Cumhurbaşkanı Erdoğan son günlerde Amerika'ya ve AB'ye çatıyor. Özellikle ekonomide bu ülkelerin baskısı ile yüz yüze kaldığımız söylüyor. "Gerekirse yeni dost ve müttefikler bulur, yolumuza devam ederiz" diyor.

Bu açıklamalar, gerektiğinde Türkiye'nin Amerika'dan ve Batı'dan kopabileceği anlamına da geliyor. Bölgede Rusya ve İran ile ilişkilerimizin üst seviyelerde yükselmesi de buradan kaynaklanıyor.

Şu noktaya dikkat:

Amerika sorunumuz sadece ekonomi üzerinde değil. Birçok konuda sıkıntılarımız var ve sorunlar devam ediyor. Bunlar diplomatik yollarla çözülebilir mi, sanıyoruz iki taraf da bunun için çaba gösteriyor.

Ancak, Amerika'nın birçok konuda attığı adımlar ne dostluğa, ne de müttefikliğe uymuyor. Erdoğan, Amerika'ya karşı alınan tavırda bunları da dile getiriyor. Özellikle Suriye'de terör örgütü PYD/ PKK'ya karşı Amerika'nın yaklaşımı bu dostluk ve müttefikliği yaralıyor.

Terör örgütü FETÖ'nün ele başı Gülen'in Türkiye'ye iade edilmemesi, Halk Bank Eski Genel Müdür Yardımcısı Atilla'nın suçsuz yere cezaevinde yatırılması gibi konular da anlaşmazlıklar arasında.

Sorunlarımız çok. Bu sorunların çözümü de mümkün. Diplomatik yolların hep açık olması gerekiyor. İpleri koparmak, köprüleri atmak yeni sorunları da ortaya getirir.

Hem ekonomimizin düzlüğe çıkması, hem de Amerika ve Batı ile olan ilişkilerimizin zarar görmemesi için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) geçenlerde ortak bir açıklama yaptı. Bu açıklamada adeta "Amerika ve Batı'dan kopmayalım" mesajı verildi. Ayrıca, kur krizi ile ilgili de uyarılarda bulunuldu.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ( TOBB ) ve Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği ( TÜSİAD)'ın kur krizi ile ilgili ortak yaptığı açıklamadaki 5 kritik uyarı şöyle;

1-Merkez Bankası'nın dün sabah likidite yönetimi için attığı olumlu adımların yanı sıra, kurun istikrara kavuşması için daha sıkı bir para politikasına geçilmesi,

2-Sıkı para politikasını destekleyecek tasarruf tedbirlerini içeren maliye politikasının en kısa sürede açıklanması,

3-Enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için güven verici somut bir yol haritasının bir an önce hazırlanması,

4-En önemli ekonomik partnerimiz olan Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden olumlu çerçeveye kavuşturulması,

5-ABD ve Türkiye'nin mevcut sorunların stratejik ortaklık çerçevesinde diplomasi yoluyla ve ivedilikle çözülmesi için çaba göstermeye devam etmesi.

Görülüyor ki, her iki önemli kurumumuz Amerika ve AB'den vaz geçmememiz görüşündeler. Açıklamalarında da açıkça buna vurgu yapıyorlar. Türkiye'nin bir eksen kaymasına girmesinden endişe ettikleri de görülüyor.

Biz de geçenlerde yazdığımız bir yazıda Amerika ile sorunlarımızın giderilmesinde diplomatik yolların kapatılmaması gerektiğini söylemiş ve ilişkilerimizin devamı yönünde tutarlı kararların alınması gerektiğine vurgu yapmıştık. İplerin koparılması ve köprülerin atılması ileride daha da içinden çıkılamayan sıkıntıları önümüze koyabilir.

Evet, Amerika ve AB ülkelerinin çoğu Milli çıkarlarımıza aykırı hareket ediyor. Bizi yoruyor ve hırpalıyorlar. Bunlara karşı biz de çıkarlarımızı koruyarak karşılık verebilir ve elimizdeki kozlarımızı ortaya koyabiliriz. Bunların neler olabileceğini de bir başka yazımızda geniş biçimde ele alacağız.

Sonuç olarak şunu söyleyelim:

TÜSİAD ve TOBB gibi iki önemli kuruluşumuzun 5 maddelik açıklamasını biz de destekliyoruz. Hem ekonomimizdeki belirsizliğin ortadan kaldırılması, hem de Batı'dan kopmamamız için gereken adımların atılması kaçınılmazdır.

Daha sıkı para politikası, kurun istikrara kavuşması için gereklidir. Tasarruf tedbirlerinin de devreye sokulması kaçınılmaz görülüyor. Güven verici somut adımların atılması da hızla artan enflasyonun düşürülmesi için öncelikli olmalıdır.

Temennimiz, bugün yaşanan sıkıntıların milletçe ve elbirliği ile atlatılması ve ülkemizin her alanda düzlüğe çıkmasıdır. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.