Türkiye’de Pena Yayınları tarafından yayınlanan ödüllü yazar Rhidian Brook’un 23 dile çevrilmiş romanı “Sonra”, yönetmen James Ken tarafından beyazperdeye aktarıldı. 1946 yılı savaş sonrası Almanya’da geçen ve savaşın trajedisinin gölgesinde yaşamaya çalışan 4 farklı insanın hayatta kalma mücadelesini konu alan filminbaşrollerinde ise Alexander Skarsgård, Keira Knightley ve Jason Clarke yer alıyor.

Amerika, İngiltere ve Almanya olmak üzere birçok ülkede vizyona giren filminin Türkiye’de ne zaman vizyona gireceği merakla bekleniyor. Yaşadığımız kayıplardı bizi bir araya getiren. 1946 yılının acı dolu kışında, Rachel Morgan kalan tek oğlu Edmund’la harabeye dönmüş Hamburg’a gelir. Burada albay kocası Lewis savaştan yeni çıkmış bu şehirde yeni bir düzen kurmak için çabalamaktadır. Ancak yeni evlerine tanıştıklarında Rachel, Lewis’in aldığı sıradışı bir kararla sarsılır: Evi eski sahipleri yani bir Alman ve onun sorunlu kızıyla paylaşacaklardır. Dahası buradaki düşmanlık ve keder tutku ve ihanete gebedir. Harikulade. Sürprizlerle dolu. GUARDIAN “Brook’tan muhteşem   bir roman…” The Mail on
Sunday

“Harika, özgün, ustaca. Yıkıntıların arasında dolaşan bir aşk hikâyesinin yanında aynı zamanda bir ihanet ve intikam masalı.” Literary View

“Son derece akıcı, çok iyi yazılmış.” Independent “Olağanüstü bir kitap.” Daily Mail

İlk romanı The Testimony of Taliesin Jones’la Somerset Maugham Ödülü dahil birçok ödül alan yazar aynı zamanda televizyon dizileri ve film için de senaryo yazmaktadır. Kısa hikâyeleri Paris Review, New Statesman ve Time Out gibi mecralarda yer almış ve BBC Radio 4’te sunulmuştur. Yirmi üç dile çevrilen Sonra romanı sinemaya uyarlanmaktadır.

CEMAAT VE CEMİYET TÜRKİYE'DE YAYIMLANDI

Alman düşünür Ferdinand Tönnies ‘Cemaat ve Cemiyet’te, topluluk ile toplum kavramlarını karşılaştırmalı olarak anlatıyor. Türkiye’de ilk kez Vakıf- Bank Kültür Yayınları tarafından yayımlanan, çevirisini Emre Güler’in yaptığı kitapta Tönnies, kavramları modern dünyaya geçiş ekseninde analiz ediyor. Sosyoloji disiplinin kurucularından Alman düşünce adamı Ferdinand Tönnies, “Cemaat ve Cemiyet” isimli kitabında, çalışmasına adını veren bu iki kavramı geniş bir perspektifte değerlendiriyor.

Tönnies, beraberlik duygularının kök saldığı cemaatlerde “topluluk” ruhunun, bireyselliğin ön plana çıktığı cemiyetlerde “toplum” anlayışının kabul gördüğünü söylüyor. Günümüzden 132 yıl önce kaleme alınan çalışma, yazımında diyalektik yöntemin benimsendiği iç içe geçen üç kitaptan oluşuyor. İlk kitapta topluluk ve toplum teorileri aktarılıyor. İkinci kitapta karşıtlıklarıyla insan iradesi ve dönüşümü, üçüncü kitapta da mülkiyet kavramı doğrultusunda hukuki yapılar ile toplumsal yaşayış biçimleri açıklanıyor. Tönnies, tüm bunları ortaya koyarken Immanuel Kant, Thomas Hobbes ve Baruch Spinoza gibi önemli düşünürlerin görüşlerinden besleniyor.

Kitapta insan iradelerinin pek çok farklı biçimde etkileşime girdiğini belirten Tönnies, ilişkilerin karşılıklı yaşandığını, bir tarafın aktif veya zorlayıcı, diğerinin pasif veya uysal olduğunu söylüyor. VBKY’den çıkan “Cemaat ve Cemiyet”, bireylerin davranışlarının değişim ve gelişiminde hangi unsurların ön planda olduğunu sosyal yapılar doğrultusunda değerlendiriyor.

“Cemaat ve Cemiyet” yalnızca Tönnies’in düşünce evrenini değil, ardından kendisini izleyen Alman sosyoloji geleneğini de anlamak açısından önemli bir başucu kaynağı. 

İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİ PROJESİ TÜRKÇEYE BİR ESER DAHA KAZANDIRDI

İstanbul Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Özgür Kavak ve Doç. Dr. Hızır Murat Köse editörlüğünde yürütülen İslâm Siyâset Düşüncesi Projesi kapsamında, Osmanlı Kâdısı Hüseyin b. Hasan’ın kaleme aldığı Letâifü’l-Efkâr adlı kitap okuyucuyla buluştu. İstanbul Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Özgür Kavak ve Doç. Dr. Hızır Murat Köse editörlüğünde, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesinde yürütülen “İslâm Siyâset Düşüncesi Projesi”, yeni bir eseri daha Türkçeye kazandırdı. Osmanlı Kâdısı Hüseyin b.
Hasan’ın 936/1529 yılında kaleme aldığı Letâifü’l- Efkâr adlı kitap, klasik siyaset düşüncesi metinlerinin Türkçeye kazandırılmasına yönelik yürütülen “İslâm Siyâset Düşüncesi Projesi” kapsamında Doç. Dr. Özgür Kavak editörlüğünde okuyucuyla buluştu. Kanûnî Sultân Süleyman döneminde sayıları hızla artan siyaset kitapları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olan eser, içerdiği konuların çeşitliliği sebebiyle ansiklopedik bir nitelik taşıyor. Eserin ilk bölümü siyasi ve fıkhî hükümleri ele alırken, ikinci bölüm Osmanlı tarihini dünya tarihine eklemleyen bir tarih anlayışıyla öne çıkıyor. Eserin son üç bölümü ise Osmanlıların edebiyat, ahlak ve coğrafya birikimini ortaya koyuyor. Kanuni’nin vezir-i azamlarından İbrahim Paşa’ya ithaf edilen Letâifü’l-Efkâr, eserin bağlamını ve içeriğini analiz eden bir inceleme yazısı ile metnin Türkçe tercümesi ve üç farklı nüshayı esas alan Arapça tahkikli neşirden oluşuyor. “İslâm Siyâset Düşüncesi Projesi” kapsamında şimdiye kadar yayımlanmış eserler arasında Kâfiyeci’nin Seyfü’l-Mülûk ve Seyfü’l-Kudât adlı risaleleri, Tarsûsî’nin Tuhfetü’t-Türk adlı eseri ile Âşık Çelebi’nin Mi‘râcü’l-Eyâle’si yer alıyor.

FİNAL KÜLTÜR SANAT'TAN YENİ KİTAP 

İletişim, günlük hayatımızın en temel gereksinimlerinden biridir. Sağlıklı bireyler olabilmek ve sağlıklı ilişkiler kurabilmek için sağlıklı bir iletişim kurmamız gerekir. Peki, bunun için ihtiyacımız olan iletişim bilincine sahip miyiz? Doğru ve sağlıklı iletişim kurabilmek için kendimizi, kendi içimizde olup bitenleri ve duygularımızı anlayabiliyor muyuz? Dahası kurduğumuz iletişim, bizi karşımızdakilere doğru yansıtıyor mu? İletişim Bilinci kitabı, ‘Ben Kimim?’ sorusundan başlayarak tüm bu soruları cevaplayabilmemiz için vazgeçilmez bir kılavuz, aynı zamanda hem kendimizi hem de sahip olduğumuz tüm seçeneklerin farkına varmamız için bir yaşam rehberi niteliğinde.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.