Torun sevgisiyle yapılan bir eser

Karaköy'den Galata Kulesi'ne yürüyerek ulaşmak isteyenlerin kullandığı Bankalar Caddesi'ndeki ilginç mimarisiyle dikkat çeken merdivenler, banker dedenin torun sevgisiyle İstanbul'a kazandırdığı bir eser.

Torun sevgisiyle yapılan bir eser

Karaköy'den Galata Kulesi'ne yürüyerek ulaşmak isteyenlerin kullandığı Bankalar Caddesi'ndeki ilginç mimarisiyle dikkat çeken merdivenler, banker dedenin torun sevgisiyle İstanbul'a kazandırdığı bir eser.

19 Ekim 2018 Cuma 13:25
156 Okunma
Torun sevgisiyle yapılan bir eser

İstanbul’un Karaköy semtinden Galata Kulesine ulaşmak isterken, Tünel hattını kullanmayarak biraz adımlamak, biraz nostalji yaşamak isterseniz ünlü Bankalar Caddesi olarak bilinen Voyvoda Caddesi ile Banker Sokağını birleştiren noktada rastlarsınız Kamondo Merdivenlerine.

Günümüzde bölgeye gelen turistler için merak unsuru olan ve birçok insanın fotoğraf karelerine farklılık katan Kamondo Merdivenleri, 1850 yıllarda dönemin önde gelen ailelerinden Kamondo ailesine mensup Abraham Salomon Kamondo tarafından yaptırıldı.

CADDEYE CAZİBE GETİRMİŞ

Aşıklar merdiveni olarak da anılan Kamondo Merdiveni, klasik bir merdiven anlayışına karşı kıvrımlı ve spiral şeklindeki yapısıyla yapıldığı günden bugüne oldukça dikkat çeken bir unsur haline gelmiş durumda.

Merdivenin yapılışı ve şeklinin bu biçimde olmasının nedenine bakıldığında merdivene adını veren Kamonda ailesine ait garip bir hikâye bulunmakta. Sanıldığının aksine merdiven herhangi bir aşk duygusu ile ortaya çıkmamış.

Torunlarını seven, onları düşünen güçlü bir dedenin torunlarını zahmetten kurtarmak istemesi üzerine yaptırılmış.

Salomon Kamondo’nun o dönemde Avusturya Lisesinde okuyan torunlarının okullarına ulaşımını kolay hale getirmek ve dönemin önemli bir caddesi olan Voyvoda Caddesi ile Kamondo ailesine ait bankanın bağlantısının kolaylıkla sağlanması istemiyle ortaya çıkmış. Merdivenle caddenin önemi artmış, Osmanlı Bankası ve aileye ait bankanın yanı sıra zamanla birçok banka caddede yerini almış.

MİMARİSİNİN ÖZELLİĞİ

Merdivenin kıvrımlı yapısının altında ise merdivenden olası bir düşme durumunda en az zarar görülmesinin istenmesi yatmakta. Tamamen Kamondo ailesinin harcamalarıyla yaptırılan merdiven, Kamondo ailesinin İstanbul’a kazandırdığı tek yapı değil. Kamondo ailesi İspanya’daki engizisyondan kaçarak önce Venedik’e yerleşmiş, ardından o dönemde birçok Yahudi aileye kucak açan Osmanlı İmparatorluğu'nu yurt edinmiş.

Sonradan geldikleri bu ülkede finans, ticaret işleriyle uğraşan aile, zamanla Osmanlı sınırlarında sermayelerini fazlasıyla büyüterek devlet dışında bir banka açıp Osmanlı Devleti’nde finans ve bankacığın öncüsü olarak ülke içinde ve dışında birçok şirkete sahip büyük bir sermayeyi elinde tutan bir aile haline geldiler. Hatta Osmanlının tüm para işleri ve belediyecilik işleriyle ilgilenir olmuşlar. Aile büyüdükleri şehre büyük bir saygı duyarak şehrin büyümesi gelişmesi ve Avrupa’daki büyük kentler seviyesine gelebilmesi için büyük uğraş vermiş.

MODERNLEŞMEYE KATKI

Osmanlı’ya ilk belediye açılmasına öncülük eden aile şehirde pek çok noktada modernleşmeye dair adımlar atmış; birçok eseri, yapıtı arkalarında bırakmışlar. Zamanla finans dışında eğitim, mimari, politika, kültür gibi alanlarda faaliyet gösteren aile İstanbul’un ve beraberinde Osmanlı Devleti’nin modernleşmesinde, gelişmesinde büyük katkı sahibi olmuş.

Özellikle İstanbul doğumlu olan ve tam bir İstanbul sevdalısı olan Abraham Salomon Kamondo ilk mülk edinme hakkına sahip olan yabancı olarak İstanbul’un kültürel şekillenmesinde, yeni şehircilik anlayışında ve yeni bankacılık düzeninin kurulmasına öncülük ederek İstanbul’un bugünkü temellerinin atılmasında önemli bir rol oynamış.

KOMANDO AİLESİ YOK OLUP GİTMİŞ,

Osmanlı'nın son dönemlerinde İstanbul'u terk ederek Fransa’ya yerleşen Salomon Kamondo yerleşmelerinden kısa süre sonra ölmüş.

Salomon’un naaşı istanbul'a getirilmiş ve saray bandosu eşliğinde görkemli bir törenle Hasköy'deki Yahudi mezarlığında inşa ettirdiği anıtmezarda toprağa verilmiştir. Ölümü bankerler arasında krize sebep olmuş, Galata ve Karaköy esnafına öldüğü gün yas ilan ederek dükkânlarını kapattıracak kadar önemli bir etkiye yol açmış.

Ailenin geri kalan fertleri ise yaşamlarına 2.Dünya Savaşı’na kadar Fransa’da devam ettiler. Daha sonra ailenin tüm fertleri 2.Dünya Savaşı sırasında Nazi kamplarında ölünce büyük bir mal varlığına sahip olan bir aile yok olmuş. Onlardan geriye ise şu an İstanbul’da her gün gördüğümüz birçok şehircilik eseri kalmış.

İlker Cem GÜZELDEMİRCİ(İAHA)

Son Güncelleme: 19.10.2018 13:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.