Şu günlerde bir yandan Kurban Bayramı’nı kutluyoruz, bir yandan da hem futbol, hem basketbolda milli maçlarımızı takip ediyoruz. Futbol Milli Takımımız yeni hocası Mircea Lucescu ile Avrupa Şampiyonası eleme maçlarını oynarken, Basketbol Milli Takımımız da yeni hocası Ufuk Sarıca ile Avrupa Şampiyonası’nda mücadele ediyor. 

Futbola bakarsak, Fatih Terim’in hem takım üzerinde, hem de toplum üzerinde bıraktığı “enkaz” halen devam ediyor. Takım halen bildiğiniz umursamaz, taktiksiz, plansız programsız, bugün Ahmet’in yarın Mehmet’in oynadığı (Fenerbahçe’de bile istenmeyen Ozan’ın nedense sürekli oynadığı), kulübede oturanın zaten oynamaya niyetinin olmadığı, sahada olanın ne yaptığını bilmediği bir hüviyette, kalan son grup maçlarını oynuyor. Cumartesi akşamı, Ukrayna gibi vasat sayılabilecek bir takıma karşı yine sahada hiçbir şey üretemeyen, rakibin oyununa karşılık veremeyen bir performans izledik. Bundesliga orijinli, Şampiyonlar Ligi gediklisi, Milan’ın yeni oyuncusu Hakan Çalhanoğlu gibi bir şut ve frikik ustamız var; Cengiz Ünder gibi hızlı ve bitirici bir forvetimiz var; Cenk Tosun gibi mücadeleci bir başka forvetimiz var; ama bu adamlara gol imkanı sağlayacak ne bir taktiğimiz, ne de bu güçte adamlarımız var. Maç boyunca kaleye sadece 1-2 kez gidebildiğimiz gibi, Hakan Çalhanoğlu ve Emre Belözoğlu’na şut imkanı verecek tek bir pozisyon bile kazanamadık; gol atacağız diye heyecan bile duyamadık.

Mircea Lucescu, kariyerinde önce Türkiye’de ve ardından Shaktar Donetsk’le Ukrayna’da ve Avrupa’da başarılar kazanmış bir teknik direktördür, doğrudur. Ancak son yıllarda artık çok yaşlandığı, ciddi bir düşüş yaşadığı, üst düzey takım çalıştıracak performansının kalmadığı  olmadığı bir yerde, tamamen Galatasaray ve Fenerbahçe’nin zavallı bir biçimde teknik direktör aramalarının, Lucescu’yu kurtarıcı olarak görmelerinin gazından esinlenerek onu alıp Milli Takım’ın başına geçirmek, kendisi için tam bir piyango, bizler için ise yeni bir hüsrandır. 2002 yılındaki Dünya 3.lüğümüzün ardından 15 yıldır kendisine teknik direktör arayan Türkiye, 2017 yılında halen kendi içinden bir adam çıkaramadığı için, 72 yaşındaki Lucescu’ya emanet edilmiştir. Son 7 yılda, Guus Hiddink, Abdullah Avcı ve Fatih Terim’in enkazları üstüne Lucescu’nun da kalan maçlarda neler yapabileceğini izleyeceğiz; benim tahminim, muhtemelen yakın zamanda bir sonraki teknik direktörü de göreceğiz. Şenol Güneş sonrasındaki tüm yanlışlıklar, tuhaflıklar ile Türk insanının Milli Takım inancını, sevgisini bitirdiler; bunu Lucescu ile kazanmak zaten mümkün değil, baştan görülüyor. Biz yine “hakkımızda hayırlısı diyelim”…

Basketbola gelirsek, 2001 ve 2010’da kazanılan başarılar, futbola göre her zaman çok daha doğru şekilde yapılan işler, ve “12 Dev Adam” olarak halkın zihnine, diline kazınan slogan ve şarkı ile bu kulvarda çok daha güzel yürüdüğümüz kesin… Son yıllarda görev yapan tüm koçlarımızın Milli Takımımız’a mutlaka birşeyler kattıkları doğrudur. Yabancı bir koç olmasına rağmen, sağlık problemleri nedeniyle görevden ayrılmak zorunda kalan sevgili Tanjeviç’in Türk basketbolunun ilerlemesi için yaptıklarını büyük takdirle karşılıyorum. Karakteri bir yana Ergin Ataman’ın, yeni göreve gelen Ufuk Sarıca’nın teknik olarak çok iyi koçlar ve doğru seçimler olduğunu düşünüyorum. Futboldakinin aksine, gerek sahada olan, gerek yedek bekleyen tüm oyuncularımızın canla başla, milli duygularını tamamen sahaya yansıtarak oynadıklarını görüyorum. Türk basketbolunun lokomotifi Anadolu Efes’in her zamanki karakteri, Fenerbahçe’nin de son yıllardaki büyük performansı ile yeni bir ivme kazanan, NBA’ye oyuncu ihracında tekrar canlanan Türkiye’nin favori ülkeler arasında yer almasını zevkle izliyorum.

Biz zaten teknik kadromuzdan, sporcularımızdan bunu istiyoruz; her zaman bunu bekliyoruz. Bir turnuvada sadece bir şampiyon çıkar; çok güçlü ekoller ve ülkeler arasında her seferinde tabii ki şampiyonluk beklemiyoruz; ama sahada ülkesi için savaşan sporcular görmek istiyoruz. Paradan puldan, prim, tazminat kavgası yapmaktan çok, Türkiye’nin başarısı için mücadele eden onurlu insanlar görmek istiyoruz. Bunu yaptıktan sonra, milli duygularla mücadele ettikten sonra, kazanırsınız veya kaybedersiniz, önemli değil… Bize bunu verin yeter…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ELİF NARLI 2017-09-04 09:51:36

Yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Maçları aynı duygularla takip ediyoruz. İnşAllah bundan sonrakiler bayram tadında geçer. İyi bayramlar

banner102