Namık Kemal’in 150 sene önce sürgün yıllarında Ziya Paşa ile birlikte Avrupa’da çıkardıkları gazete “Hürriyet”, Türkiye’de ilk kez yayımlanıyor.

İki cilt halinde okurun karşısına çıkan “Sürgünde Muhalefet: Namık Kemal'in Hürriyet Gazetesi” ile modernleşme tarihimize eşsiz notlar düşülüyor. Kitaplar, 1860’ların sonunda dönemin aydınlarını etkilemekle kalmayıp, anadolu insanının da fikirlerine yön veren gazetenin 100 sayılık tüm koleksiyonunu içeriyor. Yeni Osmanlılar hareketi, 1860’ların ortalarından itibaren etkin faaliyetler yürüttü. Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi ve Şinasi gibi fikir adamlarının bulunduğu bu harekete göre Tanzimat reformları yeterli bulunmaz; demokratik açılımlar desteklenir, modernleşmenin önemine dikkat çekilirdi. Ancak grubun içinde yer alanlar kendilerini her ne kadar Batı’da ortaya çıkan fikirlerle yoğurmuş olsa da, Batı’yı asla ve asla olduğu gibi kabul etmezdi. Fikir adamlarının ortaya koydukları modernleşme anlayışı İslami düşünce yapısından ayrılmazdı. VakıfBank Kültür Yayınları’nın (VBKY) iki cilt halinde okurla buluşturduğu “Sürgünde Muhalefet: Namık Kemal'in Hürriyet Gazetesi”nde ise Yeni Osmanlıların görüşlerini detaylıca aktaran gazetenin 100 sayısı yer alıyor.

Avrupa'dan Anadolu'ya 

Önce Londra, ardından da Cenevre’de basılan “Hürriyet”, 100 sayıya kadar ulaştı. 1868 ve 1869 yıllarında editörlüğü Namık Kemal yaparken, 64. sayıdan itibaren bu görevi Ziya Paşa üstlendi. Gazetede, Avrupa’dan Anadolu’ya kadar yayılan sosyo- politik düşünceler birbiri ardına sıralandı. Yeni Osmanlıların umut ettikleri rejim, beslendikleri kaynaklar sayfalarda enine boyuna anlatıldı. Dönemin hem aydınları hem de Anadolu insanı Yeni Osmanlıların saptamalarını önemser, vurgulananlara kulak verirdi.

VBKY’nin iki cilt halinde yayımladığı kitaplarda, Yeni Osmanlıların fikirleri orijinal gazete sayfalarıyla birlikte okura ulaşıyor. Çalışmayı yayına hazırlayan akademisyen Alp Eren Topal, kitabın girişinde konuyla ilgili şunları söylüyor: “Yeni Osmanlılar 10 seneyi aşan muhalefetlerinde 10 kadar farklı gazete çıkarmış olmalarına rağmen bunların hiçbirisi Hürriyet kadar sürekli, kalıcı ve gür bir sedaya sahip olamadı. Sansürden kurtulmuş olmanın verdiği ferahlıkla, bir gazeteden ziyade siyasi bir bülten olan Hürriyet’in sayfalarından her hafta hem Osmanlı Devleti ve toplumunun kronikleşmiş meselelerini o zamana dek emsali görülmemiş bir dobralıkla masaya yatırıp hem de bu meselelere çözüm üreteceğine inandıkları siyasi programı ilmek ilmek dokudular.”

Yeni Osmanlılar, Tanzimat Fermanı’nın hakkıyla icrasını istiyorlardı. Onları önceki nesilden esas ayıran husus, İslam’ı referans alarak yalnızca askeri, ekonomik ve idari pratikleri değil; farklı bir siyasi rejimi talep etmeleridir. Gazetede Kemal ve Ali Suavi dört halife dönemini olağanüstü bir demokrasi anlayışı olarak tanımlıyor, etkilenilen Batılı düşünce yapıları hiç çekinmeden eleştiriliyordu. Benimseyecekleri taraflar konusunda seçici davranan Yeni Osmanlılar, İslam’ın kesin yargılarından asla ayrılmıyordu.

Dönemin sosyo-kültürel ve siyasi yapısını bugüne ulaştıran “Sürgünde Muhalefet: Namık Kemal'in Hürriyet Gazetesi 1-2” özellikle edebiyat araştırmacıları için eşsiz bir kaynak olacak.

Kitaplarda ayrıca Osmanlıların sosyal yaşamı da sayfalarda kendine yer buluyor. Kemal’in editörlük öyküsünün yanı sıra Avrupa’da basılan gazetenin İstanbul’da ortaya çıkışı tarihi kayıtlar eşliğinde detaylandırılıyor: “Haftalık olarak yayımlanan Hürriyet’in ilk beş sayısı Reşad Bey’in imzasıyla çıkar ve 6. sayıdan sonra Reşad Bey’in Paris’e gitmesiyle editörlüğü Namık Kemal üstlenir.” 11. sayıya kadar dört sayfa yayımlanan Hürriyet, İstanbul’daki taraftarların maddi ve manevi desteği kaynak gösterilerek sekiz sayfa çıkarılmaya başlandı. Gazetede yer alan nilanlardan anlaşıldığı üzere Hürriyet, İstanbul’a kapalı zarflar içerisinde getirildi.

ANADOLU'NUN İLK AŞK HİKAYESİ

Nevres Arif’in çıkış kitabı Aşmunikal: Anadolu’nun İlk Aşk Hikâyesi isimli romanını yayınladı. Hitit saray dünyasıyla günümüz Anadolu’su arasında gidip gelen kitap, iki zaman diliminin kesişme noktasına ulaşan yolu aceleciliğe kapılmadan, usul usul besliyor; merak uyandıran ve bir o kadar da sürükleyici diyaloglarla dinamizmini kaybetmiyor. Diyalogların doğallığı ve sadeliği, metne serpiştirilmiş sürprizlerin abartısızlığı, terminolojinin kahramanların ağzından açıklanmak yerine ölçülü ve yerinde dipnotlarla verilerek akışkanlığın muhafaza edilmesi gibi hususlar, romanda öne çıkan özellikler olarak dikkat çekiyor.

İyiyle kötünün dünya durdukça bitmeyecek mücadelesine binlerce yıldır tanıklık eden bu toprakların yorgun ruhuna roman kahramanlarıyla aynı coğrafyada doğup büyümüş olmanın getirdiği olağan içsellikle- nüfuz eden yazar, önsöz niyetine de okunabilecek dizelerinde tercihini aşktan yana yapmış cesur ve fedakâr yüreklere selam gönderiyor.

Nevres Arif Kimdir?

1966’da Elazığ’da doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF’de tarih öğrenimini yarıda bırakarak edebiyat okumaya karar verdi. İnsan ve öykü biriktirmek için elverişli yıllar olarak gördüğü zaman diliminde Anadolu’da öğretmen olarak çalıştı.

YAŞADIKLARINI ÖLÜMSÜZLEŞTİR

Bu kitap tamamen senin eserin. İsmini, hikayeni ve yaşadıklarını ölümsüzleştiren bir fırsat. Kendine bile kabul ettiremediğin en büyük ayıp. İçini acıtan, seni çok çok çok üzen şey. Bu kitap seninle birlikte başlayacağımız, tamamen sana özel bir yazarlık yolculuğu.

Zafer Polat Koyuncu kimdir?

Mind Up® Eğitim ve MCW® Danışmanlık Şirketlerinin kurucusu, yöneticisi ve eğitmenidir. Liderlik, eğitim, yönetim, strateji ve koçluk konularında 15 yıllık bir deneyime sahiptir. Ülkemizin 44 ilinde 300’den fazla kurum ve kuruluşa, 25 üniversiteye ve 4 kamu kurumuna 300 binden fazla öğrenciye seminer, eğitim,  danışmanlık hizmeti ermiştir. Gazi Üniversitesi İşletme bölümü mezunudur. yüksek lisansını önce Yönetim rganizasyon Bölümü'nde, sonra Genel İşletme Bölümünde yapmıştır. Debra Wylde ve Robert Smith gibi önemli eğitimlerden eğitim almış ve Türkiye'deki eğitmenlikleri süresince, asistanlıklarını yapmıştır. “Geleceğin Liderleri” eğitim projesinin fikir sahibi her yıl binelrce öğrencite eğitim vermekte. Youtube fenomeni olan 'Hocalara Geldik' kanalının rehberlik videolarında yer almıştır. Koyuncu, 4 tane kişisel gelişim kitabının yazarıdır.

TÜRKİYE'NİN EN ÖZEL SEYAHAT NOKTALARI

Türkiye’nin en özel seyahat  noktaları Bugüne kadar ‘en sevdiğim şehir’ diyerek nitelendirdiği İstanbul’un yanı sıra gezi, seyahat hakkında 16 kitap kaleme alan Saffet Emre Tonguç, bu kez rotasını Türkiye’nin farklı bölgelerine çeviriyor. Tonguç’un Türkiye’nin 7 bölgesinden en özel varış noktalarını aktardığı yeni kitabı ‘Ayrıcalıklı Rotalar Türkiye’ Hürriyet Kitap etiketiyle okuyucuyla
buluşuyor. 32 yıllık profesyonel kariyeri boyunca 134 ülke, 1500’e yakın şehir gören Saffet Emre Tonguç yeni kitabında; vizyonu ve deneyimleriyle kaleme aldığı Türkiye’nin ayrıcalıklı rotalarını kendine has üslubu ile yorumluyor. Kendisini ‘Türkiye aşığı’ olarak tanımlayan Saffet Emre Tonguç, ‘Ayrıcalıklı Rotalar’ hakkında, “Türkiye öyle ayrıcalıklı bir ülke ki bunu başkalarına anlatabilmenin yolu, ortak hazinemizin farkına varmaktan ve kıymetini bilmekten geçiyor. Yetişen her çocuğun bu farkındalığı kazanması gerek. 16. kitabımı hazırlarken beni en çok heyecanlandıran şey bu oldu. Ben bir Türkiye âşığıyım ve aşkımı herkes duysun, bilsin, anlasın diye yazdıklarıma bir yenisini ekledim. İstanbul aşkımı bugüne kadar 10 farklı kitapla anlattığımdan, bu kitapta aşık olduğum 7 tepeli kent yok; onun yerine 7 bölgeden seçtiğim birbirinden ayrıcalıklı rotalar var” diyor.

‘134 ülkeye rağmen favorim hâlâ Türkiye’

Ayrıcalıklı Rotalar Türkiye; Anadolu’nun kilidi olarak yorumlanan Afyon’dan, saklı miras Amasra’ya, Baksı Müzesi’yle keşfedilmeyi bekleyen Bayburt’tan insanlık tarihini mistik bir yolculuğa davet eden Şanlıurfa’ya kadar pek çok ili hem tarihi hem doğal güzellikleri ve lezzetleriyle tanıtıyor. Kars, Kayseri, Kastamonu, Hatay, Mersin, Mardin, Ankara, Balıkesir, Edirne, Van gibi illerin yanı sıra tatil için de tercih edilen Antalya, İzmir gibi şehirler bilinmeyen yönleriyle okuyucuya aktarılıyor ve bir de mavi yolculuk rotası veriliyor.

Tonguç kitabında Türkiye içindeki ayrıcalıklı rotalara yoğunlaşmasının sebebini şöyle açıklıyor: “30’dan fazla medeniyete ev sahipliği yapmış bu topraklar. Dünyanın en eski tapınağı Göbeklitepe’den başlayan 12 bin yıllık bir geçmiş var burada. İstanbul ise üç İmparatorluğa başkentlik yapmış, iki kıta üzerine kurulmuş ve içinden deniz geçen yegâne kent. 134 ülkeye rağmen favorim hâlâ Türkiye!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner102