Milli Eğitim Bakanı, yeni eğitim modelini açıkladı...
Akıllarda kalan tek şey, iki ara tatil getirilmiş olması ve ders sayılarının azaltılacağı...
Eğitimci olmanıza gerek yok. Herhangi bir öğrenci velisine sorun, iki ara tatile olumlu bakmaz. Hele öğretmenlerin bundan memnun kalacağını hiç düşünmüyorum. 
Bazıları Finlandiya'da bu sistem uygulanıyor, çoğu Avrupa ülkesinde de var diye savunuyor.
Ara tatiller hem öğrencinin çalışma azmini kırıyor, hem de öğretmenlerin...
Ülkemizde maalesef "öğretmenler çok tatil yapıyor, yatarak maaş alıyorlar" diye çok yanlış bir kanaat var...
Her ne kadar öğretmenler tatil yapmamış olsa bile, yine de öğretmenler hedef olmaktan kurtulamayacak.
Nitekim, Milli Eğitim Bakanının açıklamasından sonra sosyal medyada yapılan paylaşımlar bunu doğruluyor.
Ülkemizde hem hava şartları, hem sosyolojik şartlar yaz tatilinde eğitim yapmayı neredeyse imkansız hale getiriyor.
Mayıs'ın sonu gelmeden öğrenciler okulu bırakıyor. Kimisi köyüne gitmek için erkenden çocuğunu alıyor, kimisi bir yerde çalışmak için... Bir kısmı da hava sıcak diye okula gitmiyor.
Mayıs'ın sonralarına doğru eğitim ve öğretim rafa kalkıyor. Bir de liselere ve üniversitelere giriş sınavları eklenince öğrenciler okula uğramaz oldu. Gelen az sayıda öğrenci ile de ders işlenmiyor. Bu şartlarda ara tatil yapıp, bu süreyi yaz tatilinden almak hiç mantıklı değil.
Türkiye'de eğitim hasta değil, komada... Öldü ölecek, son nefeste...
Bu şartlarda en son düşünülecek şey yeni bir tatil...
Bu durum ölmek üzere olan hastayı tatile götürmek gibi olur...
Öncelikle eğitimde temel sorunlar çözülmeli...
Okullarda en büyük sorun disiplinsizlik...
Öğrenci öğretmeni, müdürü saymıyor. Saymamakla kalsa iyi karşı çıkıyor, saldırıyor, öldürüyor. Maalesef karakolluk olana kadar hiçbir şekilde disiplin kurulu çalışmıyor, daha doğru ifade ile çalıştırılmıyor.
Öğretmenler arada eziliyor. Disiplini sağlayamıyor, disiplin sağlanmayınca da eğitim olmuyor.
Sınıfta kalmak yok, okula giden de gitmeyen de sınıfı geçiyor...  Okula kaydını yaptıran bir şekilde mezun oluyor.
Okullarda özellikle liselerde sigara içmek sıradan oldu...
Daha da beteri, okul önlerinde uyuşturucu tacirleri dükkan açtı...
Disiplin olmadan, düzen sağlanmadan eğitim yapamazsınız...
Önce okullarda disiplin sağlanmalı... 
Tatili sonra düşünelim...

*****
Padişaha tokat

Fatih Sultan Mehmet Han çocukken çok yaramaz bir öğrenciydi. Ders esnasında yaptığı şımarıklıklarla Hocası Akşemseddin'i çileden çıkarırdı. Hocası kendisine kızdığı zaman hemen "Ben Padişahın oğluyum, bana bir şey yapamazsın" deyip tehdit ediyordu. Padişaha şikâyet etmeyi edepsizlik sayan Akşemseddin, durumu Padişah II. Murat'a anlatamıyordu. 
Ancak zamanla küçük Mehmet'in yaptığı yaramazlıklar çekilmez hale geldi. Bunun üzerine destur dileyip Padişah II. Murat'ın huzuruna çıktı. "Padişahım size bir hususu arz edeceğim ancak hayâ ediyorum" deyince Padişah II. Murat "Buyur çekinmeden anlatabilirsin" dedi.
Bu söz Akşemseddin'i rahatlattı ve başladı olayı anlatmaya; "Padişahım oğlunuz, ciğerpareniz Mehmet çok yaramaz, onun yaramazlıkları yüzünden ders işleyemiyorum, kendisine kızdığım zamanda hemen sizinle beni tehdit ediyor" deyince Padişah II. Murat, Akşemseddin'in yanına gelerek kulağına bir şeyler fısıldar.
Padişah II. Murat'ın kulağına söylediği sözleri duyan Akşemseddin çok şaşırdı. Bu ne plandı, mümkün değildi bu planı uygulamak. Akşemseddin plan konusundaki rahatsızlığını dile getirdiyse de Padişah onu dinlemedi ve "Bu iş olacak" dedi.
Ertesi gün yine derste Mehmet yaramazlık yapıyordu. Akşemseddin'in uyarısına aynı tehdit cevabını verdiği sırada Padişah II. Murat ansızın kapıyı açıp içeri girdi.
Akşemseddin hiddetlenerek Padişaha bağırdı ve bir tokat attı. Bu şekilde sınıfa giremeyeceğini, izin istemesi gerektiğini söyledi ve derhal dışarı çıkmasını istedi. Padişah mahcup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı.
Olaylar karşısında Fatih Sultan Mehmet'in nutku tutulmuş, ne yapacağını şaşırmıştı. Güvendiği babası tokat yemişti. Fatih Sultan Mehmet allak bullak olmuştu. Az sonra kapı vuruldu ve Padişah mahcup bir şekilde özür dileyerek içeri girdi. Plan muhteşem bir şekilde işlemişti. O günden sonra Fatih Sultan Mehmet asla yaramazlık yapmadı. 

***

TEBESSÜM

Sınav

Üniversiteye giriş sınavından çıkan gence babası sorar:
- Oğlum sınavın nasıl geçti?
Genç gülerek cevap verir:
- Çok iyiydi baba, o kadar iyi geçti ki genel istek üzerine seneye bir daha gireceğim.

*****

GÜNÜN SÖZÜ
Bilgisiz bir kimse, savaş davuluna benzer; sesi çok, içi boştur.
Sadi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.