Çocuklarımız, torunlarımız “darb-ı mesel nedir” bilmiyorlar. Aslında biliyorlar, çok dar alanda gerektiği zaman kullanıyorlar ama, bu anlatı türünde çok zengin olduğumuzun farkında değiller.

Kısaca tanımlamak isterseniz, darb-ı mesele pay çıkarılacak söz, atasözü ya da ders verici kısa öykü, veya masal, diyebilirsiniz. Bu öykücük, masalcıkların hepsi halk arasında kabul görmüşler. Yüz yıllarca anlatıla gelmişler, yayılmış, benzetmelerle örülmüşler.  Gelelenek göreneklere uygun, kurallar, ilkeler taşıyorlar. Bu sözlerde bilgelik, üstü kapalı, dokunuşlar, sitemler, çarpıcı bir öz bulunuyor.

Tamlamanın günümüze çevirisini yapmak istersek şöyle yazabiliriz: 'Darb' (vurma, çarpma) + 'mesel' (hikaye,öykü): Darb-ı mesel =  öykünün en çarpıcı, öğüt veren cümlesi…

Sözünü ettiğim gibi, darb-ı mesel getirmek, bir olayı bir durumu benzetmelerle anlatma   yeteneğidir. Söyleyeni zamanla unutulmuş öğüt veren sözlerdir.

Bir de inanç dünyasında kullanımı var: Kur'ân-ı Kerim'in anlatım ve tebliğ metotlarından birinin misal getirmek olduğunu söyleyebiliriz. Okuduğuma göre;  (ez-Zümer süresi, 39/27) âyette Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: "Andolsun ki biz Kur'ân'da insanlara her misali getirdik, ola ki düşünür ve öğüt alırlar."

Bizim darb-ı meselimize yabancılar fabl diyorlar. Fabl, sonunda ders verme amacı güden, güldüren, düşündüren ve çoğu zaman manzum öykülere deniliyor. İnsana ait bir özellik,  insan dışında bir varlığa verilmiş. Fablların kahramanları genellikle hayvanlardan oluşuyor. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünüyor, konuşuyor ve insanlar gibi davranıyorlar.

Bugün daha çok çocuk edebiyatında yer alan fablların, geçmişte toplumu eğitmede; örneklendirmede, kötü davranışlardan caydırmada, büyükleri eğitmede de kullanıldığı sanılıyor.

Gerek darb-ı mesellerin, gerekse fablların sonunda her zaman bir ahlaki mesaj bulunur. Bu mesaj anlatılan öykünün doğal sonucu olarak bizi bir atasözüne veya özdeyişe ulaştırabilir.

Şimdi size birkaç öyküyü nakledeceğim. Bakalım kimler ne pay çıkaracaklar?

Adamın biri yolda yürüyormuş. Bu adamın kulakları normalden çok büyükmüş. Yanından geçen herkes dalga geçiyormuş. Bir gün yine yanından geçen biri ona şöyle demiş:

– Beyefendi sizin kulaklarınız bir insana göre çok büyük değil mi? Adamımız da şöyle cevap vermiş:

– Evet kulaklarım bir insana göre çok büyük. Peki ama sizin de kulaklarınız bir eşeğe göre fazla küçük değil mi?

***

“Köyün yaşlı semercisi Bekir usta ölmüştü. Tüm eşekler köy meydanında toplandılar, tepindiler, oynamaya başladılar. Yaşlı hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu. Ona geldiler:

– Haberin yok herhalde, semercimiz öldü.

– Ne olmuş öldüyse?

– Artık sırtımız yara bere olmayacak, özgür olacağız.

– Nasıl bir özgürlükmüş bu!

– Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak, kırda bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız…

Yaşlı eşek gülmüş:

– Şaşarım aklınıza… Bugün sevinçle tepineceğinize, aslında yas tutmalısınız. Bekir Usta iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu. Yarın bir acemi semerci getirirler, sırtınız yaradan kurtulmaz. İyisi mi siz semerciden değil, eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın. Eşek kaldıkça, sırtınıza bir semer yapan bulunur.”

***

Politikacının yolu bir köye düşmüş. Köyde gezinirken bir ara politikacının gözü yoldan geçen, boynunda çıngırağı olan eşeğe takılmış. Eşeğin arkasından gelen köylüye sormuş politikacı:

-Ya bu eşeğin boynuna çıngırağı niye taktınız?

Köylü:

-Eşek yürürken çıngırak çalıyor, durunca çıngırak sesi kesiliyor. O sırada ben de koşup eşeği yürütüyorum.

Politikacı, “E peki ya eşek durup sadece boynunu sallarsa nerden anlayacaksın peki?” diye sormuş ukala ukala..

Köylü de yapıştırmış cevabı:

-Sizin gibi akıllı eşeği nerden bulacağız ki!"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.