Daha önce Eskişehir’in vefalı şair ve eğitimci arkadaşlarımızdan Gazi Durusu, Özcan Türkmen, Ahmet Urfalı “Sanatının 60. Yılında Muharrem Kubat” adıyla güzel, anlamlı ve kapsamlı bir armağan kitabı hazırlamışlardı. Bu kitap ve Muharrem Kubat’a ilişkin üç dört yazı yazdım.  Sözünü ettiğimim değerli üç vefa insanı şöyle diyordu:

“Sevgili şair ağabeyimiz Muharrem Kubat, seksen yaşına merdiven dayamışken dostluğun, kardeşliğin, hoşgörü ve memleket sevgisinin somut bir örneği olarak birçok insanımıza rol model olmayı başarmış nadir bir şahsiyettir. O örsle çekiç arasında bir çile cevheri olarak şekil almış, yoğrulmuş, oradan da olgunluğa ve yetkinliğe ulaşarak İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır, düsturuna mazhar olabilmiş İnsan-ı kamil mertebesine ulan bir gönül üstadıdır…”

Bazı kişiler yanı başınızdadır ama sizden çok uzaktır. Aranızda buzdan dağlar var gibidir. Kimileri vardır ki aranızda birkaç yüz kilometre uzaklık olsa da yanı başınızda gibi sıcaklıklarını duyumsarsınız. Onların varlıklarını bilmekle mutlu olursunuz. Manevi dünyanızın güzellikleri zenginlikleri, güç kaynağı, güvencesidir. Adlarını işittikçe, aklınıza düştükçe, gözlerinizin içinin güldüğünü hissedersiniz. Pozitif enerjileri sizi sarar sarmalar.

Onlardan biri Ankara’da Ahmet Tufan Şentürk’tü. Diğeri Eskişehir’de Muharrem Kubat. Ahmet Tufan rahmetli oldu. Muharrem Kubat hocamız yaşıyor. Allah sağlıklı uzun ömür versin.

Bir yazımda Eskişehirli gönül dostlarımı sıralarken şöyle yazmıştım: “İçlerinde biri var ki, hem adlarını saydıklarım, hem benim için manevi baba, ağabeydir. O şairliğinin dışında hocaların hocası, bir insan-ı kâmil daha açıkçası insan gibi insandır.” Evet, Muharrem Kubat’tan söz ediyordum.

Bu defa Muharrem Kubat’ın hemşerisi, aynı zamanda öğrencisi Millî Eğitim Bakanlığının emekli baş müfettişlerinden yazar Şükrü Türkmen “Muharrem Kubat Dediklerinden de Fazla” adlı eseri hazırlayıp yayınladı.  Uzun soluklu bir söyleşi kitabı. Birçok belge ve fotoğraflarla desteklenmiş ve Muharrem Kubat’ı bütün yönleri ile tanıtan bir kitap olmuş. Kolaylık sağlayan indeks ve Muharrem Kubat için araştırma yapacakların işini kolaylaştıracak “kaynakça” bölümü kitabı daha da değerlendiriyor.

Şükrü Türkmen söyleşini “"Giriş ", "Çocukluğu ", "Ana ", "Baba", "Okul Hayatı ". "Yeni Ufuklar", "Evlilik", "Emirdağ ", "Eskişehir ", "Şiir ", "Kubat Kültür Evi ", "Siyaset" ve "Genel" bölümlere ayırmış. Giriş bölümünde çocukluğunu ve gençliğini yaşadığı, hatta bugün bile her sohbetinde özlemle dile getirdiği, Emirdağ ve Güveçci Köyü hakkında kısa bilgiler vermiş.  Uluşabildiği kişilere de Muharrem Kubat'ı anlattırmış. Şiirlerinden örnekler eklemiş. Şöyle yazıyor: “Onun yaşam çerçevesini bu sayfalara sığdırmak elbette mümkün değil. Çünkü o; nev-i şahsına münhasır bir insan, adı konulmamış bir mevsim, tarifi yapılmamış bir aşk ve kendisini kendisinde arayan bir bilge; yüreklerde aranan bir sır ve onursal öğretmen(im); daha da ötesi kapısını çalan herkese bir "Baba", derin bir hasretin ve efsunlu bir özlemin iç çekişlerini yansıtan bir şair...”

Yıllar önce ben de Bizim Gazete’de Kubat hoca için şunları yazmışım:

“..Yunus toprağının havasını solumuş, suyunu içmiş, ekmeğini yemiş bir öğretmenden başka ne beklenebilir. Beşeri aşkın şairi Karacaoğlan'dan ilahi aşkın şairi Yunus'a kadar pek çok şairimiz, en güzel anlatımıyla Kubat' ın şirinde bulunmuş. ..”

Şükrü Türkmen’in bir saptamasına yer vermek istiyorum:”…..  bu çalışmadaki amacım ne kendisi hakkında methiyeler dürmek, ne kendisini bir yerlere oturtmak ve ne de değişik sorularda Muharrem Kubat'ı çözmeye çalışarak hayatına girmek (Zaten insan bir başka insanın hayatına ne kadar girebilir ki). Bunları hiç düşünmedim. Amacım, farklı olduğunu düşündüğüm özelliklerini ön plana çıkarmak.”

Türkmen, bunu gerçekleştirmiş. Elbette Muharrem Kubat’ın “sonsöz”de belirttiği gibi kimseye anlatamayacağı sırları için elinden bir şey gelmezdi.

Muharrem Kubat, 1933 yılında Emirdağ’ın Karacalar Köyü’nde doğdu. Çifteler İlköğretmen Okulu ile Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’ nü bitirdi. Çeşitli yerler ve okullarda 32 yıl eğitimimize hizmet etti.  “İz Bırakanlar”, “Umut Dolu” gibi şiir kitapları yayınlandı. Onlarca dergide yazdı ve yazmayı sürdürüyor. Evli ve iki kız babası.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Enver Yağmuroğlu 2019-12-06 21:14:14

Saygıdeğer Muharrem hocam Babam Mehmet Yağmuroğlunun ilkokulda öğrencisi idi Babam onun çok zeki ve terbiyeli olduğunu, ailesinin fakir olduğunu, o ve iki zeki arkadaşının köy enstütüsüne gitmelerine yardımcı olduğunu anlatırdı Öğrencisi Muharrem Kubatla hep gurur duymuştu