Dün akşam Kadıköy’de Fenerbahçe bizlere yine bir “derbi klasiği” izletti ve bir kez daha bir büyük rakibini evine puansız yollamayı başardı. Fenerbahçe bunu Galatasaray’a 20, Trabzonspor’a 18 ve Beşiktaş’a da 12 yıldır yapıyormuş. Bu müthiş ve sadece performansla açıklanamayacak bir istatistik; zira Fenerbahçe belli bir dönemde rakibinden daha kötü durumda olsa bile bu iş değişmiyor; “Kadıköy’ün büyüsü” diyelim.

Dünkü maç, üzerine sayfalarca yazılabilecek kadar olağandışı; ama ben sadece kafamdaki ana maddeleri belirteceğim:

-Öncelikle hakem Ali Palabıyık’ı bu kadar cesur ve otoriter yönetimi için alnından öpüyorum. Cenk’e vermediği penaltı ve yan hakemin hatası sonucu Negredo’nun posizyonunu devam ettirmemesi hatalarıdır; ama maçta verdiği penaltılar, verdiği kırmızı kartlar, kendisine ağır küfreden Şenol Güneş’i sahadan atması, hepsi doğrudur. Fanatikler, at gözlüğü ile bakanlar, televizyondaki bunamış yorumcular dünkü hakem kararlarından kendilerine malzeme çıkaradursunlar, bana göre Ali Palabıyık bugün Türkiye’nin en iyi hakemidir; Cüneyt Çakır’ı çoktan sollamıştır; onu ilerki zamanda Avrupa’da büyük maçlarda görev alırken göreceğiz, şimdiden buraya yazıyorum. 

-Fenerbahçe, Beşiktaş’ı hakemle yenmemiştir. Daha birkaç gün önce Porto’ya Porto’da diz çöktüren Beşiktaş, dün akşam o futbolunu mumla aratmıştır ve Fenerbahçe de rakibinden daha iyi oynayarak rakibini yenmiştir. Maçı Beşiktaş da alabilirdi, berabere de bitebilirdi; ama maçın genelinde daha üstün gözüken takım maçı kazanmıştır. 

-Beşiktaşlı Queresma’nın kesinlikle ciddi psikolojik sorunları var. O zaten her maç rakiplerine kasti basma ve tekmeleri yapıyor; hakemler hep pas geçiyordu. İşte Ali Palabıyık gibi cesur bir hakem çıkınca da haliyle atıldı. Ben sarı kartı gördükten sonra arkadaşlarıma “Q7 atılacak” diye mesaj attım ve 15 saniye kadar sonra atıldı; herkes bana hayret etti ama görünen köy kılavuz istemiyor. 

-Fenerbahçe’nin 12 numarası Fenerbahçe taraftarı, dün takımına verdiği büyük destekle övgüyü hakederken, maç içinde sahaya atılan onca madde nedeniyle de sonuna kadar kınanmalıdır. Tabii bunda maç öncesinde taraftarı açıkça tahrik eden, “ahlak yoksunu” Caner Erkin’in payı da büyüktür. Ben her zaman Fenerbahçe’deki ahlaksız futbolcuların hemen gönderilmesi taraftarı bir insanım. Lugano’nun, Bilica’nın, Emre Belözoğlu’nun, Caner’in gönderilişleri beni hep mutlu etmiştir. Volkan Demirel’in halen takımda olması beni hala çok üzer. Caner’in Beşiktaş’a yakıştığını düşünenler tepe tepe kullanabilir.

-Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, maçın ikinci yarısında yaşanan Pepe-Valbuena pozisyonunda hakeme kızıp açıkça ağır küfretmiştir. Ben pozisyonda bu küfürü net olarak dudaklarından okudum ve tam da 4.hakemin yanında söylediği için içimden “şimdi atılacak” dedim ve atıldı. Sonra da çıkmış “ayıptır ya” diyerek serzenişte bulunuyor. Şenol Hoca, artık bıktık senden, senin gerçek yüzün bu… Yapıyorsun yapıyorsun sonra yapmadım diyorsun; sürekli tribünlere oynarken asıl karakterin hep başka davranıyor. Fanatik Beşiktaşlılar bunu görmek istemeseler de kusura bakma ama sen busun; böyle yaptıkça sen de mevkine yakışmıyorsun.  

-Ve en önemli notumu en sona sakladım. Fenerbahçe oynamış, rakibini yenmiş, Fenerbahçeliler mutlu… Yapılması gereken büyüklük göstermek, rakibi tebrik etmek ve uğurlamak… Ama Fenerbahçe ne yaptı? Önce stadda “işte böyle, her sene böyle, Beşiktaş’a böyle…” çalındı (ki bunu Volkan Demirel de Galatasaray’ı yendiğimiz bir basketbol maçında sahaya inerek kendisi yapmıştı ve çok kınamıştım); sonra Mahmut Uslu çıktı, yine saçma sapan bir konuşma yaptı; ve rakibi aşağılayan “efendiniz biziz” tshirt’ü de Fenerium’da hemen satışa çıkarıldı. Ha Beşiktaş’ın sürekli kendi yaptıklarını görmezden gelerek “efendi Beşiktaş” yakıştırması yapması kesinlikle yanlıştır; ama Fenerbahçe’nin Mahmut Uslu gibi  bir karakteri yıllardır içinde barındırması, rakibe nazire yaptığı bu saygısızlıklar çok daha yanlıştır, çok büyük ayıptır !!!  Fenerbahçe’yi bu konuda büyük bir kızgınlıkla kınıyorum.

Gerçekten çok üzgünüm; zira bir derbi daha ahlaksızca bitti. Bir takım kazandı, bir takım kaybetti; ama asıl kaybeden hep Türk futbolu; kaybeden hep saygı ve ahlak… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ELİF NARLI 2017-09-25 08:09:59

Aynen katılıyorum yazdıklarımıza. Oynanan futboldan başka şeyler konuşuluyorsa sporcular oynadıkları oyun üzerinden değil belden aşağı vurularak eleştiriliyorsa bence de kaybeden Türk futbolu,saygı ve ahlâktır maalesef

Avatar
Rakel Kohen 2017-09-24 09:05:17

Tekrar tekrar yazdıklarınızı hayranlıkla okuyorum. Bu kadar güzel görüşler bir yayılsa Türk futbolumuz dünyanın en centilmen en güzel futbolu olur ve benim içinde seyretmesi müthiş bir zevk olur. Ama önce bunu bir üstünlük meselesi yapanlar yerine sizin gibi düşünen insanlara çok ihtiyacımız var. Tüm paylaşımlarınız için teşekkür ederim.

Avatar
Fırat Taşkaya 2017-09-24 09:40:21

Emre Bey,
Pala lakaplı bu hakemden fifa kokartı ve başarı beklemek yanlış olur. Bu hakem iyi lahmacuncu veya kebapçı olur, hakemlik çok zor. Bu sezon hep beraber takip edeceğiz. Dünya üçüncüsü takımın patronu Gerçek Beyefendi, Şenol Hocaya söylediklerinize üzüldüm. Dün akşamki atılması doğru karadı ancak genel yorumunuza katılmıyorum.
Saygılar.

Avatar
misafir sanatçı 2017-09-29 10:20:27

spor camiasında sizin gibi yazan ve düşünen kalemşörlerin artmasıyla ahlak ve düzgünlük gelebilir, ama çok zor herkes ekmeğini ahlaksızlıktan yemeğe çalışıyor. elinize, yüreğinize, kaleminize sağlık...

Misafir Avatar
Emre Kuşçu 2017-09-29 10:29:26 @misafir sanatçı

çok sagolun.... beni şu yazılarıma rağmen halen fanatiklikle suçlayanlara cevap oluyor sizin bu güzel yorumlarınız... saygılarımla....

Beğenmedim! (0)

banner102