“Neden intihar etmiyorsunuz “ diye sorar, Dr. Frankl acılar içinde kıvranan hastalarına.

Bir hastasında ,onu yaşama bağlayan çocuklarına duyduğu sevgi, diğerinde kullanılacak yetenekler, bir başkasında ise korunmaya değer hala canlı anılar vardır, onları ölüme sürüklemeyen.

Avusturyalı psikiyatrist Viktor E. Frankl varoluşcu analizin babası ve logoterapinin kurucusudur. İkinci Dünya Savaşı sırasında yıllarca hayata tutunabildiği toplama kamplarında annesi, karısı, erkek kardeşini kaybetmiştir. Kimisi ağır yaşam koşullarına dayanamamış kimisi de gaz odalarında yaşamını yitirmiştir.

Frankl 3 ayrı toplama kampında günlerce süren açlığa, yalınyak yürüyüşlerde içini dernden ayaklarını ise inceden sızlatan ayazın ve karın soğuğuna ve yaşamda kalabilmek için bütün değerlerin yitirilip kötülüğün kazandığı bir yaşama seyirci kalmıştır. “En iyilerimiz hayatta kalamamıştır” der.

O günlerde Nietzsche’nin şu sözü ile ayakta kalabilmiştir.” Yaşamak için bir neden’i olan kişi, hemen her nasıl’a dayanabilir.

1945  yılında 2. Dünya Savaşı bitip kamptan yürüyerek çıktığında kitap yazmaya karar verir. Kitabı sadece 9 günde yazar ve isimsiz yayınlanmasını ister. Frankl bu kitapla başarıyı amaçlamaz, hedef haline dönüştürmez. Mutluluk gibi başarı da kendiliğinden ortaya çıkmalıdır. Ona aldırış etmeyince ve kendi kendine olmasına izin verince gelir mutlulukta, başarıda. Tıpkı başlangıçta isimsiz yazmayı amaçladığı  kitabının 30’un üzerinde dile çevrilmiş ve 15 milyon’dan fazla satmış olması gibi.

Frankl kamplarda geçirdiği yıllarda geçmişinin tamamını kampın dışarısında bırakmıştır. Kimi zaman mizah ile yaşam savaşını vermiş kimi zaman ise acıya katlanmanın bir başarı olduğu fikrine tutunmuştur.

28 kişide 1 kişinin yaşama şansı bulduğu kamplarda 1945 yılı geldiğinde özgürlüğüne kavuşan tutukluları başka bir sorun bekler. Geçen yıllarda özgürlük günü geldiğinde evlerine dönüp dostlarını selamlayıp , karılarını kucaklayacaklarını beklerken geride kendilerini bekleyen kimsenin kalmadığını farkederler. Öyle büyük bir acıydır ki bu ; artık tanrı’dan başka korkacak hiçbir şeyleri kalmamıştır.

İnsanın Anlam Arayışı kitabında Frankl yaşamın anlamına ulaşmaya çalıştıkça kaçırırsınız der ve ekler yaşamın anlamını 3 farklı yoldan keşfedebilirsiniz.

-Ya bir eser yaratarak veya tutku ile bir iş yaparak

-Ya bir şeyi /bir insanı iyilik, doğruluk, güzellik, doğayı ya da kültürü yaşayarak yürekten severek

-Ya da tıpkı nazi kamplarında kurtıulan onlarca insanın yaptığını yaparak. Kaçınılmaz acı ile karşılaştığınızda ona yönelik bir tavır geliştirerek. İşte o zaman kişisel bir trajedi gerçek bir zafere dönüşebilir.

Kıssadan hisse : eğer hayatta doyasıya sevdiğiniz bir yol arkadaşınız var ise tutku ile hergün yeniden üretmekten zevk aldığınız bir işiniz ya da hobinizi bulduysanız anlamlı ve mutlu bir yaşamınız var demektir.

Oldu ya çaresiz denilen bir hastalığa yakalandığınızda ona tutunmayıp, hayata bakışınızı değiştirip dimdik ayakta durmayı başarabiliyorsanız ve acıya yenilmiyorsanız hayatınız oldukça anlamlıdır.

Boşuna başka yerlerde dolanmayın .Keyifle ömrünüzü yaşayın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.