Bayramlar deyimlerimizde atasözlerimizde yerini almış. Kendisine söylenen sözleri anlamadığı gibi sürekli yanlış yorumda yapanlara “Ben diyorum bayram haftası, o anlar mangal tahtası” derler.  Çok gezenlere, “Bayram pabucu”na benzetirler. Atalarımız, her şeyin zamanında, gereksinim duyulduğunda değerli olacağını vurgulamak için “Bayramdan sonra kınayı başına çal” demişler. Pek çok örnek verebiliriz:

Atalar, “Kimi şeyler, yararlı da olsa herkese verilmez” anlamında “Kurban etiyle köpek tavlanmaz” demişler. 

Hileli, dalavereli bir iş sonunda zarara uğramak anlamında  “Entrikaya kurban gitmek” veya “Komplo kurbanı olmak” derler.

Suçsuz yere ölenler ve zarara uğrayanlara, “Kurban gitti” denir. Aşırı sevgi ve hayranlık anlatan ya da yalvarma sözü olarak “Kurban olayım!”;  can kaybına uğramak, yerine “Kurban vermek,” denilmekte. Başına geleceklerden habersiz olan, yerine “Kurbanlık koyun gibi,” deyimi kullanılıyor.

Herkese birden gelen sıkıntı ve felakete , “El ile gelen düğün bayram”, yasak yüzünden işi aksamış ve yasağın kalkmasıyla sevinen kimselere  “Meyhanecinin yüzünü bayram topu güldürür”, sözünün yalan olduğu anlaşılan ve toplum içinde utanılacak bir duruma düşenlere, “Arife günü yalan söyleyenin bayram günü yüzü kara çıkar,” bir iş gerçekleşmeden ona oldu gözüyle bakıp sevinenlere “Ayı görmeden bayram etme,” değerli kimsenin ölümü veya görevden ayrılmasından sonra aşağılık kimselerin fırsat bulmasına “At ölür, itlere bayram olur”, her fırsattan yararlanarak bayrammış gibi davrananlara ve her şeyi eğlenceli yönden alanlara , “Deliye göre her gün bayram”, seni nerede rahatsız edeceği bilinmeyen ve çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kuranlara, “Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister ya bayramda” derler.

Bayrama ilişkin onlarca deyim var:

Bir işi sonuna kadar başarılı götürüp, sonunda olumlu sonuca ulaşamayanlar için “Arifeyi gösterip bayramı göstermemek,” denilir.

Gösterilen bu ilginin, bu yakınlığın bir sebebi olacak “Bayram değil, seyran değil (eniştem beni niye öptü)”, çok sevinmek yerine  “Bayram etmek”, ortam neşeli, sevinçli bir duruma gelince “Bayram havası esti”, gösterişli görünmek amacıyla aşırı biçimde süslenmiş olana “Bayram koçu gibi”, kaba konuşmak, küfretmek yerine “Bayramlık ağzını açmak”, her zamankinden daha iyi cins sigara içmek veya temiz havaya çıkmak, için “Ciğerleri bayram etmek” gibi deyimler kullanılmakta.

Anadolu’nun kimi yörelerinde Ramazan bayramında olduğu gibi kurban bayramında da bekçiye, davulcuya bahşiş verilirdi: Bursa yöresinde şu maniyi söylerler:

“Buna bayram günü derler

Bal ile kaymağı yerler

Eskiden adet olmuş

Davulcuya bahşiş verirler

Folklor edebiyatımızda sözlü gelenekte yaşayan her birinde bir öğüt, yol gösterme bulunan kafiyeli ölçülü sözler var. İçlerinde mizah ve hiciv de bulunur. Bir örnek verecek olursak:

Allah isterse bir kişinin işini,

Mermere bile geçirir dişini.

İstemezse bir kişinin işini,

Sütlaç yerken kırar dişini.

Dört dizeli olduğu gibi iki veya daha çok dizeli de olabilir. Altı dizeli ölçülü söz örneği vereyim:

Ceplerinde bol var diye, sağa-sola savurma

Yaptığın yardımı, etrafa davulla duyurma

Bu bayram günü, çifter-çifter kesmiş olsan bile

Kestiğin kurbandır, tamamından olmaz kavurma

Hepsini kendin dağıtsan da fakir, fukara ya

Ben...Kurbanlar kesitim diye, baş köşeye kurulma.

Geride bıraktığımız bayramınız kutlu olsun. Sağlık, esenlik, esinlik içinde nice nice kutlu, mutlu, umutlu ve de huzurlu bayramlarda yaşayınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.