Eyvah yaz geliyor!

Dünya kendi derdiyle uğraşadursun benim derdim pek büyük.  Yaz tatili başladı ve ben küçük prensim Ali'yi şimdi nerelere sığdırayım. Evdeki düz duvarlar yetmez  onun enerjisini tüketmeye. Yaz okulu desen okul kelimesi duyduğu anda "arkanda fare var " demişsin gibi kaçacak delik arıyor. Şeytan diyor kapa gözlerini ,göm yüreğine özlemini gönder üç aylık bir kampa. Bak oradan dönüşte kalıyor mu kendini yerden yere atarak bu mini figür legoyu istiyorum diye tutturan çocuk. Kural koyduğunda benimde çocuk  haklarım var diyerek tepene çıkan küçük adam. Söz verdiğin akşam yemeğini unutup yapamadığında dünyası  yıkılan.

Bazen düşünüyorum da bir köyde ya da kasabada akrabam olaydı.Vereydim Ali'yi kollarına. Eti senin kemiği benim misali.  Değerlerin üzerine kurulan naif bir dünyada hayatın nasıl aktığına şahit olsaydı bugünden farklı ne olurdu bu el bebek gül bebek çocuktan.

Yokluğun olduğu yere kanaat etmeyi, azın olduğu yere paylaşımı, üzüntünün olduğu yere merhameti, korkunun olduğu yere sevgiyi, kavganın olduğu yere hoşgörüyü, böbürlenene alçakgönüllü olmayı en önemlisi çiçeğe ,böceğe, çekirdeğe ,tarlaya saygıyı daha kolay ve samimiyetle öğrenir miydi acaba.

Aklıma çocukluğumdaki  bayramlar ,onun etrafını örmüş gelenek ve görenekler geliyor.

Beyaz yakalının bayramlardaki kaderi birleştirilmiş tatili dinlenme amacıyla kullanmak olduğu için bizim Ali çocukluğumuzdaki güzel değerleri yaşattığımız bayramları da yaşayamıyor. Kitaplar okunarak değerler hiç öğrenilmiyor. Hatta değerler evde ,işte gördüğü aile büyüklerinin hikayelerinden oluşuyor.

Ne kampa ne de köye gönderemeyeceğime göre Ali'yi hayallerden gerçeğe yolumuzu çizmek en iyisi.

Mevcut şartlarda en iyisi onu hayatın doğal akışına karıştırmak olacak. Evde hiç ile oturacaksa oturup onun bedelini yaşayacak . Güzel İstanbul'un vapuruna binip Kadıköy sokaklarında dolaşmak , kuzguncukta küçük evlerin arasında dolaşıp mahalle kültürünün kokusunu içine çekmek, salı pazarına gidip çiçeği üzerinde salatalık ve kokusu buram buram pembe domateslerden seçmek, Emirgan parkının çimlerinde yuvarlanıp ,sincap kovalamak, yazlık sinemada film izleyip çekirdek çıtlamak hala serbest.

Ve pek tabi büyüklerimizin ellerinden ,küçüklerimizin de gözlerinden öpeceğimiz bayram tebriklerini bizzat yapamıyorsak, tek tek arayarak gönlü güzel eylemek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.