Artık “Aşıkların” da bir dergileri var. Aralık 2019 ve Ocak 2020 sayılarını okumak fırsatını buldum. Dergiyi Ahmet Hüseyin Gürbüz yayınlıyor. Prof. Dr. Hayrettin İvgin, Metin Turan, Songül Dündar, Süleyman Özerol, Kamber Nar ve Bahattin Turan gibi bu yolun ustalar Yayın kurulunu oluşturmuş.   

Adından da anlaşılacağı gibi “Aşıkça” çağlar ötesinden “aşıklık geleneğinin ve bu geleneğin temsilcilerinin seslerini duyurmak, aynaları olmak görevine soyunmuş görülüyor. Bugün son sayısından söz edeceğim:

Derginin ilk yazısı Songül Dündar’a ait. Çıldırlı Âşık Şenlik’i anlatıyor. 1950 yılında doğan ve 1913 yılında vefat eden Çıldırlı Şenlik’in hayat yolculuğunu ve şiirlerinden örnekleri bu yazıda okumanız mümkün.

Halk Ozanı Hasan Kaplanî, “Koşazazlı Dede Korkut Halk Ozanı Selahattin Dündar’ın şiirlerine” ilişkin bir çalışma yapmış. Dünyanın ve insanlığın türlü hallerinin Selahattin Dürdar’ın şiirlerinde nasıl ifada edildiği örneklenerek gösterilmiş. Selahattin Dündar’ın 1946 yılında Kars’ın Dikme köyünde doğduğu, Erzurum Eğitim Enstitüsünü ve Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Fakültesini bitirdiği bilgisini de ben ekleyeyim.

Evrim Kuran, “Arkansas’ın Tezenesi” başlıklı yazısında, Amerika'nın halk müziği olan "Country" ile bizim halk müziğimizi kıyaslamış ve ABD’de bu türün en önemli ismi olan aktivist Johnny Cash ile bizim Neşet Ertaş’ımızı özdeşleştirmiş.

İzmir’den gönül dostumuz Nedret Kurt, “Anadolu Aşıklık Geleneği ve gelenek içinde “Aşık Hüdai”yi” konu edinmiş. Önce gelenek içinde geniş bir yelpazede açıyor ve sözü Hüdaî’ye getiriyor. “Hüdai'nin deyişinde ifade ettiği üzere, yüzyıllardır fikirleri, deyişleri ve manzum sözleri ile aramızda yaşayan Hünkâr Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Kaygusuz Abdal, Abdal Musa, Nesimi, Virani, Yemini, Kul Himmet ve daha niceleri bedenen dünyadan ayrılmış olsalar da, dünya görüşleri ozanlar ve aşıklar vesilesiyle kuşaktan kuşağa aktarılmakta, fikirleri halen yaşamakta ve yaşatılmaktadırlar…”

Emekli Sivas Kültür ve Turizm Müdürü olan halk bilimci Kadir Pürlü ölümünün 57. Yılında Muzaffer Sarısözen’i anlatıyor. Ona göre: “Muzaffer Sarısözen’i anlamak onun derlediği türküleri dinlemek, yazdıklarını okumak, emanetlerine sahip çıkmak, ulaştığı ruh derinliği ve zarafeti kavramak ve onun aziz hatırasını yaşatmakla mümkündür.”

Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayten Kaplan, Kültürel Yapıda Ozanın Yeri, başlıklı yazısından sözlükte şair anlamında kullanılan ozanın Oğuzlarda bir çeşit çalgı olduğunu ve çalan kişiye de ozancı dendiğini anlıyoruz. Sonraları, beste ve şiir yaratıcısı olarak, çalgı eşliğinde sözlü müzik eserini yaratan, çalan ve söyleyen sanatçıya ozan denilmeye başlamış.

Prof. Dr. Hayrettin İvgin’in yazısı “Aşıklık Geleneğinde ‘Yanşak’ın Yeri” başlığını taşıyor. Sözlük ve ağızlarda yanşak  kelimesinin anlamını ve  metinlerde nasıl geçtiğini gösteren Hayrettin İvgin, sonuçta düşüncesini  şu şekilde anlatıyor: “Yanşak'ın ‘Aşıklık Geleneğimiz’ içinde bir yeri vardır. Bazı şiirlerde, bazı hitaplarda bu kelimeye rastlıyoruz. Çünkü yanşak; aşık, hanende, saz şairi, muganni, çok şiir söyleyen mahnı okuyan, halk çalgısı icra eden kişi anlamındadır.”

TRT İzmir Radyosu Sanatçısı Bahattin Turan, geyik avına ilişkin türkü varyantlarından, Adana yöresine ve kaynak kişisi Aziz Şenses’e ait olanının hikayesini yazmış.

Aşıkça’nın içeriğinde Hüseyin Kenan Gören’in Ali Ekber Çiçekle  yaptığı röportajın tapesine de yer verilmiş.

Siyaset Bilimci Burak Yetkin’in yazısı “Gurbette Geçen Bir Ömür: İbrahim Lütfi’den Âşık Dertli’ye “başlığını taşıyor.

Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu Genel Başkanı İrfan Ünver Nasreddinoğlu Doğu Türkistan Aşıklık Geleneğini anlatıyor.

Araştırmacı Yazar Nail Tan, “Aşıklık Geleneği Hakkında Önemli Bir Belge” başlıklı yazısında 1970’li yıllarda Âşıklara verilen değeri anlatıyor. 13.3. 1977 tarihli bordroda, Erzurum’un kurtuluşunun 59. Yılı münasebetiyle yapılan bir programda o zamanın âşıklarına ödenen paralar görülmekte. 

Araştırmacı yazar Siyami Yozgat, Aşık Çerçi’nin “Kınalı Türküsü”nün öyküsünü yazmış. Prof. Dr. Ali Yaman, Türk dünyasının kutsal müzikal enstrümanları kopuz ve sazın geçmişten bugüne yolculuğunu anlatmış.  

Aşıkça’nın içeriğinde araştırmacı yazar Metin Turan’ın önemli bir makalesi yer alıyor: “Âşık Şiiri Bağlamında Anadolu Kültüründe Yaşayan Şamanizm.” Dayanaklarıyla birlikte, Şamanizm etkisinin halk edebiyatımızın sözlü anlatım ürünlerinde görüldüğünü belirtiyor. Muhsin Köktürk ise “Taşlama konusunu ele almış ve Yozgat atasözlerinden örnekler vermiş.

Avukat Hülya Dündar Öztürk “Telif Haklarına Genel Bakış” başlıklı yazısında eser sahipliği ve telif konusuna yer veriyor. Konuya ilişkin bilgiler vermeyi sürdüreceğini yazıyor.

Dergi içerisinde Ozan Sirhami, Âşık İkrarî, Kamber Nar, Esen Aşçı, Zülfikar Yılmaz, Âşık İsmeti, Gülizar Karabulut, Aysel Çiçek, Yusuf Özcan, Şeref Taşlıova, Âşık Yakup Temeli ve Mahzuni Şerif’in şiirlerine yer verilmiş.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İzzettin Dönmez. 2020-03-11 08:02:39

( dört defa yazdım silindi kayboldu) Çok gecikmiş ancak çok doğru karar. Emeği geçenlere Sonsuz şükranlarımı sunarım. Geleceğe geçmişimizi aktarmak başka şekilde olmuyor. Halk kültrünü bilen hocalarımın katılması beni umutlandırdı. Saygılarmla.