Süper Lig 30.hafta maçları öncesinde başladığım bu yazıyı, olaylı derbi yazıma feda edip ertelemiştim. Kısmet bugüneymiş.

Futbol ve basketbolda, her kulvarda artık sezon sonuna yaklaşıyoruz. Avrupa’nın büyük liglerinin bir kısmında şampiyonlar belli olurken, diğerlerinde şampiyonluk yarışı halen devam ediyor. İngiltere’de Manchester City, Almanya’da Bayern Münih, Fransa’da Paris Saint Germain beklendigi gibi uzak ara farkla şampiyonluklarını ilan ettiler; kalan haftalarda formalite maçları oynuyorlar. İspanya’da Barcelona, İtalya’da Juventus şampiyonluğa çok yakın (Juventus son hafta kendi sahasında direkt rakibi Napoli’ye yenilmese son 4 haftaya şampiyon gibi girecekti; şimdi İtalya’da yarış biraz daha renklendi.) 

Türkiye’de ise son dört haftaya 4 şampiyonluk adayı ile giriyoruz. Akhisar maglubiyeti ile yarıştan kopmuş görünen Fenerbahçe, Galatasaray’ın Gençlerbirligi maglubiyeti, Başakşehir’in de Galatasaray mağlubiyeti ile tekrar şampiyonluga tutundu. Şampiyonluk adayları arasında çok az  puan farkı ve herkesin önünde alabilecegi 12 puan daha var. Şu anda Türkiye’de her taraftar hesap kitap içinde; o takım bu takıma yenilirse, şu takım öbür takımı yenerse hesapları yapılıyor ve ölçülüp biçilip "şampiyon kim?“ sorusuna cevap aranıyor. Sonuçta da sadece Fenerbahçe zor görünüyor; diğer 3 takıma da şans veriliyor; Galatasaray burun farkıyla önde olmak kaydıyla… 

Ben de kalan maçlara bakıyorum; hesabı yapıyorum; ülkede artık ayyuka çıkmış siyaset-spor ilişkisini de gözardı edemiyorum ve size 2017-2018 Türkiye Ligi Şampiyonu’nu açıklıyorum: Başakşehir…  Sıralamam ise Başakşehir, Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe şeklinde; Başakşehir’in artık puan kaybetmeden şampiyon olacagını düşünüyorum. Hadi herkes rahat olsun, artık onu bunu düşünmeden rahatça maçları seyretsin. 

Siyaset-spor ilişkisini de hesaba katarak şampiyonu belirlemişken, aynı ilişki çerçevesinde olaylı derbinin yaptırımlarını da yarın itibariyle öğrenmiş olacagız. Derbiden bugüne kadar geçen günlerde ortaya çıkan videolar, fotoğraflar, olayı Beşiktaş’ın bir trajediye dönüştürme ve haksız menfaat elde etme çabası olarak ispatlıyor. Maç gecesi, gerçekligi halen tartışılan 3-5 dikişle birden ölüm döşeğine gelen Şenol Güneş’in 3 gün sonra sapasağlam takımının başında sahada olması ve kendisini savunma çabaları; Gökhan Gönül’ün olay anında soyunma odası koridorlarında "arkadaşlar sahaya dönmemiz lazım; hükmen mağlup olacagız“ feryadı, yaşananları kamuoyunun ilk başta ne kadar yanlış anladıgını ve Beşiktaş’ın mağduriyeti kazanca dönüştürme oyununu gösteriyor. Pepe’nin kırmızı kart gördügü anda, başını ellerinin arasına alan siyah kıyafetli Fenerbahçe taraftarları (!) da fazlasıyla dikkat çekiyor. Bugüne dek kendi sahasında sorunsuz şekilde onlarca derbi kazanmış bir takımın, herşeyin lehine oldugu bir durumda, Beşiktaş’ı eleyerek finale çıkmasına yarım saat kala bu şekilde olaylar çıkarması, bir nev’i intihar etmesi zaten hiç mantıklı değil; kamuoyu bu konuda derin şüpheler taşıyor. Ben yine de kendi adıma basiretsiz, günü kurtarmaya alışmış Türk devlet ve kurum yönetimlerinin Fenerbahçe’ye hükmen mağlubiyet verecegini, bunun yanında her iki takıma da birkaç göstermelik ceza vererek konuyu sağsalim kapatmaya çalışacagını düşünüyorum; ama umarım yanılırım. Bu tarafta finale kim çıkarsa çıksın; kupayı ise Akhisar’ın kaldırmasını isterim. Şaibesiz, tertemiz bir şampiyonumuz olur bu sene...

Futbolda Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’ne gelince; 2018‘de Avrupa’nın en büyügü Bayern Münih olur; Avrupa Kupası’nı da Atletico Madrid alır. Bu sene gösterdikleri performansla benim gönlümün şampiyonları Liverpool ve Salzburg olsa da artık yarı final ve finallerde işleri zor… Şampiyonlar Ligi kralı Real Madrid Juventus çeyrek final serisinde turu hakem yardımıyla aldı ve bence bu sene şampiyonlugu haketmedi. Zaten yarı finalde Bayern’in daha şanslı oldugunu düşünüyorum.

Basketbolda Türkiye Ligi için yorum yapmaya gerek yok. Fenerbahçe Doğuş ve diğer takımlar arasında ciddi fark var ve şampiyonlugu başka bir takımın alması mucize olur. Euroleague için ise, Playofflar bu hafta başladı ve CSKA Moskova ve Fenerbahçe Doğuş yolu bayagı bir kısalttılar. Eger Fenerbahçe bugün Baskonia’ı İspanya’da da yenebilirse, üstüste 4. sezon Playofflar’da üst düzey rakiplerini 3-0 ile süpürmüş olacak; toplamda 12-0 gibi bir seri yakalamış olacak; müthiş bir istatistik… Diğer eşleşmelerde Real Madrid ve Zalgiris Kaunas avantajlı durumdalar; Zalgiris’in Olympiakos karşısında bunu yapabilecegini biliyordum; onların Final Four’da olmasını bir basketbolsever olarak istiyorum. Bu sayede tek maçlarda her zaman tehlikeli olan Oly’den de kurtulmuş olacagız. Real Madrid ise Yunanistan’dan 1-1 ile İspanya’ya taşınınca sanki deplasman fakiri Pana’yı safdışı bırakacak görünüyor. 2018 Euroleague Şampiyonu kestirmesi en zor şampiyonluk bu sene bence… Benim sezon içi favorim Olympiakos’tu; sonra mantıgım CSKA demeye başladı; son form durumlarıyla ise mantığım Fenerbahçe diyor; kalbimin en güçlü çarptıgı takım da Fenerbahçe Basketbol Takımı zaten… 

Bu düşüncelerim gerçekleşirse ne ala… Çok fazla saparsa yine "ekonomist“ kimliğimize sığınırız; neden tutmadıgını güzelce açıklarız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rakel Kohen 2018-04-24 10:07:58

Çok teşekkürler Emre Bey Kaleminize sağlık Yine çok sevdiğim uslubunuzla çok severek okuduğum bir yazı oldu.