İki tekerlek üzerinde  3 kıta 18 ülke gezdi

Motosikletiyle bugüne kadar Avrupa, Afrika ve Asya'da 18 ülke gezen Asil Özbay, tüm gezilerine Kız Kulesi'nden başlıyor. Özbay, bunun sebebini "Kız Kulesi'ndeki kadının hikayesini yıkmak istiyorum" sözleriyle açıklıyor.

Kadın Kadına köşemin bu haftaki konuğu dünyayı motoru ile gezen Asil Özbay. Aynı zamanda İstanbul Gedik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Özbay, 'Kendimi tanımak için yollara çıktım' diyor. Motorun kendisi için bir organdan farkı olmadığını anlatan Özbay, iki teker üzerindeki sevdasına uzun yıllar devam etmek istiyor. Son 4 yıldır her yıl yaz ayında farklı kıtalara motorunu süren Özbay, bugüne dek  Avrupa, Balkanlar, Afrika ve Asya'yı gezmiş. Kadına özgürlük yakışır mottosu ile yollara düşen Özbay, bugüne dek 3 kıta ve 18 ülkede 90 bin km yol katetmiş. Özbay, gezdiği yerlerdeki anılarını Dikiz Aynamda Dünya isimli bloğunda takipçileri ile paylaşıyor. Dünyanın en zorlu 10 yolu arasında gösterilen Fas'taki Tzi n'Tickha dağ geçidini tek başına geçmeyi başaran Özbay ile gerçekleştirdiğimiz röportaj sizlerle.

- Motor tutkun ilk nasıl başladı? 

"Bisiklet hayatımın her zaman içindeydi. Hayatı küçük yaşlarımdan itibaren iki teker üzerinde yaşıyordum. 5 yaşımda öğrendim bisikleti ve sonra hiç inmedim. Motorun insanları özgürleştirdiğine inanıyorum. Önce şehirler arası geziyordum, şimdi ise kıtalar arası seyahat ediyorum."

KENDİME YOLCULUK YAPIYORUM

- Dünyayı motorla gezme hikayene gelmek istiyorum. Bu fikir aklına nereden geldi?

"Satranç antrenörü yaptığım bir dönem Kadın Ceza İnfaz Kurumu'nda görev almıştım. Oradaki mahkumlar ile geçirdiğim zaman sonrasında hayatta hiçbir şeyi ertelememek gerektiğini fark ettim. Ve bir şeylerin tamamlanmasını beklemeden hayallerin her neyse ona doğru gitmenin çok önemli olduğunu anladım. Onları tanıdıkça özgürlüğün gerçekten ne anlama geldiğini öğrendim. En büyük yolculuklar, kendini keşfetmekle başlıyor. Risk almayı bileceksin işte hayatın tadı böyle çıkıyor. Ve ben de kadına özgürlük yakışır mottosu ile yollara çıktım. Özgür bir kadın görünülürlüğünü sağlamak benim için çok önemli. Aslında kendim için yollardayım, bir kadın olarak kendi bedenimin sınırlarını aşmak istedim. Bu yolculuk bir nevi kendi içime de yaptığım bir yolculuk oldu. Öte taraftan da toplumsal bir sorumluluk da hissettiren bir şey. Pek çok kadın bana mesajlar atarak kendi yaşam hikayesinden bahsediyor, kendi yaşamında cesaret örneklerini benimle paylaşıyor. Bunları okudukça çok mutlu oluyorum."

- Siz kadınlara aynı zamanda ilham da veriyorsunuz. Bu harika bir şey olmalı.

"Evet, bu durum çok hoşuma gidiyor."

- Anılarınızı kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?

"Evet, bloğumla aynı ismi taşıyan Dikiz Aynamda Dünya isimli bir kitabım çıkacak. Henüz üzerinde çalışıyorum. Aynı zamanda kitabın baş harflerinden İnglizce olarak dadyani baba kelimesi çıkıyor. Çünkü, bir kadının özgürleşmesi yolunda babanın rolünün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Babama atfettiğim bir isim. Her gittiğim ülkeden o ülkenin en figüratif karesi neyse onu fotoğraflayıp bir arşiv yapıyorum. Fotoğraf çekmeyi de çok seviyorum."

O HİKAYEYİ YIKMAK İSTİYORUM

- Seyahatlerinize her zaman Kız Kulesi'nden başlıyorsunuz, buranın sizin için özel bir anlamı mı var? Neden Kız Kulesi?

"Çünkü, Kız Kulesi'nin hikayesindeki kadının hikayesini yıkmak istiyorum. Bir proje yaptığında ya da hikayeye adım attığında onun başlangıç noktası çok önemli. Hikayemi anlatmaya başladığımda, onun bir anlamı olmalı. Orada bir kralın kızını yılan sokmasın diye kuleye kapatmasının hikayesi anlatılıyor. Aslında bizim bütün hikayelerimiz de kadın her zaman bir alan ile kısıtlanmış. Örneğin; Rapunzel bir kulede hapis, Pamuk Prenses'in  kapıyı kimseye açmaması gerekiyor. Kül Kedisi'nin saat 12'den önce evde olması gerekiyor. Ve ben de Kız Kulesi hikayesini kendimce yıkmak istedim işte bu yüzden başlangıç noktamı Kız Kulesi seçtim."

- İki teker üzerinde dünyayı gezmek için ailenizi ikna etmeyi nasıl başardınız?

"Ailemi ikna etmek zor oldu. Babam motor kullananları serseri olarak gördüğü için hiç istemezdi ama şimdi kızı serseri oldu." (gülüyor)

- Gittiğiniz ülkelerdeki kadınların tepkileri neler?

"Gittiğim ülkelerde çok güzel karşılandım, kendimi çok özel hissettim. Özellikle Müslüman ülkelerde yaptığım işin ne kadar değerli olduğunu fark ediyorsun. Örneğin, Fas'taki bir benzin istasyonunda yanıma bir baba koşarak geldi ve gözleri dolu dolu, 'Rahatsız etmezsem sizi kızımla tanıştırmak istiyorum, özgür bir kadın görmesini istiyorum' dedi. Bu beni derinden etkileyen bir anı oldu."

- Gittiğiniz ülkelerde en çok zorlandığınız hangisi oldu?

"Arnavutluk"

- Bugüne dek pek çok üniversitede seminer verdiniz. İlkokul çağındaki öğrenciler ile de görüşmek ister miydiniz?

"Evet, ilkokullara da gidip anılarımı anlatmayı çok istiyorum. Onlar için rol model olmak istiyorum. Çünkü, çocukların canlı görmeleri ile televizyonlardan görmeleri arasında çok fark var. Seni gördüklerinde yapabileceklerine inanıyorlar. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya gitmeyi çok istiyorum."

- Motor ile seyahat etmek isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

"Türkiye'de motor fiyatları pahalı olduğu için insanlar motor aldıktan sonra ekipmana bütçe ayıramıyor. Oysa ekipman çok önemli. Eğer böyle bir yolculuğa çıkmak istiyorlarsa işe ekipman alarak başlamalılar. İyi bir kask, mont ve dizlik gibi. Tabi motorlarının periyodik bakımlarını da aksatmamaları gerekiyor."

- Bu yaz rotanız nereye peki? Karar verdiniz mi?

"Şu anda rota hazırlığı içerisindeyim. Belli değil ama Hindistan, İran ya da Güney Amerika olabilir."

KADINA ŞİDDET EVRENSEL SORUN

- Ülkemizin kanayan yarası kadına yönelik şiddete dair neler söylemek istersiniz?

"Eskiden kadına yönelik şiddeti sadece Türkiye'nin sorunu olarak algılardım fakat gezdikçe bunun evrensel bir sorun olduğunun farkına vardım. Bu durumun aşılması için de eğitim çok önemli. Toplumsal cinsiyet konusu ders olarak mutlaka konulmalı. Baskı çünkü kadınlarda olduğu kadar erkeklerde de var. Örneğin; Mostar Köprüsü'nde her yıl sevdiği kızı almak, babasına kendisini ispat edebilmek için pek çok erkek atlamak zorunda kalıyor. Onların üzerindeki bu baskı da yok olmalı. Erkeğe ve kadına biçilen rollerin dışına çıkmayı başarabilmek çok önemli. Erkekler küçük yaşlardan itibaren kadının onlardan aşağı olduğu algısı ile büyütülüyorlar işte bu yüzden eğitim şart. Kadına yönelik şiddetin en düşük olduğu yerlere baktığımızda eğitim seviyesinin oldukça yüksek olduğunu görmek bunun en önemli kanıtı."

- Son olarak neler söylemek istersiniz? 

"Özgürlük eşittir dünyayı dolaşmak değildir. Ya da medyanın kadına biçtiği bir özgürlük anlayışı değildir. Evde saatlerce oturup şiir yazmak bir özgürlüktür. Dilediğiniz yerde şarkı söyleyebilmek bir özgürlüktür. Mesele kişinin özüne döndüğünde onu özgürleştirebileceği şeyi bulmaktır."
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.