Akademisyen tarihçi Michal Biran’ın yazdığı ‘Cengiz Han’, Türkiye’de ilk kez Vakıfbank Kültür Yayınları tarafından okura sunuluyor. Kitapta kölelikten imparatorluğa yükselen Moğol hükümdarı Temuçin’in hayat öyküsü, taht mücadeleleri, savaşları anlatılıyor. Yaşamı filmlere, kitaplara, tiyatro oyunları ve destanlara konu edilen Cengiz Han, 12. ve 13. yüzyılda Asya’yı etkisi altına alan, dünyanın şimdiye dek gördüğü en etkili hükümdarların başında geliyor. Kimine göre dâhi bir savaşçı ve yöntemleri oldukça ürkütücü olsa da kimi milletlerce üstün yetenekli bir ata olarak kabul ediliyor.

İşgal ettiği toprakları yağmalayan Cengiz Han, kavimlerin üstüne kâbus gibi çöküyor, yıkıyor, yakıyor, tarihi kayıtlarda “felaketin diğer adı” diye
geçiyor. Çevirisini Ahmet Fethi Yıldırım’ın yaptığı, Türkçe’de ilk kez VakıfBank Kültür Yayınları’nın (VBKY) yayımladığı, akademisyen tarihçi Michal Biran’ın kapsamlı çalışması “Cengiz Han”da, Moğol Bey’i Temuçin’in sıra dışı ve çok sert yolculuğu tarihi kayıtlar eşliğinde detaylandırılıyor.

“Cengiz Han” ayrıca VBKY’nin tarih serisinde yer alan ilk biyografik eser. Temuçin açlıktan ölmek üzereyken köleleştiriliyor, başkaldırıyor,
gerek sıra dışı yöntemleri gerek siyasi zekâsı sayesinde taht savaşlarından galip çıkıyor. Tüm kavimleri
birleştiren Temuçin’in İslam dünyasına verdiği çok büyük zararların yanında yapıcı etkileri de oluyor. Bir zaman sonra ise Asya kıtasına hükmeden acımasız imparator Cengiz Han’a dönüşüyor. Biran, şunları söylüyor:

“… Cengiz Han çok sayıda mümini katletti, zenginliklerini yağmaladı ve başlarına eşi görülmemiş bir felaket getirdi; öyle ki ona İslam’ın başdüşmanı gözüyle bakıldı. Üstüne üstlük, torununun Bağdat’ı yerle bir etmesi, çoğu kez Orta Çağ İslam uygarlığının sonu olarak görülür.”

Biran, Cengiz Han’ın torunlarının 19. yüzyıla dek Müslüman dünyasının önemli parçalarını yönettiğini ve bu nedenle onun biyografisinin, Müslüman tarih yazımının ayrılmaz bir parçası olduğunu söylüyor. Biran, şöyle devam ediyor: “Cengizli, hatta Cengizli olmayan hükümdarların siyasal ve dinsel ihtiyaçları, Cengiz Han’ın farklı Müslüman çevrelerde tasvir edilme şeklini etkiledi. Dahası, Büyük Han’a atfedilen meşruiyet kurumları ve kavramları darü’l-İslam’da (İslam ülkesi) ve ötesinde, geç Orta Çağ ve erken modern dünyanın çoğunun şekillenmesinde etkili oldu. 13. yüzyıl sonrası Müslüman dünyanın entelektüel ufukları, siyasal sınırları ve etnik bileşimi, Cengizli yönetiminden çok etkilendi. Bu yüzden Cengiz Han İslam dünyasında yalnızca yıkıcı bir güç değildi; aynı zamanda yapıcı bir etki de yarattı, bu etkinin mirası özellikle Orta Asya’da ölümünden sonra uzun süre, modern zamana kadar varlığını sürdürdü.” VBKY’nin okura sunduğu “Cengiz Han”, dünya fatihi Temuçin’in hayatını, Müslüman dünyasına etkileri ile ölümü sonrası yaşanan radikal değişimleri ele alan çok kapsamlı bir eser.

12 EYLÜL'Ü AYDINLATAN ROMAN

Akıcı, soluk aldırmayan, polisiye gerilim romanları yazarı Erdoğan Eyrik’in kaleme aldığı Ellipsis, Ephesus Yayınları etiketi ile sevenlerini yeni bir serüvene çıkarıyor. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Yüzbaşı İlyas Aydın gibi isimlerin başından geçen olaylar konu alınırken, tarihin en büyük diplomatik suikastlerinden biri olan Elrom Cinayetinin perde arkasındaki gerçekler kaleme dökülüyor ve ortaya, siyasi tarih ile harmanlanmış sürükleyici bir polisiye roman çıkıyor. Her şey bundan kırk sekiz yıl önce, tutuklu bulunan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının salıverilmesi için dönemin İsrail Büyükelçisi Efraim Elrom'u kaçırarak ses getirecek bir eylem yapmak isteyen Mahir Çayan ve arkadaşları ile başlamıştı. Ellerinde taşıdıkları kırmızı ve beyaz karanfillerle, Taksim Harbiye arasındaki Divan Oteli ile aynı sırada bulunan bir apart -
mana yaklaştıklarında, bilmedikleri bir şey vardı. Bu eylem, tahminlerinin ötesinde öyle bir fırtına koparacaktı ki, sağcısıyla solcusuyla önüne kattığı ne varsa sürükleyip yok edecek ülkeyi adım adım 12 Eylül’e taşıyacaktı.Geçmişin intikamını almaya çalışan acımasız bir seri katil, gazete patronunu öldürmekle suçlanan ve cezaevinden tutuksuz yargılanmak üzere çıktığı ilk gün kendini bir dizi cinayetin zanlısı olarak bulan genç bir gazeteci ve durugörüye sahip bir kadın. ELLIPSIS’in itiraf değeri taşıyan, nefes kesen bir takip ve bir kaçış öyküsü okuyuculara unutulmaz bir deneyim yaşatacak.

SAFVETİ ZİYA'NIN İLK ROMANI

Salon Köşelerinde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Türk Edebiyatı Klasikleri Dizisi’nde yerini aldı. Salon Köşelerinde 1898’de Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş, sansürün hışmına uğramıştır. Yazar, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra sansürün çıkardığı bölümleri ekleyerek, romanını asıl biçimiyle 1912’de kitap olarak yayımlamıştır. Edebiyat tarihçilerince farklı biçimlerde değerlendirilen Salon Köşelerinde, yüzyıl başında gündelik yaşamdaki Batılılaşmayı yansıtması açısından önemli bir eserdir. Tahir Alangu’nun nitelemesiyle “Türkiye’de yabancı aileler çevresindeki bir Türk’ün yaşayışını tasvir etmesi bakımından bütün o dönem romancılarının eksik bıraktıkları bir tarafı başarıyla tamamlamaktadır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.