Geçenlerde bir yazı yazmış ve “Milletin derdi geçim ve iş” demiştik. Yazımıza birçok yerden olumlu tepkiler geldi. Aynı yazımızın içinde tarıma da değinmiş ve tarım alanlarının giderek azaldığını, bunun da pahalılığı ve enflasyonu getirdiğini vurgulamıştık.

O kadar yoğun gündem içinde öylesine bunalıyoruz ki, iç ve dış sorunlar çoğaldıkça adeta geçim sıkıntısını ve işsizliği unutur hale geldik. Halbuki, milletin en önemli sorununun mutfaklardaki yangın ve işsizlik olduğunu unutmamız gerekiyor.

Zaman zaman bazı ekonomistler, tarım yazarları ve sivil toplum örgütleri milletin en önemli sorunlarını dile getiriyor, çözüm yolları öneriyor, bu önemli konuyu gündemde tutmaya çalışıyor.

Ankara Sanayi Odası Başkanı (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, mevcut şartlar itibarıyla reel sektörün orta ve uzun vadeli bir plan yapmakta zorlandığına dikkati çekerek,"Reel sektörün uzun ve orta vadeli ve dengeli bir strateji belirleyebilmesi için ekonomik istikrarın ve güvenin sağlanması yegane şarttır. Tarımı da ihmal etmemeliyiz" dedi açıklamasında şunları söyledi:

“Enflasyonda kalıcı düşüşün sağlanması için gıda enflasyonuna odaklanılması, milli bir tarım politikası ile tarım ve hayvancılıkta yapısal reformların uygulamaya konulması gerekiyor, Sanayide yerli üretimi teşvik eden, katma değerli, yüksek teknolojili üretimi destekleyen bir büyüme modeline ivedi bir şekilde geçilmesi gerektiğine inanıyoruz.”

Buraya bir nokta koyup, görüşlerimizi yansıtalım:

Milli tarım politikası uygulanması için büyük çaba gösterenlerdeniz. Her geçen gün dışarıya muhtaç hale gelen tarım politikalarımızın iflas ettiği bir gerçek. Hayvancılık sektöründe de aynı sıkıntılar yaşanıyor. Neredeyse et ve süt ürünlerine hemen her hafta yeni zamlar geliyor. Bizi yönetenler de çözümü ithalatta buluyorlar ama bu sistem tarımı ve hayvancılığı iyice bitiriyor.

Tarımı en iyi yapan ülkelere bakmak, oralardan örnek almak gerekiyor. Türkiye, iklim ve toprak bütünlüğü neden ile zengin bir ülke. Bu zenginliğimizden istifade edemiyoruz. Uygulanan yanlış politikalardan dolayı da tarım alanları yok ediliyor. Tarımla uğraşanlar azalıyor.

Eğer milli tarım politikalarına geçiş yapabilirsek aynı zamanda istihdam alanlarını da açarız. Bu da hiç değilse giderek artan işsizlik için bir çözüm olabilir. Tarım alanlarının işsizliği çözümüne çok büyük katkılar sağladığını biliyoruz.

ASO Başkanı Özdebir’in yaptığı açıklamayı da bu nedenle önemli bulduk. Özdebir “ekonomik istikrar önemli” diyor. Bu alanda istikrarı sağlayamazsak zaten tarımı da bu istikrarsızlık içinde eritmiş oluruz. Bugünkü tabloya baktığımızda da bunu açık biçimde görmekteyiz.

Şu noktaya da dikkat:

Kırsallardan kentlere büyük göç var. Bu göçün ana nedeni kırsalda tarımın yapılmamasından kaynaklanıyor. Eğer, Milli tarım politikaları hayata geçirilirse kırsaldan kentlere göçün de önüne geçilebilir.

Bugün bizim en büyük sorunlarımızın başında gıdadaki pahalılık ve getirdiği enflasyon geliyor. Enflasyonda kalıcı düşüşün sağlanması için gıda enflasyonunun düşürülmesi gerekiyor. Bunu da ancak tarımı güçlendirerek yapmak durumundayız.

Planlama iyi yapılmalıdır. Milli tarım politikasın bize göre Türkiye’yi ayağa kaldırır. İç piyasalardaki rahatlamanın yanı sıra ihracat kapıları da ardına kadar açılır. Enflasyon düşer, çiftçinin yüzü güler, istihdamın sağlanması ile de işsizlik alanında da düşüşler yaşanır.

Her zaman üretimden yanayız. Üretim olmadan bolluk olmaz, fiyatlar düşmez, enflasyon beklenen noktalara düşmez. Bu nedenle her zaman yinelediğimiz üretime yönelik çalışmalara ağırlık vermek için çaba göstermeliyiz.

Eğer Türkiye’de istikrar ve güven en önemli hale gelmişse bizi yönetenlerin bu konuda önlem alması ve yabancı yatırımcılara bu güven ortamını sağlamaları da gerekiyor. Bu çalışmalar tarımı da kapsayacak ve hepimizin beklediği ortam kendiliğinden oluşacaktır.

Türkiye kendi kendine yetebilen dünyadaki 7 ülkeden biriyken, bugün hemen her türlü ürünü ithal eden ülke konumuna gelmiştir. Türkiye gibi toprak ve ikli zengini bir ülkenin içine düşeceği bir durum değildir Bu çemberi kırmak, Milli tarım politikaları ile çiftçimizi ve tarımımızı ayağa kaldırmak durumundayız.

Yineleyelim:

Üretmekten başka bir çözüm yolumuz yoktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.