Commeetment’ın kurucusu Erhan Erol ve Uzman Klinik Psikolog Gökçe Ünal tarafından yazılan ‘Etrafta İnsan Çok Neden Doğru İnsan Yok’ isimli kitapta evlilik, ilişkiler ve beklentiler üzerine birçok konu yer alıyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 550 bin çift evleniyor, 120 bin çift ise boşanıyor. Evlilikten duyulan memnuniyete bakıldığında, 2003 yılında erkeklerın yüzde 32,1’ı, kadınların yüzde 27,6’sı çok memnun olduğunu belirtirken bu değerler 2017 yılında sırasıyla yüzde 15,7 ve yüzde 13,7’ye düşmüş. Evlenme oranları azalıp boşanma oranları artıyor, evlilikten mutluluk duyanların sayısı azalıyor ancak bunun yanında azımsanmayacak kadar çok insan evlenmek istiyor. Bunun nedeni doğru insanı bulamamak olabilir mi? Evlilik şirketi commeetment, kurulduğu günden bugüne olan tecrübelerini bir kitapta topladı.

Bazen ortada şiddetli geçimsizlik olmasa da, her şey süt liman gitse de ilişkiler bozulabiliyor, evlilikler bitebiliyor. Büyük bir uyum yakaladığımızı düşündüğümüz, ortak zevklerimizin olduğu, çok iyi anlaştığımız insanlarla yollarımız ayrılabiliyor. Başlarda “ideal insan” olduğunu sandığımız kişiler ilerleyen yıllarda belki de bizim için artık doğru kişiler olmayabiliyor.

Evlilik amacıyla kurulacak ilişkiler için ilişki danışmanlığı, eşleştirme ve tanıştırma hizmeti veren Commeetment, kurulduğu günden bugüne olan tecrübelerini bir kitapta topladı. Commeetment’ın kurucusu Erhan Erol ve uzman klinik psikolog Gökçe Ünal tarafından yazılan ve A7 Kitap Yayıncılık’tan çıkan Etrafta İnsan Çok Neden Doğru İnsan Yok isimli kitapta ‘Aşk tek tip mi?’, ‘Doğru insan: Peki kendim ne kadar doğruyum?’, ‘Evlenirken hangi kriterlere dikkat ediyoruz?’, ‘Evlilik kurumunun günümüzdeki durumu’, ‘Yaşla Birlikte Artan (Ön)Yargılar’ gibi pek çok konuya yer veriliyor. Eş ve eş adaylarından beklentilerin de incelendiği kitapta genel olarak eşlerin düzenli çalışma saatlerine sahip bir işte çalışması beklendiği ifade ediliyor. Eğer kişi kendi işinin sahibiyse veya esnek çalışma saatlerine sahip biriyse karşısındaki kişinin de benzer bir düzene sahip olmasını bekliyor. Kadınlar erkeklerin ne iş yaparsa yapsın işine tutkuyla bağlı olmasını ve işlerinde başarılı olmasını istiyorlar. İşkoliklik ise istenmiyor. Emekliler bile karşısındaki kişinin tamamen boş oturmasını değil, ticari olmasa bile ilgi alanlarıyla meşgul olmasını tercih ediyorlar. Herkesin kaliteli ilişkiyi hak ettiğini düşünen Commeetment, bu kitap aracılığıyla seslerinin bir nedenle yetmemesinden dolayı hayatlarına dokunamadıkları kişilere de ulaşmak, deneyimlerini paylaşmak ve ulaştıkları herkesin ilişki hayatında bir farkındalık yaratarak daha kaliteli ilişkiler yaşamalarına katkıda bulunmak istiyor.

Evlenmek isteyip de bir türlü doğru insanı bulamadığından bahseden birçok kişi var. Yoğun iş temposu, zamansızlıkla beraber kısıtlanan sosyal yaşam, yeni insanlarla tanışma şansını daazaltıyor. Bir yanda evlenmek için doğru insanı bekleyenler, diğer yanda evlenince aradıklarını bulamayıp boşananlar… TÜİK 2017 yılı evlilik istatistiklerine bakıldığında evlenen çiftlerin sayısı 2017 yılında, bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,2 azalarak 569 bin 459 oldu. Boşanan çiftlerin sayısı 2017 yılında, bir önceki yıla kıyasla yüzde 1,8 artarak 128 bin 411 oldu. Cinsiyetlere göre evlilikten duyulan memnuniyete bakıldığında, 2003 yılında erkeklerin yüzde 32,1’i, kadınların yüzde 27,6’sı çok memnun olduğunu belirtirken bu değerler 2017 yılında sırasıyla yüzde 15,7 ve yüzde 13,7’ye düştü. Peki boşanmaların sayısı artıpevlilikten duyulan memnuniyet azaldıysa insanlar neden evlenmek istiyor? Bunun sebebi doğru insanı bulamamak olabilir mi? Veya evlilikkararını yeteri kadar düşünmeden, baskı altında mı alıyoruz?

SEVDALAR, GÖÇLER VE SAVAŞLAR İÇİNDE GEÇEN BİR İLK ROMAN

Kadın, çevre altyapısı, STK ve turizm projeleriyle tanınan Yelgin Arkoç Mesci, Altın Kitaplar logosuyla çıkan ilk romanı Kalenin Havvası’nda okuru, tarihte yolculuğa davet ediyor. 13 Temmuz 1878’de, Berlin Antlaşması’nın imzalandığı gün Amasya Kaleköy’de sarı saçlı, maviye çalan yeşil gözlü, güzel bir kız doğar. Adını Havva koyarlar. Dağda, bayırda, kırlarda, kalede çiçeklerle büyür. Yaylanın düzünde atıyla koşturur. Okuryazar olur. Dünya büyük bir dönüşümün eşiğindedir. Kıtlıkların, salgın hastalıkların, savaşların, Müslüman ve gayrimüslim göçlerinin, tehcirin, gizli sevdaların yaşandığı yıllardır. Havva da mutluluklar, trajediler yaşar. Gün gelir saraylara konuk olur, gün gelir acımasız bir dünya savaşının ortasında kalır. Her seferinde olgunlaşıp daha güçlenerek ayağa kalkar. Kozasından çıkmaya çabalar o da herkes gibi. Mektepleri dağlar, kalelerdir. Denizi ilk gördüğü Samsun, yüreğinin kaldığı İstanbul’dur… “Aslında bizim gibi böyle dağlık yerde, sarp yamaçlarda, vahşi doğanın içinde büyüyen çocuklar için çok doğaldır kayalıklarda tırmanmak, çiçek toplamak, börtü böcek kovalamak. Hele de nesillerdir bu dağlardaysanız iyi tutunmaktır meselenin özü. Kaymazsınız, kaymamanız gerekir. Düşmezsiniz, düşmemeniz gerekir. O dağların, o dağdaki kayalığın bir parçası olmanız gerekir. Aşağıya
değil yukarıya bakarsınız, bakmanız gerekir!”

YENİDEN JACK LONDON

20. yüzyıl Amerikan edebiyatının önemli kalemlerinden Jack London’ın Âdem’den Önce adlı eseri Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Modern Klasikler Dizisi’nde yerini aldı. Charles Darwin’in evrim kuramının bilim camiasının ardından tüm dünyaya yayılmasıyla, bu bilimsel atılım edebiyatta da yankı buldu. Nobel ödüllü Rudyard Kipling gibi evrim konusuna ilgi duyan yazarların öykü ve romanlarıyla, sonradan ‘tarihöncesi edebiyatı’ olarak adlandırılacak olan yeni edebiyat türü doğdu. Tarihöncesi edebiyatın kurucu metinlerinden olan Âdem’den Önce, bilimsel Jack London’ın en yaratıcı kurgularından biridir. London, bu eserinde rüyalarında tarihöncesi bir çağda yaşayan alter ego’su Kocadiş’in başından geçenleri gören modern bir Amerikalı çocuğun öyküsünü anlatır. O çağda üç ayrı tür insansı bulunmaktadır: Henüz ağaçtan inmemiş, vahşi maymunlara daha yakın Ağaç İnsanları; Kocadiş’in “Halk” olarak adlandırdığı ve kendisinin de ait olduğu tür; bir de bu insansıların en gelişmişi olan, ateş yakıp ok ve yay kullanan Ateş İnsanları. Eser, 20. yüzyıl başlarında evrim meselesini kamuoyunun gündemine taşımasıyla dikkat çeker. London modern anlatıcısının binlerce asırlık bir mesafeden baktığı ilkel insanın düşünce yapısını düş gücüyle zenginleştirerek aktarır. Âdem’den Önce, Levent Cinemre’nin çevirisiyle İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle kitapçılarda.

GERÇEKTE YAŞANAMAYAN SANALDA YAŞANABİLİYOR

Çocuk edebiyatımızın üretken kalemlerinden Koray Avci Çakman, Altın Kitaplar logolu yeni kitabı Oyunda Kal’da sanal alem ile gerçek dünyayı ustaca harmanlıyor. Sanal alem hepimizin hayatında başköşede artık. Çoğumuz, gerçek hayatta ulaşamadığımızbaşarıyı, beğeniyi, saygınlığı orada yaşayabiliyoruz kolayca. Koray Avcı Çakman, yeni kitabı Oyunda Kal’da çocukların gözünden işte bu ikilemi konu alıyor. Ve keşfedilmeyi bekleyen bir dünyaya tıpkı bir gün ışığı gibi sızıyor. Varvar’ı, Yokol’u, Devsil’i ile gizemli bir kent, Varkent! Bilgisayar başında değme korsanları kıskandıracak kadar parlak, okulda sönük bir genç, Asım! Youtuber olmak isteyen arkadaşı, Mali! Varkent’ten bir tanıdık, Melis! Okulun en havalısı ve bir o kadar da acımasızı, Kutay! Süpsüp vidası, pıtpıt teli ile yapılan bir robot! Ağlak mantı, logosu ısırılmış limon olan bir teknoloji devi, haylaz bir papağan… Tüm bunların yolları kesişirse neler olur? Bakben misin, İzleben mi? Soluk soluğa bir maceraya ne dersin?

'ŞİRKETİN İTİBARINI ÜRÜN GİBİ YÖNETMEK ARTIK SÖZ KONUSU DEĞİL'

Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) tarafından yayımlanan Hiper-Bağlı Bir Dünyada İtibar Stratejisi ve Analitiği adlı kitap raflardaki yerini aldı. İşletme ve İletişim kategorilerinde yayınlanan kitap, Burson Cohn ve Wolfe iletişim ajansının Kuzey Amerika Başkanı ve birçok önemli kuruluşun yönetim kurulunda yer alan Chris Foster tarafından kaleme alındı, Ahu Parlar tarafından Türkçe’ye kazandırıldı. Kitapta, şeffaflığın arttığı ve iletişimin sürekli daha da hızlandığı bir dünyada, bilginin göz açıp kapayıncaya kadar yayıldığını ve sınır tanımadığını belirten Chris Foster, karmaşık bağlantılarla inşa edilen tüketici ekonomisinde, bir şirketin itibarını bir ürün gibi yönetmenin artık söz konusu olmadığını okuyucuyla paylaşıyor. Kitapta aynı zamanda, her türlü bilginin bir anda dünyanın en uç noktalarına dahi ulaştığı bu çağda, onlarca yıllık yatırımla sağlanan itibarların dakikalar içinde çöktüğüne dikkat çekiliyor. İdeal senaryolardan felaket senaryolarına, pek çok örnekten yararlanan Chris Foster, itibar kaybının söz konusu olduğu durumlara nasıl hazırlık yapılacağı, böyle bir durumda ne tür adımlar atılacağı ve sonraki dönemde itibarın nasıl yeniden güçlendirileceği gibi sorulara tatmin edici cevaplar veriyor.İtibar stratejisi, iletişim ve kurumsal strateji uzmanlarının bilgi ve deneyimleriyle katkıda bulundukları kitap, modern dijital ekonomide kurumsal itibarın korunması ve güçlendirilmesi konusunda veriye dayalı, adım adım ilerleyen ve uygulamaya
yönelik bir yol haritası sunuyor. Hiper- Bağlı Bir Dünyada İtibar Stratejisi ve Analitiği, kurumsal iletişim ve itibar yönetimi konusunda okuyucuya tam teşekküllü bir rehber olarak sunuluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.