Eşek, ovalardaki kuru, sıcak havadan yük­sek bölgelerdeki dağ havasına kadar farklı iklimlerin hemen hepsinde yaşa­mı sürdürebilir. Üstelik dik yokuşları, dar patikaları, taşlı nehir yataklarını, çamurlu yolları ve baş­ka engebeli arazileri aşmak için de birebirdir. Hiçbir atın ya da devenin gidemediği yerlere ulaşır. Özellikle motorlu araçların henüz varamadığı yerleşim merkezlerinde yaşayan milyonlarca insan için eşek, en önemli  nakliye aracıdır.

On binlerce yıl doğada özgün yaşayan eşekler keskin virajlarda ustalıkla manevra yapabilir, evlere ulaşmak için çitlerle çevrili dar patikalardan geçebilirler. Onların pahalı lastiklere ihtiyacı yoktur ve kaygan zeminde pek sıkıntı çekmezler. Her şekil ve boyutta yük taşırlar. Bazen bir saman yığınının içinde kaybolurlar.  "Vur üstüne" gıkı çıkmaz garibimin, hiç şikayet etmez, götürmeye çalışır ara sıra tökezlese de, baldırları titrese de ne yapar ne eder o yükü taşır. Öfke­den köpüren şoförler oturdukları yerden kor­na çalarken, eşekler kilitlenmiş trafikte kolay­lıkla yol alırlar. Hiçbir trafik polisi ters yola girdiği için bir eşeğe "ceza kesmeye" kalkışmaz. Ayrıca park sorunu da yoktur. 

Sabahleyin ağır yüklerini pazara taşıyan hayvancıklar, oldukça hızlı gidebilirken, mallar satı­lıp yükleri sırtlarından indirildikten sonra eve dönüş sırasında, acele etmeden, hatta yol ke­narlarında biraz yeşillik atıştırmak için aheste aheste dolaşarak yol alırlar. "Tatil" günlerin­de de, eşekler su ve odun taşımak için gün­lük ev işlerinde kullanılırlar. Ayrıca başkaları­na da kiralanabilirler. Bazı yerlerde bir eşek iki tekerlekli bir ara­ba çekebilir ya da bir çift eşek daha büyük bir arabaya koşulabilir. Köylülerin kolu kanadı gibidir. 

Anavatanı Afrika olup Mısırlılar beş bin yıl önce evcilleştirmiş. 

Yeryüzünün en büyük nüfusa sahip on altıncı ülkesi olan Etiyopya'nın başkenti Adis Ababa'nın sokaklarında, eşekler uzun zamandır önemli bir nakliye ara­cıdır. Bu eşeklerin, gidecekleri yeri iyi bildik­lerinin ve azimle oraya ulaşmaya çalıştıkları­nın farkında olan şoförlerin çoğu, onlara ayak uydurmayı öğrenmiştir. Ne kadar uzun ve karmaşık olursa olsun, bir defa geçtikleri yolu asla unutmazlar. Köylümüz de bunu bilir ve yol yapımlarında mühendis niyetine kullanılır. Yol, eşeğin takip ettiği izden geçirilir. Eşekler yoğun trafik­ten ürkmezler ancak şoförler eşeğin üzerinde geniş bir yük olduğunu ve arkasındaki trafi­ği umursamadığını hesaba katmalıdır. Bu yüz­den taşıdıkları her neyse ona çarpmak istemiyorsanız yoldan çe­kilmeniz iyi olur! Etiyopya'daki eşek nüfusu tahminen beş milyon civarındadır, yani yaklaşık olarak her on iki kişiye bir eşek düşer. Milyonlarca Etiyop­yalı derin vadilerin ayırdığı ücra tepelerde yaşar. Ülkenin ortasında bulunan geniş pla­toyu sayısız küçük dere bölmüştür. Burala­ra köprüler inşa etmek hatta toprak yollar yapmak bile, benzer koşullarda bulunan herhangi bir ülkede oldukça zordur. Bu yüzden dirençli ve yere sağlam basan "eşek" yine  ide­al bir nakliye aracıdır.

Sabah olunca, nüfusu üç milyonu aşan Addis Ababa şehrine bazısı 25 kilometre kadar uzaktan gelen binlerce eşek akın eder. Pazar kurulan günlerde daha kalabalık olur. Yolculuk üç saat kadar sürebildiğine göre, bazısı daha gü­neş doğmadan yola koyulmuş demektir. Ba­zen sahibi eşeğin yanında yürür, ancak çoğu zaman eşeğine yetişmek için arkasından koşanla­rı da  görürsünüz.

* * *

Eşeklerin bakımı oldukça kolaydır. Kendi yemlerini bulur ve ne bulurlarsa yerler. Onlara iyi davranırsa sahiplerine bağlanırlar. Ze­kâya gelince, atlardan daha akıllı oldukları söyleniyor. Ayrıca yön bulma yetenekleri de  mü­kemmeldir. Yanlarında kimse olmadan sekiz kilometreden daha uzak bir yerden su alıp ge­tirebilirler, tabii yükü koyacak ve indirecek birilerinin olması şartıyla. 

Eşekler çok çalışkandır, fakat yükün boyutu ile mola ihtiyaçları konusunda oldukça inat­çıdırlar. Böyle durumlarda ya da yük onlara acı verecek şekilde yerleştirildiğinde, yere ya­tarak tepki verebilirler. Bu tepki bazen "yanlış"  anlaşılabilir ve eşeğin azarlanmasına ya da da­yak yemesine neden olabilir. 

Eşek Anadolunun da  çilekeş hayvanıdır. Köylük alanda eşeğin varsa rahatsın. Vur sırtına odunu dağların başına, ovanın düzlüğüne saatlerce yürür. Kolay hastalanmaz, az yer, az içer ve az uyur. Üstelik ucuzdur. Ama hakkında tek olumlu yazıya rastlanmaz. Bilim adamları arasında itibar görmez.

Karakaçanların uzun kulaklarının tarihi çok eskilere daya­nıyor ve  insanların ha­yatında önemli bir rol oynamaya bugün bile devam ediyor. Zaman içinde kamyon ve ara­ba modelleri büyük bir değişime uğradıysa da eşeklerin modeli hiç değişmedi. Ve kesinlikle önem görmeyi hak ediyorlar!

Roma İmparatoru ünlü Neron'un eşi ve imparatoriçe Pepe 500 dişi eşek besleyip her gün bunların sütü ile güzellik banyosu yaparmış. Gene Roma İmparatorluğu döneminde zayıf bünyeli çocuklara protein ve şeker bakımından inek sütüne nazaran çok daha zengin olan eşek sütü içilirdi.  

Hiçbir sıpa  mayın döşemez, kimseye sarkıntılık etmez, ormanları yakmaz, banka soymaz, kumar oynamaz, savaş teknolojisi geliştirmez,  mankenlerle içki sofralarında para harcamaz. Sosyetik kadınlar gibi tabağında yemek bırakmaz. Görevini yapar,  tecavüze uğrar,  verildiği kadar otunu yer. Sonra avukat tutamaz, sendikası yoktur ve ayrıca seçimlerde oy da kullanamaz. Eşek masumdur, ayrıca vefalıdır.  Ya insan! 

Lütfen eşek kelimesini hakaret amaçlı kullanmayınız

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.