İş mahkemesinde iki ayrı bilirkişi raporunun ardından maaş, mesai vs alacağını kazanan kişi karşı tarafa hacze gittiğinde şirketin içinin boşaldığını görüyor. Ancak borçlu olan kişinin başka kar eden şirketleri var. Bu durumda alacağını nasıl tahsil edebilir?

Bu durumda borçlu şirketin sahibinin başka şirketleri olduğunu biliyorsanız, burada yapacağınız işlem ilk olarak borçlu şirket ile borçlu şirket sahibinin, diğer şirketleri ile olan ilişkisini netleştirmek. Özellikle internette şirket isimlerinin benzerliğini dikkate alarak detaylı bir araştırma yapmanız gerekir. Araştırmanın sonunda şirketlere haciz gönderebilirsiniz. Hacize gidildiğinde karşılaşabileceğiniz ’Borçlu şirketle hiçbir ilişkimiz yoktur’ cevabına aldırmadan, evrak araştırması yapılmalıdır. Borçlu şirket ile hacze gittiğiniz şirket arasında haciz mahallinde illiyet bağını tespit etmeniz başka bir deyişle ilişkisini tespit etmeniz gerekir. Evraktan kastımız faturalar, dekontlar, fişler, kartvizitler hatta bilgisayarın arama motorunda borçlu şirketin unvanını yazarsanız bilgisayarda kayıtlı evraklar bulabilirsiniz. Bu aşamadan sonra hacze gittiğiniz şirkete dava açabilir, mahkemeyi borçlu şirketin mal kaçırmaya yönelik başka şirketler üzerinde ticari hayatını devam ettirdiğine ikna edebilirsiniz. Hacize gittiğiniz şirket artık dosyanızın borçlusu olur. Böylece alacağınızı kolaylıkla tahsil edersiniz.

Benzer davalarda iki ayrı ildeki mahkeme farklı ceza veriyor. Örneğin biri beraat ediyor, diğeri hapis cezası alıyor. Diğer mahkemenin kararı emsal gösterilmesine rağmen hâkim kararında ısrar ediyor. Bu durumda aynı davayı ikinci kez açma hakkı doğar mı? Ya da davacının nasıl bir prosedür işletmesi gerekir?

Kanun yolu açık hiçbir karar hakimi bağlamaz. İçtihadı Birleştirme kararları tek hakimi bağlayıcı kılar. Anlayacağınız Yargıtay kararları bile hakimi bağlayıcı kılmaz. Yargıtay, kararı bozduğu zaman hakim vermiş olduğu kararda direnebilir. Yani ’Benim kararım doğrudur’ diyerek Yargıtayın bozma nedenini kabul etmeyebilir. Sizin durumunuzda iki farklı ilin mahkeme kararları derece olarak aynı oldukları için emsal karar diyemeyiz. Mahkemenin vermiş olduğu karara karşı itiraz, istinaf ve temyiz yoluna başvurup, istediğiniz neticeyi elde edememişseniz yargılamanın yenilenmesi dediğimiz olağanüstü kanun yoluna başvurabilirsiniz.

NOT: Hukuki konulardaki sorularınızı bize yazın Av. Cavit Karataş cevaplasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ramazan 2018-11-19 11:20:39

mrb cavit bey komşum :) kartal bölgesinde bir binanın iç kısım merdiven başı boya badanası için konuştuk malzemelı girdim işe aylık taksitle anlaştık bunu sözleşmeye döktüm ve bazı yerlerde sözleşmede olmayan yer seramiklerinide yaptırdılar farkını verırm dedı fakat son iki taksidini ödemedıler işi tamamlamış oldugum halde işi yokuşa surduler bunu nasıl yapabiliriz yonetim değişti ve sözleşmede yönetim ve binada iki üç kişinin imzası var sözleşmede şahit olarak gösterıldıler..

Avatar
İsmail 2018-11-18 18:41:52

Öncelikle vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkür ederim. Yani anlayacağımız , akacağımızın Peşine düşersek ger koşulda alırız .

Avatar
DELİL 2018-11-18 19:16:50

aynı statüde olan mahkemelerin kararları birbirlerine karşı emsal karar olarak kullanılmaz mı?

Avatar
mesut 2018-11-19 01:18:50

Kirlenmiş ve zalimleşmiş böylesi bir sistemde bizim olanını, hakkımızı almak için mücadele etmekten vazgeçmemeliyiz. Mücadele ise ancak doğru yöntem ve sağlıklı bilgilerle olur. Aydınlatıcı bilgilendirmeniz için size müteşekkiriz Cavit bey.