3 Hastadan İkisi Kanserden Kurtulabiliyor

Dünyada, her yıl yaklaşık 15 milyon kişi kansere yakalanıyor. Kanserdeki artış hızına bağlı olarak gelecek 10 yılda 20 milyon yeni kişiye kanser tanısı konulacağı öngörülüyor.  2000 yılından önce 3 kanser hastasından yalnızca birinin şansı varken, günümüzde artık 3 hastadan ikisi kanserden kurtulabiliyor.

3 Hastadan İkisi Kanserden Kurtulabiliyor

Dünyada, her yıl yaklaşık 15 milyon kişi kansere yakalanıyor. Kanserdeki artış hızına bağlı olarak gelecek 10 yılda 20 milyon yeni kişiye kanser tanısı konulacağı öngörülüyor.  2000 yılından önce 3 kanser hastasından yalnızca birinin şansı varken, günümüzde artık 3 hastadan ikisi kanserden kurtulabiliyor.

02 Şubat 2016 Salı 11:41
73 Okunma
3 Hastadan İkisi Kanserden Kurtulabiliyor

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kanserle mücadelenin çocukluk çağından itibaren başlaması gerektiğini ve bunun gelecekteki kanser vakalarının kontrol edilmesi için önemli bir adım olduğunu dile getirdi.Günümüzde kanser tanı ve tedavisinde gelişmelerin önemli düzeyde olduğunu anlatan Prof. Dr. Özdoğan, “Birçok kanser türünde neredeyse iyileşme evresi olarak tanımlanan 5 yıl hastalıksız yaşam oranı %90’lara ulaşmıştır. Bu nedenle toplumu daha çok bilinçlendirmek ve kanser korkusundan kurtarmak gerekir. Sigara, dengesiz beslenme ve sedanter yaşam ile mücadele, hepatit B ve HPV’ye karşı aşılama konusunda toplumsal farkındalık yaratma, kanseri önlemede en önemli hedef olmalıdır” açıklaması yaptı.

Kadın ve erkeklerde kanser check up’ı gerekli

Kanserin erken tanı ile kontrol altına alınabilmesini sağlayacak çok önemli gelişmeler yaşandığına da vurgu yapan Prof. Dr. Özdoğan, “Kadınlar meme ve rahim ağzı kanseri konusunda 20’li yaşlarda bilinçlendirmeli ve kendi sağlığını nasıl yöneteceklerini öğrenmeli. Cinsel aktif dönemden sonra düzenli rahim ağzı smear kontrolleri yapılmalı, memede değişiklikler algılanmalı ve gerektiğinde doktora başvurmaları alışkanlık haline getirilmelidir. 40 yaşından sonra yılda bir mamografi, 55 yaşından sonra sorun yok ise 2 yılda bir mamografi, 50 yaşından sonra kadın erkek ayırmaksızın kalın bağırsak kanserinde erken tanıya yönelik kolonoskopi veya dışkıda kan araması periyodik yapılmalıdır. 55 yaşından sonra 30 paket yıl ve üzeri (günde bir paket 30 yıl veya günde 2 paket 15 yıl) sigara içmiş erkeklerde yılda bir düşük doz akciğer tomografisinin yaşam kurtarıcı olduğu anlatılmalıdır. Sigara içen bireylerin bilinçlenmesi ve sigarayı bırakmaları konusunda birden çok yöntemin olduğu öğretilmelidir” ifadelerini kullandı.

Aşılanma ihmal edilmemeli

Aşılama konusunda toplumun halen yeterince duyarlı olmadığına da işaret eden Prof. Dr. Özdoğan, “Hepatit B aşısının siroz ve karaciğer kanserinden koruyuculuğu, insan papillom virüs aşısının kadınlarımızı rahim ağzı kanserinden, aynı zamanda erkekleri ve kadınları baş boyun kanseri ve makat kanserlerden koruduğu gerçeği topluma sürekli anlatmalı ve kolaylıkla önlenebilir kanserler için geleceğimiz ve çocuklarımız korunmalıdır” diye konuştu.“Kanserle mücadelenin çocukluk çağından itibaren başlaması, geleceğin gençlerini koruma adına son derece önemlidir” diyen Prof. Dr. Özdoğan, şehir yaşamının çocukları yetişkinlerden çok daha fazla etkilediği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Özdoğan, özellikle beslenme alışkanlıkları ve kariyer kaygısının da çocukları stresin olumsuz etkileri ile karşı karşıya getirdiğine de değinerek şu ifadeleri kullandı: “Günümüzde pek çok insan anne mutfağından fast food tarzı beslenmeye hızlı bir geçiş yapmış, şehirleşme ve kariyer kaygısının getirdiği olumsuzlukları yaşamaya başlamıştır.

Kanserden korunma çocukluk çağında başlamalı

“Kanserle mücadelenin çocukluk çağından itibaren başlaması, geleceğin gençlerini koruma adına son derece önemlidir” diyen Prof. Dr. Özdoğan, şehir yaşamının çocukları yetişkinlerden çok daha fazla etkilediği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Özdoğan, özellikle beslenme alışkanlıkları ve kariyer kaygısının da çocukları stresin olumsuz etkileri ile karşı karşıya getirdiğine de değinerek şu ifadeleri kullandı: “Günümüzde pek çok insan anne mutfağından fast food tarzı beslenmeye hızlı bir geçiş yapmış, şehirleşme ve kariyer kaygısının getirdiği olumsuzlukları yaşamaya başlamıştır.

Doğru kullanılan kimyasallar yaşamın bir parçası

Özellikle gıda maddelerinde yer alan kimyasallar konusunda toplumun doğru bilinçlendirilmediği yönünde de uyarılarda bulanan Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “İnsanlığın en önemli dostu, uzun ve sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi olan kimyasalların doğru yönetimi konusu önemsenmeli, bilinçsiz ve kötüye kullanımı hedef alınmalıdır. Bunun yerine doğrudan sebze, meyve ve diğer beyaz et gibi toplumun vazgeçilmezi olan, ulaşılabilir gıdalardan uzaklaştırmaya yönelik yönlendirmeler uygun değildir” vurgusu yaptı.

Son Güncelleme: 09.06.2017 14:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.