'Bizim zamanımızda kızlar okula gitmezdi'

Yaşam öyküsüyle hastalarına ve diğer kadınlara örnek olan Kadın Doğum Uzmanı Hediye Dağdeviren, Diyarbakır'da kız çocuklarının okula gönderilmediği bir dönemde inat edip başardığını söylüyor. Dağdeviren, hayat öyküsü ile çevresine cesaret veriyor.

Kadın Kadına köşemin bu haftaki konuğu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Hediye Dağdeviren. Şu anda özel bir hastanede görev yapan Dağdeviren, Diyarbakır'da yaşayan bir kız çocuğu olarak okumasını ve doktor olmasını azmine bağlıyor. Dağdeviren, "Okumaktan başka çarem yoktu, o dönemlerde kız çocukları okutulmadığı için kimse bana yol göstermedi ancak ben inat ettim ve başardım" diyor. Dağdeviren, hayat öyküsü ile pek çok insana cesaret veriyor. Dağdeviren, mesleğine tutku ile bağlı olduğunu söylüyor. 

- Kadın Doğum Uzmanı olmanın zorluklarını sorarak başlamak istiyorum. Mesleğinizin ne gibi zorlukları bulunuyor?

"Kadın doğumcu olmanın diğer branşlara göre, riski çok daha fazla. Size iki can emanet ediliyor ve onları sağlıklı bir şekilde teslim etmek zorundasınız. Zorlukları olsa da mesleğimi çok seviyorum. Her ameliyatta çeşitli komplikasyonlar olabilir, işler yolunda gitmeyebilir ama kadın doğumun böyle bir lüksü bulunmuyor. Gebeler aylar öncesinden hazırlıklar yapıyor, doğum gününde odalar süsleniyor, fotoğraflar çekiliyor ve her şey yolunda gitsin isteniyor. Her zaman söylüyorum, toplumumuzun gebelik konusunda önyargıları çok fazla. Benim annem tarlada doğurdu ona bir şey olmadıysa bana hiç olmaz mantığını aşmamız lazım. O dönemlerde bebek ölümleri yüzde kaçlarda idi, şimdi yüzde kaç, buna bakmak gerekiyor. Bu yüzden doğuma bir ameliyat gibi bakılmalı ve çeşitli komplikasyonların olma ihtimali akıldan çıkarılmamalıdır. Doğum zamanlaması da genelde gece olduğu için, aniden çalan bir telefon ile yatağınızdan fırlayıp yeni bir canla tanışmaya gidiyorsunuz, bu da mesleğimizin başka bir zorluğu."

BEBEKLERİN İLK ANLARINA ŞAHİT OLUYORUM

- Dünyaya gözlerini açan bir bebeğin ilk anlarına şahit olmak nasıl bir duygu? Mesleğinizin biraz da güzel yönlerinden bahsedelim.

"Annenin çocuğuna doğum anındaki o ilk bakışları, duygularına canlı bir şekilde tanıklık etmek çok özel bir duygu. Anne, çocuk ve siz olmak üzere hayat boyu kopmayacak manevi bir bağ oluşuyor. Her gün giderek büyüyen kocaman bir aile oluyorsunuz."

SEZARYENİ ÖNEMSİYORUZ NORMAL DOĞUM ŞART

- En çok merak edilen sorulardan birisine gelmek istiyorum. Kadın Doğum Uzmanı olarak, normal doğumu mu yoksa sezaryeni mi öneriyorsunuz?

"Her şey yolunda ise her zaman normal doğumu tavsiye ediyorum. Sezaryen isteyen, normal doğumdan korkan bir gebe ile de önce konuşuyorum, bütün kaygılarını gidermeye çalışıyorum. Nerede, ne zaman ağrısı tutacak diye sürekli kaygılanan gebenin kafasındaki tüm soru işaretlerini gideriyoruz. Anne ve çocuğunu riske atan bir durum olmadığı sürece, sezaryeni önermiyoruz."

- Kadınlar, normal doğumdan sizce neden bu kadar korkuyor?

"Normal doğum korkusu, bilinçaltında olan bir şey. Kadınlar, küçük yaşlarından itibaren doğum denilince akıllarına Türk filmlerinden sahneler ver büyüklerinin doğum anıları geliyor ve bilinçaltlarına bu korku işliyor. Kadınlar, bilmedikleri için korkuyorlar ve ben de bu süreçte onların korku ve kaygılarını azaltmak için çaba gösteriyorum."

KIŞ GEBELERİ GRİBE DİKKAT

- Kış mevsimi geldi, çattı. Kış gebelerine neler tavsiye edersiniz?

"Grip aşısı mevsimindeyiz, gebeler bu aşılarını ihmal etmesinler. Gebelikte bağışıklık sistemi askılandığı için çok fazla kalabalık ortamlara girmemeye dikkat etsinler. Çok soğuk ve çok sıcak ortamlara girmesinler. Kış gebelerinde en çok karşılaştığımız vakalardan birisi de buzlanma sonucu düşme olarak karşımıza çıkıyor. Kaymayan tabanlı bir ayakkabı almalarını öneririm ve bol sıvı tüketsinler."

- Hekime yönelik şiddet olayları da son dönemlerde oldukça artış gösterdi. Bu konu ile ilgili düşüncelerinizi  alabilir miyiz?

"Ne yazık ki, şiddet olayları da giderek artış göstermeye başladı. Hekimler, hasta gözünde giderek değersizleştiriliyor. Bu konuda Sağlık Bakanlığı'na ve sivil toplum kuruluşlarına büyük iş düşüyor. "

- Ülkemizin kanayan yarası kadına yönelik şiddete dair, neler söylemek istersiniz?

"Ülkemizde sadece fiziksel şiddet değil, sözlü şiddet de oldukça yaygın. Toplumu bilinçlendirmek ve eğitmek çok önemli. Erkek çocuklar, kadın haklarına saygılı olarak yetiştirilirse bu şiddetin önüne geçebiliriz."


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.