Ege’nin Mavi Gözü

Bafa’da Tarihin İzinde

Tarih öncesi mağara   resimlerini, Karya, Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma eserleri bir arada görebilirisiniz. Efes, Milet, Didim, Priene, Myus, Heraklia, Bodrum, İassos, Labranda ve Euromos antik kentlerine günübirlik turlarla, adalardaki ve Latmos dağının eteklerindeki manastırlara tekne ile ya da yürüyerek ulaşabilirsiniz. Kano ve tekne ile Bafa Gölü adalarına, yürüyerek de dağlardaki manastırlarda, tarih öncesi insanlarının kayalara çizdikleri resimleri keşfe gidilir.

Bir zamanlar Ege Denizi’nin Latrmos Körfezi olarak bilinirdi Bafa Gölü. Milet, Priene, Myus ve Heraklia da bu körfez çevresinde bulunan önemli liman kentleriydi. Kentleri yutan ırmak olan Büyük Menderes nehrinin getirdiği alüvyonların oluşturduğu dolgu sonucu denizle olan doğrudan irtibatı kesilen ve liman niteliğini yitirerek önemsizleşen bu ticari merkezlerde yaşayan halk yöreden göç etmeye başlayınca, bu kentler de benzerleri gibi giderek tarihin sayfalarından silinmiştir.

9. yy’dan itibaren, Arap istilasından kaçan hristiyan keşişler yöreye gelmişler, dağlarda ve adalarda çok sayıda manastır inşa etmişlerdir. Bunun on üçünün kalıntıları günümüze kadar ulaşabilmiştir. 80’li yıllardan bu yana devam eden araştırmalarda, Karya öncesi (günümüzden 8.000 ile10.000 yıl öncesine ait) mağara resimlerinin bulunmuş olması, bölgenin dünya tarihinde bilinen en eski insan yerleşimlerinden biri olduğunu gösterilmektedir.

Yemek Kültürü

Ve de göl kıyısındaki lokantalarda tatlı su balığının yanında zeytinyağının lezzete tahtına kuran yılan balığı fümesini; Türk mutfağı yanı sıra, Avrupa ve Osmanlı mutfağına leziz tatları ile birlikte; Silva Oliva Hotel işletmecisi Floryan Murat Koch elinden tatmalısınız ki, yemeğin tam bir sanat olduğunu göreceksiniz. Buranın en güzel yanı her şey naturel, katkısız kendi elleriyle üşenmeden menüden ne arzu ederseniz o konsepte harika bir sunum sergilemektedir. Akdeniz ve Ege’nin kendine has otları ve özellikle balık ve zeytinyağlı yemek ve içeceklerinde çok iddialılar. Baharat, yeşillik ve sebzeleri kendi bahçelerinden ya da köy pazarından temin edip kahvaltılar da organik tarım ürünleri ve kendi zeytini, ekmeği ve organik reçelleri sunuluyor. Yemekleri de kendi zeytininden elde ettiği zeytinyağı ile pişirip taze olarak sunuluyor. İsteyenler için özel olarak vejeteryan, vegan ve anti-alerjen menüde hazırlanıyor. Bunun yanında çok özel bitki çayları hazırlanıyor, yöresel otlarda yapılan salata, börek, dağlardan topladığı yabani mantarları Bafa Gölü’nde yıkayıp özel olarak tütsülediği yılan balığını kesinlikle denemenizi tavsiye ederiz.

Öte yandan, 68 Kuşağı gençliğin desteği ile örgütlenip, ilk örnek kooperatifçilik hareketini başlatan ve “Bafa Gölü’nde çıkan balıklar ve su ürünleri Bafalılarındır” söylemini hayata geçiren Bafa Gölü çevresindeki köylüler; eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in başlattığı; “Toprak işleyenin, Su kullananındır” sloganı, Bafalı köylüleri harekete geçirmişti ve örnek bir kooperatif kurmuşlardı...

Bafa Gölü ve çevresindeki turizm, zeytin ve balıkçılıkla uğraşan konuk sever, aydın köylüler; Ege’nin mavi gözü Bafa’ya yeni konuklarını bekliyor.

Hayatı keşfetmeye, meraklarımızı gidermeye ve dünyanın başka hallerine tanık olmaya devam ediyoruz... Yoleri Gezgin Derviş ve ekibi; bir başka gezimizde, bir turizm cenneti olan Anadolu coğrafyasını keşfetmek ve tanıtmak için, farklı alternatif turizm zenginliklerinde buluşmak dileğiyle...

Sevdiklerinizle birlikte yapacağınız tatiliniz güvenli, huzurlu, zevkli, yolunuz ve bahtınız açık olsun. “Bir daha ben bu dünyaya gelirsem, şunları yapacağım ya da yapmayacağım” deme şansımız asla olmayacaktır. Öyleyse, bir nefeslik yaşam anında, hızla uçup giden ömür diliminde, her şeye karşın; kendinize zaman ayırın...

Her koşulda ve zamanda; tatil yapmayı, yeni coğrafyaları ve farklı kültürleri

keşfetmeyi unutmayınız ve ertelemeyiniz... Gözünüz açık gitmeden, Ege’nin mavi

gözü Bafa’da yaşama dokunun, yeniden...

 “Gönlüm Ege’de kaldı...” şarkısı duygusallığında, sevgide odaklanmanın tam zamanı... Haydi canlar, tatil başlıyor!.. Bir Dünya Cenneti olan Anadolu’nun zengin doğa ve kültür mirası, Milas’ın gülen yüzü, Ege’nin mavi gözü Bafa Gölü kıyısında, mola vermenin tam zamanı...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dursun Özden 2019-08-15 02:37:54

Bafa Gölü kıyısından geçerken mutlaka mola verin ve zeytin yağlı yılan balığı yemeden geçmeyiniz...