş çekilen yerler, durup dururken Gençlik ve Spor Bakanlığı'na devredilen spor salonları stadlar vs. Ancak asıl sorunun büyüğü bankamatik memurları. Bu köşeyi okuyanlar geçen hafta İspark ve İstaç iştiraklerinde 81 bin kişinin "çalıştığını" ve bunların 40 bininin emekli bankamatik personeli olduğunu yazmıştık. Birkaç gün sonra belediye önünde gerçekleşen aralarında bir de imamın bulunduğu protesto... İBB'nin önünde toplanan ve "kendilerine haksızlık yapıldığını söyleyen bir grup" İmamoğlu'nun başkan olması halinde istifa edeceklerini söylemişti. Aslında tam da dün mazbatasını alan İmamoğlu'nun fırsat ayağına geldi. Öyle "Ben kimseyi işten çıkarmak istemiyorum, liyakat" vs. gibi nazik söylemler bazı insanlara yaramıyor. Zira aynı simitçi gibi İmamoğlu'na oy veren milyonlarca kişi bunu bekliyor. Bankamatik personeli işten çıkarılsın, israfın önüne geçilsin, bedeli her ne olursa olsun peşkeş çekilen yerler, astronomik paralarla verilen ihaleler iptal edilsin. İstanbul gerçekten insanların rahat yaşayabileceği bir il olsun. 25 yıldır bekleyen ve İmamoğlu'na oy veren insanlar tüm belediye yolsuzluklarının düze çıkması ve rahata kavuşması için inanın birkaç yıl daha bekleyebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.