Ben naylonu sevmem. Gördükçe sinirlerim. Bilirim her çöpe giden bir beyaz naylon torba onu deniz anası sanıp yutan bir yunus balığının veya bir Caretta-Caretta'nın sonu olabilir. Naylon bulunduğu ortamın şeklini alır, her kalıba uyar, yani kaypaktır, eğilir, bükülür, yamulur. Sonra seçim yapmaz, don da olur, mandal da. Hani tıpta protez ve kalp kapakçıkları gibi kalıcı ve yararlı kullanılışına bir sözüm yok ama unutmayın standart  bir naylon poşet beş yüz ile  bin yıl çözülmeden doğada kalıyor. 

Petrol ürünü olan polietilen poşetlerin kullanım alanı çok geniş. Alışveriş merkezlerinden bakkala, kasaptan, manava, giyim mağazasından ayakkabıcıya kadar bunlar veriliyor. Dünyada yılda 500 milyar naylon poşet üretiliyor ve her bir dakikada bir milyon poşet çöpe atılıyor.  Deniz dibi artık naylon leğene dönüşmüş. Tarlalar uçuşan naylonlarla  dolu. Göl ve nehirlerin atık sistemini bozuyorlar.  Yolculuk yaparken artık bir ağaç altında mola vermeye korkuyorum. Buralar da PVC ile örtülmüş. Dünyada plastik torba kullanım miktarı bir trilyona kadar çıkabiliyor. Bu torbaların geri dönüşüm oranı çok düşük. Oysaki bez torba kullanmakla haftada altı plastik torbayı doğaya bırakmamış oluyoruz. 

* * *

Ruanda, Fas, Makedonya, Tanzanya, Botswana,  Tayvan, Kenya, İtalya,  Güney Afrika, Hindistan gibi ülkelerle  San Fransisco ve Paris gibi kentlerde bu naylonların kullanılması yasalarla sınırlandırıldı. İrlanda ise her naylon poşetten 20 cent vergi alıyor. Çin sadece torbaları paralı  yaparak her yıl 37 milyon varil petrol tasarruf ediyor. Türkiye ise tam  bir naylon cenneti oldu. Ama halen naylon tüketimini sınırlayacak yasal bir süreç bir türlü  başlatılmadı. Türkiye'de dört kişilik bir aile bir yılda 1460 poşet tüketiyor. 

Ayrıca poşetlerin aflatoksin içerdiğini söyleyen uzmanlar, bu maddelerin gıdalarla teması halinde, yiyeceklere kansere yol açan, cıva, kurşun, kadmiyum gibi zararlı maddelerin geçtiğini belirtiyorlar. Ayrıca plastik maddelerin içerdiği bileşenler de kanserojendir. 

Bir yabancı, Türkiye'yi seven bir hanım, adı Cherly,  soyadı Tanrıverdi. Bakın bir PVC cenneti olan Türkiye için bazı ciddi önerileri var. Bütün Dünya dergisinde yayınlanan makalesinden bazı eklemelerle  alıntılar yapıyorum. 

* * * 

Ağaçların dallarında sallanıyorlar, nehirleri kirletiyorlar, çitlerde asılı kalıyorlar, kanalizasyonları tıkıyorlar, hayvanların boğazlarına tıkayarak boğularak ölümlerine neden oluyorlar. Polietilen poşetlerin üretimi yaklaşık 35 yıl önce moda olmaya başladığından bu yana dünyada hemen her ülkede kullanılıyorlar. Sebze ve meyveden, kıyafet ve kitaplara değin her şeyi taşımaya elverişliler. Yoğurt ve  maalesef canlı akvaryum balığı bile poşette  satın alıyoruz. Bazen çanta gibi kullanıyor, evde çıkan çöplerimizi onlara koyuyoruz. Naylon poşeti birkaç dakikalığına kullanıyor olsak da, bu  poşet doğada tümüyle yok olana değin aradan en az  bin yıl geçmesi gerekiyor. Eve kadar  giderken simiti bir poşette taşımak, o poşetin doğayı 3005 yılına dek kirleteceği anlamına geliyor. Naylon poşetler ayrıca  yavaşça bozulmaya başladığında çevreye zararlı kimyasallar yayılıyor ve besin zincirimizi zaman içinde  kirletiyor. Çevreyi düşüncesizce naylon poşetlerle kirlettiğimizde, hayvanların yaşamlarını da korkunç zararlar vermiş oluyoruz. Antartika'dan Kuzey Denizi'ne Trinidad'dan  Fiji'ye değin  hemen hemen her deniz kuşunun midesinde plastik atık bulunuyor. Deniz hayvanları denize atılan poşetleri deniz anası veya başka bir  yiyecek sanıp yiyorlar bu da onların sindirim sistemlerinin bozulmasına yol açarak sonuçta  ölümlerine neden oluyor. Kimi balinaların midelerinde  yapılan otopsiler polietilen poşetlerle dolu olduğunu gösteriyor. Dünya Doğa Vakfı'na göre naylon poşetlerden dolayı  her yıl 100 binin üzerinde balina, fok, su kaplumbağası ve kuş ölüyor. Karada ise inekler, keçiler, sincaplar ve öteki hayvanlar yem ararken genellikle plastik parçalar yiyorlar. 

* * *

Hatta içine girip bir daha çıkamıyorlar. Çin'de ise caddelerde uçuşan naylon poşetlere "beyaz kirlilik" adı verilmiş. Bangladeş ülkenin üçte ikisini sular altında bırakan 1988, 1998 ve daha sonraki yıllardaki sellerinin nedenin naylon poşetler olduğuna inanıyor. Çünkü sellerle sürüklenen poşetler kanalizasyon sistemini tümüyle tıkamıştı. Bangladeş daha  sonra başkent Dakka'da polietilen kullanımını yasakladı ve  geleneksel jütten yapılan poşetlerin yeniden yaygınlaşması için çaba gösterdi. Artık plastik kullananlar tüm dünyada kirlettikleri için  daha fazla vergi ödüyorlar. İrlanda da böyle bir vergi uygulaması başladıktan sonra plastik  tüketimi  % 95 oranında düştü. İsviçre, Avusturya ve Almanya'da müşteriler mağazalara kendi poşetlerini götürüyorlar ya da yeni poşet satın alıyorlar. Tayvan'da okullarda, orduda, süpermarketlerde ve mağazalarda ücretsiz, tek kullanımlık naylon poşet dağıtımı yasaklandı. Hong Kong'da "lütfen naylon poşete hayır !" sloganıyla büyük bir kampanya başlatıldı. Yeni Zelanda'da önde gelen perakende mağazaları yeniden kullanılabilir poşetleri satıyorlar. Hindistan'da kutsal inekler öldüğünden naylon torbalara savaş açıldı. Türkiye'de sadece Metro Zinciri naylon poşetleri ücretli satıyor.  Eğer her birimiz her ay yalnızca bir naylon poşet daha az kullansak bile her yıl milyonlarca poşet üretimini önlemiş oluruz. 

* * *

Naylon poşetler ayrıca  enerji düşmanı, bir naylon poşet üretmek için gerekli olan enerji ile bir arabayı 115 metre boyunca ilerletmek için gerekli enerji aynı. Doğada yıllar sonra bozulmaya başladıkları zaman kimyasallar suya ve toprağa karışıyor. Hatta deniz ekosistemine bile çok zarar veriyor. Denize atılan poşetler deniz canlıları tarafından besin zannedilerek yenildiğinde, sonuç bir felaket oluyor. Uzmanlar ölen  balinaların, kuşların midelerinde poşetlere rastlıyor. Ayrıca şeffaf oldukları için tıpkı sera gibi ısıyı emerek orman yangınlarına neden oluyor. Temas ettikleri gıdaların vitaminlerini yok ediyorlar.   
Okyanus seferi yapan gemiler bir yılda toplam 3 milyon 632 bin kilogram plastik atığı denize döküyor. ABD kıyı şeridindeki tüm atıkların % 10'unu plastik poşetler oluşturuyor. 

Nasıl olsa naylon,  cam ve kağıttan 2-3 defa daha ucuz. Torbayı kullan fırlat ve at !  Gerçi PVC  atıklar da  toplanmaya başlandı. Hacimce fazla, ağırlığı ise az ama toplayıcıları bunları  satılabiliyor. Eğer çöpe karışmadan yani kirlenmeden geri dönüşüm tesislerine  ulaşırsa elyaf maddesi olarak kullanılıyor. Ama en iyisi ve en doğrusu  az ve bilinçli  tüketmek !   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.